22 Ocak: Dört Film Gösterime Giriyor

Yazan: Haberler  ·  21 Ocak 2010 Paylaş

prenses-ve-kurbaga-kutsal-damacana-2-morganlar-nerede-ejder-kapani-22-ocak.jpg

Okulların sömestr tatiline gireceği bu cuma günü dört yeni film gösterime giriyor. Yedi filmin gösterime girdiği geçen haftanın ardından 4 film az gibi dursa da, halihazırda vizyonda bulunan iddialı filmlerin arasından kendilerine yer açmaları pek kolay gibi durmuyor. Filmlerle ilgili kısa verileri ve görüleri hemen aşağıda görebilirsiniz.

Ejder Kapanı
Senaryo: Kubilay Tat
Yönetmen: Uğur Yücel
Oyuncular: Kenan İmirzalıoğlu, Nejat İşler, Uğur Yücel, Berrak Tüzünataç, Ceyda Düvenci
Konu: Çocuk tecavüzcülerini öldüren bir katilin izinde adalet kavramının sorgulandığı filmde, iki deneyimli dedektif Abbas ve Akrep Celal bir seri katilin peşine düşerler. Katilin kurbanları aftan yararlanıp çıkan sübyancılardır. Eldeki ipuçları askerden dönen Ensar’ı işaret etmektedir.
Ejder Kapanı Fragmanlar

Yıldıray Kibar [Kesin İzleyecek]: Cast itibarı ile Türkiye sinemasının son zamanlarındaki en güçlü kadrosu gibi duruyor. Uğur Yücel’in içinde olduğu her filme gözü kapalı gidebilecek biri olarak merakla bekliyorum. Fransız aksiyon ekibi ile çalışılması ve pahalı çekim teknikleri içermesi güzel. Aynı zamanda kuru bir aksiyon filmi olup, içinin boş olma ihtimali de korkutuyor.

Suat Demirel [Kesin İzleyecek]: Televizyon ve sinema arasındaki korelasyonun tekrar doğrulanışına tanık olacağız. İki jönü de son zamanların en çok beğenilen erkek oyuncularından ama bence oyunculukları “eh işte”nin üzerine şimdiye kadar hiç çık(a)madı. Sanılanın aksine en büyük kozu Uğur Yücel, bilinmezi ise senaristi. Her halükarda beklenti yüksek.

Ijon Tichy [İzlemeye Çalışacak]: Uğur Yücel’in iki filmine de dvdde yetişebildim; ikisini de çok beğendim. Oyunculuktan yönetmenliğe başarılı geçiş yapanların sayısı dünyada çok az, Türkiye’de ise yok gibi… Bana göre Uğur Yücel, farklı özellikleriyle bunu başarabilecek bir isim. Ejder Kapanı’nda bu doğrultuda bir adım daha atar umarım.

İpek Sakarya [İzlemeyecek]: Uğur Yücel teknik anlamda kendisini bir adım ileriye götürmüş olsa da, konu itibariyle bu filmle sinema anlayışına bir yenilik katıp, fark yaratacağını düşünmüyorum. Ayrıca, fragmandan da anlaşıldığı üzere Kenan İmirzalıoğlu’nun benzer bir tiplemeyle karşımıza çıkması, başka oyuncu mu kalmadı dedirtiyor ve bende filme gitmeme isteği uyandırıyor.

Ümit Açık [İzlemesi Kaçınılmaz]: Ejder Kapanı isim ve afiş olarak son yılların cazip projelerinden değil elbet ama oyuncu kadrosunun suç filmlerinde ne kadar becerili olduğu düşünülürse gidip görmenin önünde hiçbir engel yok.

Onur Ertuğrul [Sosyal Baskıyla İzleyebilir]: Projenin başarılı olmasını ve gişe yapmasını yürekten istiyorum fakat fragmanı ve konusu itibarıyla, Righteous Kill ve Boondock Saints filmlerinin çakması olduğu fazla belli. Kiliseye gidip günah çıkaran Willem Dafoe’nin muadili olarak Uğur Yücel de camiye gidiyor gibi hatta. Sonuç olarak gösterimde seyredilecek bu kadar film varken, Ejder Kapanı biraz bekleyebilir diye düşünüyorum.

kutsal-damacana-2-itmen.jpg

Kutsal Damacana 2: İtmen
Senaryo: Soner Günday & Şafak Sezer
Yönetmen: Korhan Bozkurt & Şafak Sezer
Oyuncular: Şafak Sezer, Mustafa Üstündağ, Aydemir Akbaş
Konu: Bu sefer hikaye biraz daha giriftleşiyor ve sürpriz oyuncu Mustafa Üstündağ bir kurtadam olarak karşımıza çıkıyor; aşk, macera falan.
Kutsal Damacana 2: İtmen Fragman

Ijon Tichy [Gördüğü Yerde Koşarak Uzaklaşacak]: İzleyen izler, sever, güler, eğlenir… ”Abi, çok komik, mutlaka izle” diyip, bir de ”İzlemek istemiyorum” diyince insana entel-dantel etiketi yapıştıranları da şimdiden esefle kınıyorum.

Suat Demirel [İzlememek İçin Evi, Arabayı Satıp Benzin Alacak]: Şafak Sezer komedisi hiçbir zaman bana göre olmadı. Şu saatten sonra, birincisini izlememek için göstermiş olduğum insanüstü gayrete rağmen izlemek zorunda bırakılmışken, bu önyargımı korumayı tercih ediyorum. İzlemek isteyenlere mani olmak isterdim ama olacağın önüne durulmuyor. Sadece beni izlemeye zorlayacaklara bir çift lafım var; “Üstüme gelmeyin kardeşim, vallahi yakarım kendimi!”. Benzine bu kadar zam geleceğini bilsem depo ederdim!

Fahri Aydın [İzlemeyecek]: Nasıl ki Çok Güzel Hareketler Bunlar insanların tiyatro algısı için bir tehditse, küçük yaş grubunun güldüğü bu tür filmleri de, sinemasal kültürü yozlaştırdığı için çok tehlikeli buluyorum. Umarım Şafak Sezer’in sinema aşkı bundan sonra başka bir yörüngeye oturur.

morganlar-nerede.jpg

Did You Hear About the Morgans / Morganlar Nerede?
Senaryo & Yönetim: Marc Lawrence
Oyuncular: Hugh Grant, Sarah Jessica Parker
Konu: Meryl ve Paul Morgan’ın mükemmel hayatlarının tek başarısız yönü sürdüremedikleri evlilikleridir. Ancak, başlarına daha büyük bir felâket gelir. Bir cinayetin görgü tanığı olur ve katilin hedefi haline gelirler. Polis, tanık koruma programı adına, onları küçük bir kasabaya gönderir. Bu yeni hayatlarında bir süre daha birarada olmak zorundadırlar.
Did You Hear About the Morgans / Morganlar Nerede? Fragman

Ijon Tichy [İzlemeyecek]: Zaten fragmanı izleyince izlemiş kadar oldum. Daha fazlasına gerek var mı bilemiyorum.

İpek Sakarya [Kesinlikle İzlemeyecek]: Hollywood tarafından ‘Nerde o eski romantik komedi filmleri’ dedirten bir filmin daha türetildiğini düşünüyorum. Anlamadığım bu kadar sevimsiz iki başrol oyuncusunu biraraya getirmeyi nasıl başardıkları.

Ümit Açık [İzlemeyecek ama Bahsi Geçerse İzledim Diyecek]: Fragmanla uğraşanlar sağolsun filme adeta kronolojik özet çekmişler. Açıkçası romantik komedi sinemasında yüzyılın sürprizlerinden biri değilse sonunu tahmin etmek de iş değil. Dolayısıyla soruya cevabım ”yes i did.”

Suat Demirel [Niye İzlemesi Gerektiğini Bilemedi]: Ünlüler çiftliği diye bir program vardı, fragmandan aklıma o geldi niyeyse. Bir defa izleme gafletine düşmüş (orijinalini) ve “bu dünyada ne arıyorum ben?” diye düşünmüştüm. Haftalardır bir tane bile romantik komedi vizyona girmediğinden ve en azından önümüzdeki hafta da girmeyeceğinden romantizm ihtiyacını gidermek için gidecekler olacaktır muhtemelen.

prenses-ve-kurbaga.jpg

Princess and the Frog / Prenses ve Kurbağa 
Senaryo: John Musker, Ron Clements, Jason Oremland, Greg Erb, Rob Edwards
Yönetim: John Musker, Ron Clements
Konu: Tiana isimli genç ve güzel bir prensesle prenslik günlerine dönmek için umutsuzca çabalayan yüssüz bir kurbağa gecenin birinde karşılaşırlar. Tiana,kurbağacığa acır ve onu bir kerecik olsun öpmeye razı olur. Ancak, ortada bir sorun vardır; zira öpücükten sonra Tiana’da bir kurbağaya dönüşür.
Princess and the Frog / Prenses ve Kurbağa Fragman

Ijon Tichy [İzlemeye Çalışacak]: Film 3D’ye karşı eski moda çizim tekniklerinin zaferi olarak yorumlandı. Disney’den çok hazzetmesem de fırsat bulursam, en azından DVD’de izlemeye çalışacağım.

Ümit Açık [İzleme Fırsatını Kaçırmıştı]: Basın gösterimine gidemediğim bu animasyonun Time tarafından yılın en iyi filmi seçilmesi merak oranımı 4 katına çıkardı. Hele kibaşınızda ”sinemaya gidelim nolur” diyen bir çocuk varsa haftanın ilk tercihi olmalı şüphesiz.

Onur Ertuğrul [Türkçe Dublajlı Olarak İzleyecek]: Öncelikle çizgi sinema filmlerin kitlelerine daha saygılı işler çıkardığı tecrübeyle sabit. Ayrıca ilk siyahi prensesi kaçırmak ayrıca ayıp olur. Bir de neden türkçe dublaj diye soranlara, Hollywood’dan daha iyi olduğumuz tek işin dublaj olduğunu rahatlıkla söyleyebilirim. Türkiye’de çizgifilm ve animasyonlar türkçe daha yakışıklı oluyor.

blog comments powered by Disqus