2017-2018: Netflix’in Hazırladığı Filmler

Netflix'in filmlerini derledik...

Kısa zamanda bir stüdyonun büyüklüğüne ulaşıp pek çok bağımsız filmi satın alan, kendi bünyesinde de filmler çektiren Netflix’in 2017-18’de yayınlayacağı, hepimizi heyecanlandıran pek çok filmi mevcut. Biz Bakınız olarak, Twitter hesabımızdan bu filmlerle ilgili tüm gelişmeleri haber geldikçe paylaşıyoruz ama bir de bir yazı hazırlayıp bu filmlerde hangi noktada olduğuna değinmek, Netflix’in Hazırladığı Filmler ile ilgili bilgi vermek istedik. Netflix’in şu an 50 filmin hazırlıklarıyla meşgul olduğunu düşünürsek hepsine yer vermemiz zordu. Kadrosu belli olan projelerini derledik. 6 gün sonra yayınlanacak War Machine‘i ve bir ay sonra yayınlanacak Okja‘yı burada anıp diğer filmlerine geçelim lafı daha fazla uzatmadan.

2017

What Happened to Monday?: Tommy Wirkola bilimkurgu türündeki What Happened to Monday? filmini tamamlayalı aylar oldu, ama henüz Netflix filmin yayın tarihini açıklamadı. Wirkola bu filminde Noomi Rapace, Glenn Close ve Willem Dafoe’yle çalıştı. Rapace tam yedi rolde karşımıza çıkacak. Film nüfusu kontrol altına almak amacıyla sadece bir çocuk doğurmaya izin verilen, doğan ikinci ve daha fazla çocuğun aileden alınıp öldürüldüğü bir gelecekte geçip yedi kız kardeşin (Rapace) hayatta kalma savaşlarına odaklanıyor.

Gerald’s Game: Stephen King’in kaleme aldığı ne varsa (roman, uzun öykü, öykü) televizyona ve sinemaya tekrar tekrar taşınıyor. Netflix de King’in eserlerinin bazılarını filmleştiriyor. Uyarlanan eserlerden bir tanesi de Gerald’s Game. Korku türündeki Oculus ve Ouija filmleriyle dikkatleri çeken Mike Flanagan, King’in eserini uyarladı. Yatakta zararsız bir oyun oynarlarken Gerald eşi Jessie’yi yatağa kelepçeler, oyun devam ederken Gerald beklenmedik bir anda ölür. Film, Jessie’nin kelepçeyi çözmeye ve yataktan kurtulmaya çalışmasını konu alan bir gerilim filmi. Filmin başrollerini Carla Gugino’yla Bruce Greenwood üstlendiler. Netflix henüz bu filminin de yayın tarihini açıklamadı.

Death Note: Çok sevilen Death Note mangası/animesi, Adam Wingard tarafından filmleştirildi. Animenin sinemaya taşınacağı haberleri animenin hayranlarını heyecanlandırmıştı ama yayınlanan ilk fragman belli ki hayranların ağızlarında kekre bir tat bırakmış, zira fragmandan sonra bolca eleştiriye maruz kaldı. Netflix; Keith Stanfield, Margaret Qualley, Willem Dafoe, Shea Whigham, Nat Wolff’lu Death Note‘u 25 ağustosta yayınlayacak. Film çalışkan bir öğrenci olan Light’ın bir not defteri bulmasını, bu not defterinde adı yazılacak kişinin öleceğini fark edince kötüleri öldürmeye başlamasını, daha sonra dedektifin Light’ın peşine düşmesini konu alıyor.

Mute: Çok kötü eleştiriler alan ama Çin sayesinde iyi hasılat elde eden oyun uyarlaması Warcraft‘tan sonra Duncan Jones bilimkurgu türünde filmler yapmaya devam ediyor. Jones, Warcraft‘tan sonra daha az bir bütçeyle Mute filmini çekti. Netflix’in bu yıl yayınlayacağı Mute‘un merkezinde sağır bir barmen (Alexander Skarsgard) yer alıyor. Bugünden 40 yıl sonra Berlin’de geçen film, barmenin yaşama nedeni olan sevgilisinin kaybolmasına ve barmenin sevgilisini bulma çabalarına odaklanıyor. Paul Rudd cerrah, Justin Theroux ise gangster rollerinde karşımıza çıkacaklar. Açıklamalara göre Moon‘un başrolü Sam Rockwell, Moon‘daki rolünü -Sam Bell- bu filmde tekrar oynamış ama Rockwell fazla görünmeyecekmiş. Bakalım Jones, Warcraft‘taki başarısızlığını heyecanla beklediğim bu filmiyle unutturabilecek mi?

Bright: Netflix’in bu yıl yayınlayacağı büyük bütçeli filmlerinden Bright. Max Landis’in kaleme aldığı, Suicide Squad‘la çokça eleştirilen David Ayer’in yönettiği Bright‘ın oyuncu kadrosu iyi: Başroller Will Smith’le Joel Edgerton’ın. İkiliye Noomi Rapace, Edgar Ramirez, Lucy Fry, Kenneth Choi, Ike Barinholtz eşlik ettiler. Fantastik, bilimkurgu, aksiyon türündeki film için Netflix tam 90 milyon dolar harcadı (genç senariste ve Ayer’e iyi güvenmişler). Bright insanlarla orcların, yani yaratıkların yan yana yaşadığı bir dünyada geçip orclardan bir polisle -Nick- (Edgerton) insanlardan bir polisin -Scott- (Smith) herkesin ele geçirmek için birbirini öldürdüğü bir silahı bulmaya çalışmalarına odaklanıyor. Netflix bu filmi kasım ayında yayınlayacak.

Heretic: En son pek gündemde kalmayan, pek beğenilmeyen bağımsız film Complete Unknown‘ı çeken Joshua Marston kariyerine Heretic adlı filmle devam ediyor. Chiwetel Ejiofor, Martin Sheen, Danny Glover’lı film, Evanjelist bir piskoposa, Carlton Pearson’a (Ejiofor), kilisesinden dışlanmasına ve cehennemin varlığını reddetmesine odaklanıyor. Heretic, This American Life adlı radyo programının bir bölümünden, Pearson’ı konu alan bölümünden uyarlandı.

To the Bone: Bu ocak ayında Sundance Film Festivali’nde gösterilen To the Bone eleştirmenlerce fena bulunmamıştı. Netflix de hızlı davranıp filmi satın almıştı. Marti Noxon’ın yazıp yönettiği filmde Lily Collins’le Keanu Reeves başrolde yer aldılar. Film anoreksiyadan (zayıflama hastalığı) muzdarip genç bir kızın (Collins) bir doktor (Reeves) sayesinde bu hastalığı atlatmasına odaklanıyor. Netflix filmi 14 temmuzda yayınlayacak.

6 Balloons: Yılın uyuşturucu dramalarından. Marja-Lewis Ryan’ın yazıp yönettiği bu küçük film kardeşinin eroine tekrar başladığını öğrenen Katie’nin kardeşini eroinden kurtarma çabalarına odaklanıyor. İki kardeşi Dave Franco’yla Abbi Jacobson oynadılar.

Mudbound: Bu yıl Sundance’de gösterilip epey olumlu eleştiriler alan Mudbound’ı da Netflix kapmıştı. Yönetmen Dee Rees’i çabucak ünlendiren Mudbound‘ta Jason Clarke, Carey Mulligan, Garrett Hedlund, Jason Mitchell rol aldılar. Özellikle Mitchell’ın performansı Sundance’de epey övülmüştü. Film, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra iki adamın (Clarken ve Hedlund) ırkçılığın zirveye çıktığı Mississippi’ye dönmelerine odaklanıyor. Rees bu filmini Hilary Jordan’ın aynı adlı romanından uyarladı. Netflix henüz filmin yayın tarihini açıklamadı.

First They Killed My Father: BM İyi Niyet Elçisi olarak da tanınan Angelina Jolie bu hissiyatla filmler çekmeye devam ediyor. Hatırlanırsa aktrisin yönettiği ilk film olan In the Land of Blood and Honey Bosna-Sırp savaşını konu almıştı. Şimdiki filmi ise Kamboçyalı bir aktivist-yazar olan Loung Ung’un hayatına odaklanıyor. Ung, Kızıl Kemerler’in komutanları tarafından kaçırılıp asker gibi yetiştirildi. Ailesi ise kamplara gönderildi, babası öldürüldü. Ung daha sonra aktivist oldu ve otobiyografisini kaleme aldı. First They Killed My Father adıyla kitabını yayımlattı. Jolie filminin senaryosunu Ung’la birlikte kaleme aldı. Üç filminde de usta görüntü yönetmenleriyle (Roger Deakins, Dean Semler ve Christian Berger) çalışan Jolie bu filminde Anthony Dod Mantle’la çalıştı. Netflix filmi bu yıl yayınlayacak.

Our Souls at Night: Bu yıl Netflix, Sundance’ten pek çok film satın almıştı. Bunlardan birisi de Our Souls at Night. Film usta aktör-yönetmen-yapımcı Robert Redford’un oyunculuk kariyerindeki son filmlerden oldu. Redford şu sıralar çekimleri devam eden Old Man and the Gun‘la oyunculuk kariyerine noktayı koyacağını açıklamıştı. Bu filme dönersek… Film 38 yıl aradan sonra Redford’la Jane Fonda’yı buluşturdu. İki oyuncu 38 yıl aradan sonra dördüncü kez beraber çalıştılar. Ritesh Batra’nın yönettiği film yıllardır komşu olan ama birbirleriyle iletişime geçmeyen iki dul insanın (Redford ve Fonda) iletişime geçmelerini anlatıyor. Matthias Schoenaerts, Fonda’nın oynadığı karakterin oğlu, Judy Greer, Redford’un karakterinin kızı rollerinde karşımıza çıkacaklar. Filmde usta aktör Bruce Dern de rol aldı. Ne yazık ki bu filmin de yayın tarihi belli değil.

A Futile & Stupid Gesture: Netflix’in merakla beklediğimiz filmlerinden A Futile & Stupid Gesture sıradışı mizah/hiciv dergisi National Lampoon’un 1970’te piyasaya sürülmesine, çok satmasına, ardından 80’li yıllarda tirajının düşmesine ve en nihayetinde kapanmasına odaklanacak. David Wain’in yönettiği filmin çekimleri aslında aylar önce sona ermişti ama bazı sahneler beğenilmediği için bu ay çekimlere tekrar başlandı. O yüzden filmin bu yıla yetişip yetişmeyeceği şimdilik belli değil. Filmde Domhnall Gleeson, Emmy Rossum, Will Forte, Chavy Chase rolünde Joel McHale ve Finn Wittrock rol aldılar.

The Meyerowitz Stories: Noah Baumbach’ın yazıp yönettiği bu film bu aralar Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye için yarışıyor. Komedi türündeki filmde Dustin Hoffman, Emma Thompson, Adam Sandler, Ben Stiller, Elizabeth Marvel, Candice Bergen ve yönetmen Rebecca Miller rol aldı. Film babalarının sanatsal işini kutlamak için New York’ta biraraya gelen ailenin bireylerine odaklanıyor. Film yıl içinde Netflix’te yayınlanacak.

2018-2019

The Irishman: 2009’da açıklanan, 8 yıldır çekilmesini beklediğimiz The Irishman sonunda çekilebilecek mi? Son açıklamalara göre çekimlere ağustosta başlanacak. Dileriz gene bir sorun ortaya çıkıp da film ertelenmez. Son açıklamalarda sadece filmin çekim tarihi ve Goodfellas‘a benzemeyeceği belirtilmişti. Oyuncu kadrosu halen netleşmedi. Tabii ki Robert De Niro ve Al Pacino’nun rol alacağı kesin. Ama Joe Pesci, Harvey Keitel meseleleri netleşmiş değil. Sinemayı bırakan Pesci’nin bu filmde oynayıp oynamayacağını bilmiyoruz. Bu arada bu filmin Netflix’in en pahalı filmlerinden olduğunu da belirtelim. Silence gişede batıp Paramount, The Irishman‘i çektirmekten vazgeçince Netflix hemen filmi satın almış, Scorsese’ye de 100 milyon dolar bütçe vermişti. Paranın çoğu birbirinden yaşlı olan aktörlerin (De Niro, Pacino, belki Pesci) filmde genç görünmelerini sağlayacak teknolojiye gidecek. Dendiği gibi film bu yıl çekilirse tahminimizce 2018’in sonbaharında Netflix’te yayınlanabilir.

War Party: Geçtiğimiz haftalarda heyecanlandıran bir haber gelmişti. Yıllardır kurmaca bir film çekmeyen Andrew Dominik’in Ridley Scott’ın yapımcılığını üstleneceği, Netflix’in yayınlayacağı War Party filmini çekeceği açıklanmıştı. Başrolün Tom Hardy’e teslim edilmiş olması bizleri daha da heyecanlandırmıştı. Fakat halen bu filmin ne zaman çekileceğini bilmiyoruz. Hardy’nin bu yıl Taboo‘nun 2. sezonunda ve Venom filminde rol alacağını düşünürsek War Party‘nin 2018’e yetişmesi pek mümkün gözükmüyor. Hardy’nin denizci bir askeri oynayacağı filmin 2018’e yetişmesini umuyoruz.

Outlaw King: Hell or High Water‘ın yönetmen-oyuncu üçlüsü David Mackenzie, Chris Pine ve Ben Foster kısa bir aradan sonra Netflix filmi Outlaw King‘te biraraya gelecekler. Bizleri heyecanlandıran projelerden olan Outlaw King, İskoçya’nın bağımsızlığına odaklanacak. Filmin merkezinde William Wallace’a ihanet eden, daha sonra bundan pişman olup İngilizlerle mücadeleye etmeye başlayan Kral I. Robert’a odaklanacak. Robert’ı Pine oynayacak. Foster, Robert’ın danışmanını oynayacak. Çekimlere yazın başlanması planlanıyor.

Triple Frontier: JC Chandor’ın sorunlu projesi Triple Frontier‘ın çekilip çekilmeyeceği henüz netleşmedi. Tom Hardy ve Channing Tatum senaryoyu beğenmeyip filmden çekilince Paramount senaryoyu tekrar yazdırtmakla uğraşmak istemediğinden filmi yaptırmaktan vazgeçmişti. Irishman‘de olduğu gibi Netflix gene devreye girdi. Netflix’le anlaşılırsa çekimlere yıl sona ermeden başlanacak. Haberlere göre başrollerin bu kez Affleck kardeşlere teklif edilmesi planlanıyor. Mahershala Ali şimdilik kadroda olan tek kişi. Bakalım Netflix bu filmi de kurtaracak mı, yoksa film iptal mi edilecek?

Fe de Etarras: Netflix, İspanya için bir film hazırlatıyor. Komedi türündeki Fe de Etarras filmini İspanya’nın en başarılı komedilerinden A Spannish Affair‘i kaleme alan Borja Cobeaga yazıp yönetecek. Başrol ise ülkenin yıldız oyuncularından Javier Camara’ya teslim edildi. Çekimlere bu hafta başlanacak. Film, 2010 yazında geçip bir terörist grubuna, bu grubun liderliğini üstlenen herifin korkak olmadığını kanıtlama çabalarına, bunu nasıl ispatlayacağını düşünürken İspanya’nın 2010 Güney Afrika Dünya Kupası’nı kazanmasına, bütün ülkenin bu teröristlerin bulunduğu hücrenin yakınlarından bunu kutlamalarına odaklanacak, 2018’de yayınlanacak.

The Angel: Suç filmleri Criminal ve Iceman‘in İsrailli yönetmeni Ariel Vromen kariyerine bir Netflix filmi The Angel‘la devam edecek. Toby Kebbell’in başrolünü üstleneceği bu film aynı adlı çok satan kitaptan uyarlanıp Mısır’ın eski başkanı Cemal Abdülnasır’ın damadı-özel danışmanı Ashraf Marwan’ın hayatına odaklanacak. Marwan, İsrail’e sızdırdığı bilgilerle ülkeyi yok oluştan kurtarmış, “İsrail’i kurtaran Mısırlı ajan” sıfatıyla İsrail tarihine girmişti. Marwan 2007’de 63 yaşındayken öldü.

Apostle: The Raid serisiyle ünlenen Gareth Evans, Amerika’ya geçti ve ilk İngilizce filmi Apostle‘ın çekimlerine başladı. Dan Stevens ve Michael Sheen’in başrolde yer aldığı bu film gerilim türünde. Film kız kardeşi bir tarikat tarafından kaçırıldıktan sonra kardeşini bulmaya çalışan bir adama (Stevens) odaklanıyor. Netflix filmi 2018’de yayınlayacak.

Hold the Dark: Gerilim türünde film çeken diğer isimse genç yönetmen Jeremy Saulnier. Blue Ruin, Green Room filmleriyle dikkatleri çeken Saulnier gene etkileyici bir kadroyla Hold the Dark filmini kotardı. Çekimleri tamamlayan Sauilnier bu filminde Alexander Skarsgard, Riley Keough, James B. Dale, Jeffrey Wright’la çalıştı. Film, Alaska’nın vahşi doğasında bir çocuğun izini süren bir kurt avcısına odaklanıyor. Bu film de 2018’e yetişecek.

The Week Of: Geçen ay Netflix’in Adam Sandler’la sözleşmesini yenilediği açıklanmıştı. Netflix, Sandler’la dört filmlik bir sözleşme yapmış, sözleşme geçen ay bitince yenilenmişti. Netflix iyi eleştiriler almayan Sandler’lı komedileri çektirmesinin nedeniyse arz-talep meselesi. İzleyiciler Sandler’lı komedileri çok izlediklerinden Netflix, Sandler’la işbirliğine devam etme kararı almıştı. Yeni sözleşmenin ilk (çürük?) meyvesi The Week Of olacak. Sandler’ın Robert Smigel’le birlikte kaleme alacağı, Smigel’in yöneteceği bu komedide Chris Rock da başrolde yer alacak. Film evlenmeye hazırlanan bir çiftin son hazırlıklarına odaklanacak ve güldürmeyecek. Yayın yılı 2018.

The Other Side of the Wind: Orson Welles’in tamamlayamadığı filmi The Other Side of the Wind‘ın haklarını Netflix aldı. Yıllardır öylece bir köşede duran filmi Netflix filmi gösterime hazır hale getirecek. Netflix’in başkanı Ted Sarandos bu filmin prömiyerinin Cannes’da yapılmasını istiyor. Cannes yönetimi bir sorun çıkarmazsa -bakınız bu ay Cannes-Netflix arasında yaşananlar- 2018’deki festivalde filmin prömiyeri yapılabilir. Sarandos’un tek güzelliği filmi tamamlatırması olmayacak. Sarandos, Welles’in son günleri ve bu filmle ilgili bir belgesel de yaptıracak. The Other… filmine dönersek. Welles’in kaleme alıp yönettiği filmin başrollerinde John Huston, Peter Bogdanovich, Robert Random üstlendiler. Film efsane yönetmen Jake Hannaford’un (Huston) yıllarca süren sürgün hayatından sonra Hollywood’a dönüp yarım bıraktığı filmi The Other Side of the Wind‘ı tamamlamasını konu alıyor. Dileriz işler yolunda gider ve Welles’in son eseri tamamlanıp 2018’de yayınlanır.

Diğer Filmler: Bu yıl sona ermeden Netflix; Oren Uziel’in suç-gerilim filmi Shimmer Lake‘i, gerilim türündeki You Get Me‘yi, Ayelet Zurer’li biofilm Milada‘yı yayınlayacak. 2018’deyse romantik komedi The Kissing Booth‘u, Adam DeVine’lı aksiyon komedi filmi Game Over, Man!‘i de yayınlayacak.

kategori:
seçki

ilgili