bakınız

12 Şubat: DeUsynlige, Valentine’s Day, Recep İvedik 3

| Yorum Yok

!f İstanbul’un canavar gibi filmlerle yoluna devam ettiği şu müstesna günlerde vizyona üç yeni film daha giriyor. Maalesef Bright Star / Parlak Yıldız bunlardan biri değil. Tiglon bir son dakika değişikliğiyle Bright Star’ın yerine 2008den kalma sıkı bir film olan, DeUsynlige / Bulanık Sular filmini devreye soktu. Filmi iki sene kadar önce İstanbul Film Festivalinde seyredenler de olduğu rivayet ediliyor. Ayrıca Sevgililer Gününe özel hazırlanmış, bol ‘celebrity’li Valentine’s Day bu hafta vizyona giren diğer bir film. Son film ise yerli sinemamızın gözbebeklerinden olan ve yine Sevgililer Gününe özel hazırlanmış olan the Recep İvedik 3!

deusynlige.jpg
DeUsynlige / Bulanık Sular
Yönetim: Erik Poppe
Senaryo: Harald Rosenløw-Eeg
Oyuncular: Pål Sverre Valheim Hagen, Trine Dyrholm, Ellen Dorrit Petersen, Fredrik Grøndahl
Konu: Jan Thomas’ın hapishaneden çıkar, artık özgürdür ve her şeye yeniden başlamak için ikinci bir şansa sahiptir. Oslo kilisesinde bir iş bulur. Burada kısa sürede üstlerinin saygısını, rahibe Anna ve küçük oğlu Jen’in kalbini kazanmayı başarır. Ancak geçmişi yakasını bırakmaz, öğretmen Agnes onun, biricik oğlunu öldürmekten hüküm giymiş Jan Thomas olduğunu fark eder.

Fragman

Ijon Tichy [İzledi]: Schpaaa ve Hawaii, Oslo’nun ardından Erik Poppe’nin Oslo trilojisinin sonuncusu sinemaya eğlenceli iki saat geçirmek için gidenlerin uzak durması gereken bir film. Ama “Altmetni bol, iyi yönetmenlik ve oyunculukla bezeli bir film arıyorum” diyorsanız kaçırmayın derim. Poppe, çok nazik bir konuda, farklı bir iş çıkarmış.

Ümit Açık [Denk gelirse izlenir]: Norveçli yönetmen Erik Poppe’nin üçüncü filmi. Yönetmenin en iyi işi olarak görülse de çok akılda kalıcı bir hikaye olmadığı da söyleniyor. Kuzey dramı ağır olur, dingin olur, ama inceden de çılgın olur. Meraklısına diyelim.

Fahri Aydın [Bulabilirse izleyecek]: Film kadar filmin kaç kopyayla gireceğini de merak ediyorum. Sadece bu filmi seyretmek için Beyoğlu derdi çekilmez. Ayrıca seyreden sinema yazarlarına bakılırsa, Hollywood dinamiklerine çok yakın bir perspektiften yapılmış bir filmmiş; ilginize arz olunur.

valentines-day.jpg
Valentine’s Day / Sevgililer Günü
Yönetim: Garry Marshall
Senaryo: Katherine Fugate
Oyuncular: Jessica Alba, Kathy Bates, Jessica Biel, Bradley Cooper, Eric Dane, Patrick Dempsey, Hector Elizondo, Jamie Foxx, Jennifer Garner, Topher Grace, Anne Hathaway, Ashton Kutcher, Queen Latifah, Taylor Lautner, George Lopez, Shirley MacLaine, Emma Roberts, Julia Roberts, Taylor Swift
Konu: Bir grup Los Angeles’linin birbirine geçmiş hikâyelerini konu alıyor. Kahramanlarımız sevgililer gününün romantizmi içinde, kendi hayatlarında, o güne kadar fark etmedikleri önceliklere yer vermeleri gerektiğini görüyorlar.

Fragman

Ijon Tichy [Bu filmlerin mantığını anlarsa belki izler]: Sevgililer Günü’nde bazı insanların sevgililerini alıp, başka çiftlerin aşklarını izlemesini garip bulmuyor mu kimse? Sevgililer gününükendi sevgilinizle , kendi aşkınızı yaşayarak geçirin lütfen. Ha, eğer “Ne izleyelim hayatım”a yanıtınız bu film olacaksa, filmden sonra “Sen beni hiç böyle sevmiyorsuuuun”un geleceğini de bilin.

Yıldıray Kibar [İzlemeyecek]: Bol yıldızlı sevgililer günü promosyonu. Meraklısını tatmin eder herhalde.

Ümit Açık [Mecbur kalmadıkça izlemeyecek]: Sevgililer gününü fırsat bilen çocuklar, bir avuç güzel ve yakışıklı oyuncuyu bir araya getirip sevgililer günü filmi yapmışlar. Günlerden de pazar, dışarı çıkmış çiftlerin ”ne izleyelim hayatım?” ına cevaptır bu film. Yanlış hatırlamıyorsam geçen sene sevgililerin katledildiği bi film vardı. Buna da şükür.

İpek Sakarya [İzlemeyecek]: Aşk mevzubahis olunca film sektörü, bunu, ‘ne eder, nasıl eder de satarım’ diye pek kafa yormuyor. Birkaç tane meşhurundan, birkaç tane güzelinden, birkaç tane yakışıklısından oyuncuyu filmin içine dağıtıp filmi seyirlik hale getirmeye çalışıyor. E haliyle Hollywood ‘romantizm’ ve ‘aşk’ı fazlasıyla tüketti geriye aşka dair bütün konuların harmanlanması kaldı.

recep-ivedik-3.jpg
Recep İvedik III
Yönetim: Togan Gökbakar
Senaryo: Togan Gökbakar, Şahan Gökbakar, Can Ali Sabuncu
Oyuncular: Şahan Gökbakar, Zeynep Çamcı
Konu: -

Fragman

Yıldıray Kibar [Heyecanla bekliyor]: Altmetni kuvvetli, karakter derinliği sinemada yeni bir çığır açacak kadar yenilikçi olacağını düşünüyorum. Sinematografik öğelerin kitap gibi uygulandığı bir film olacak büyük ihtimalle. Doyasıya gülecek, gülerken düşünmeye fırsat bile bulamayacak olmak beni ayrıca heyecanladırıyor. Bir, iki, üç yetmez dört, beş, altı olsun.

Suat Demirel [Yalnızca izlemeyecek]: İkincisi için söyleyebileceklerimden çok farklı bir şey söyleyemem. Öncüllerinden farklı olacağına dair hiçbir emare yok. Zaten değişmesi için de bir gerekçe yok. Para kazanılıyor mu? Kazanılıyor, Şahan bey’e bol kazançlar dilerim.

Ijon Tichy [Niye tvde yayınlanmadığını merak ediyor]: Tamam seveni, izleyeni, güleni var… Ama Şahan Gökbakar’ın TV’de yaptığı işlerden ne farkı var biri anlatırsa sevinirim… Hatta TV’de değişik tiplemeler yaptığı için daha seyredilebilirdi işleri… 40 yıllık ”Ama sinema salonları doluyoo” geyiği ile de gelmeyin lütfen karşıma, bozuşuruz.

Ümit Açık [İzleyene dokunmayacak]: Recep İvedik serisi üzerine söylenecek şey çok azaldı artık. Ne film önceki tartışmalara yeni bir katkı yapacak, ne de seyirci neyle karşılacağını bilmeden gidecek. Kötü bulduğun bir peynir için alıcıya ”dur onu alma, o kalitesiz” diyemezsin. Hem ucuzdur, alabiliyordur. Hem de ona lezzetli geliyordur.