24. Adana Film Festivali’nde İzlenmesi Gereken 12 Film

Haktan Kaan İçel'den Adana Film Festivali Tavsiyeleri...

Adana Film Festivali basın toplantısının yapılmasıyla birlikte son derece çarpıcı bir programla festival takipçilerini karşılayacağını duyurdu. Birbirinden etkileyici yan bölümler dışında yarışmalı bölümleriyle festival bu sene iddialı olduğunu bir kez daha gösterdi. Ulusal yarışmada jüri başkanı olarak Erden Kıral, uluslararası yarışmada ise başkan koltuğunda ünlü Meksikalı senarist Guillermo Arriaga oturuyor. 24. Adana Film Festivali’ndeki programda özellikle görülmesi gereken 12 filmi toparladık.

Daha

İlk gösterimini Karlovy Vary İnternational Film Festivali’nde yarışmalı bölümde yapan Daha, oyuncu geçmişiyle tanınan Onur Saylak’ın yönetmenliğinde gerçekleşti. Hakan Günday’ın aynı isimli romanından uyarlanan yapım, eleştirmenler tarafından coşkuyla karşılansa da en iyi afiş tasarımı dışında ödüle kavuşamamıştı. Bu seneki yerli filmler arasında en çarpıcı örneklerden biri olan film hem ulusal, hem de uluslararası yarışmada boy gösterecek.

The Square

Ruben Östlund’un Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye ödülüyle dönen filmi The Square aynı zamanda Adana Film Festivali’nin Uluslararası yarışma bölümünde de yer alıyor. Toplumsal taşlamalarla dolu bir kara mizah örneği diyebileceğimiz yapım, bu yılın en önemli filmlerinden biri olarak göze çarpıyor. Bu filmin önümüzdeki ödül sezonunda pek çok adaylık alacağını da söylememizde yarar var diye düşünüyorum.

Buğday

Semih Kaplanoğlu’nun uzun süredir üzerinde uğraştığı ama kimi uluslararası yarışmalarda ana yarışmaya kabul edilmediği için yönetmeni açısından hayal kırıklığına uğrayan yapımı, ilk görsellerinden ve fragmanından sonra beklentileri yükseltmişti. Siyah beyaz ve ingilizce çekilen yapım, özellikle görüntü yönetimiyle iddialı. Kabaca bakıldığında Tarkovsky’e ağıt diye özetlenebilecek Buğday, yılın en merak edilen yerli filmlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Fantastic Woman

Şili sineması denildiğinde ilk akla gelen yönetmenlerden biri olan Sebastian Lelio, Gloria’nın uluslararası başarısından yeni filmiyle de ilk gösterimini yaptığı Berlin Film Festivali’nde büyük beğeniyle karşılanmıştı. Berlin’den ekümenik jüri ödülü, en iyi senaryo ve teddy ödülüyle dönen Fantastik Kadın, yılın üst sınıf filmlerinden biri olarak festival programında kaçırılmaması gereken filmlerden…

Körfez

Yapımcı kimliğiyle tanınan Emre Yeksan ilk uzun metraj film çalışmasında çarpıcı bir filme imza atmış gözüküyor. İnsan doğasıyla bozulan çevre arasında bir metafor üzerinden ilerleyen Körfez, yabancılaşma ve insan üzerine önemli sözler söylemeye çalışıyor. Senaristleri arasında yazar Ahmet Büke’yi de barındıran yapım, ilk gösterimini Venedik Film Festivali’nin yan bölümü olan Eleştirmenler Haftası’nda yapmıştı.

Little Crusader

Bu seneki Karlovy Vary International Film Festivali’nde en iyi film ödülüyle dönen çek filmi Krizacek / Little Crusader, kayıp oğlunu arayan şovalye Borek’in hikayesini anlatıyor. Korkunun insan doğasına zararları hakkında çarpıcı söylemlerde bulunan yapım, pek göze çarpmayan ama son derece önemli bir iş olarak mutlaka izlenmesi gereken bir çalışma olarak uluslararası yarışmalı bölümde yerini alıyor.

Sofra Sırları

Daha çok düşük bütçeli ama başarılı filmleriyle tanınan saygın yönetmenlerden Ümit Ünal yeni filminde başrole Demet Evgar’ı getiriyor. Suç ve gerilim türünde yer alan Sofra Sırları, polisiye öğeleri ve oyunculuk performanslarıyla öne çıkmaya çalışıyor. Her filmiyle izleyicinin ilgisini cezbeden yönetmen Ünal, Adana Film Festivaliyle beraber yeni filmini sinemaseverlere sunuyor.

The Killing of a Sacred Deer

Sinemanın dahi çocuğu Yunan yönetmen Yorgos Lanthimos yeni filmi The Killing of a Sacred Deer ile Cannes Film Festivali’nde eleştirmenleri ikiye bölmüştü. Zorlayıcı görsel yapısıyla yine izleyicilere farklı bir sinema deneyimi sunacak olan Lanthimos, belli ki Adana Film Festivali’nin gözdelerinden biri olacak gibi görünüyor. Cannes Film Festivali’nden en iyi senaryo ödülüyle döndüğünü de belirtmek gerekiyor.

Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok

Onur Ünlü bu yıl adeta film üretim makinesine dönüştü. Üst üste festivallerde boy gösteren filmlerinin yeni halkası Aşkın Gören Gözlere İhtiyacı Yok, Adana Film Festivali’ni şenlendirmeye hazırlanıyor. “Daha” gibi hem ulusal, hem de uluslararası yarışmada yarışacak olan film kimi görselleri dışında gizemli tavrından ödün vermiyor. Görsellerden alınan ilk izlenimlere bakılırsa Onur Ünlü bu filmde yeşilçamın bazı klişelerine göndermelerle dolu bir yaptığını söyleyebiliriz.

Rey

1860 yılında Patogonya Kralı olma rüyasıyla yola çıkan Fransız bir avukatın yolculuğunu anlatan Rey, bu seneki programdaki gizli hazinelerden biri olabilir. Rüya ile gerçeğin birbirine girdiği bu yapım Şili ve Fransa ortak yapımı… Rotterdam Film Yarışması’nda Özel Jüri ödülü alan yapım, yönetmen Niles Atallah’ın ikinci filmi…

İşe Yarar Bir Şey

Bu yılki İstanbul Film Festivali’nde gösterilen yeni Pelin Esmer filmi İşe Yarar Bir Şey, güçlü senaryosu ve özenli görüntü yönetimiyle dikkat çekiyordu. Başak Köklükaya’nın üstün performansıyla yükselen yapım, ne yazık ki hakkı olan ödüllerden uzak kalmıştı. Umarız Adana Film Festivali’nde hak ettiği ödüllerden uzak kalmaz. Yılın şu ana kadarki en iyi Türk filmi olan çalışma, kesinlikle izlenmeyi sonuna kadar hak ediyor.

Where is Kyra?

Bu seneden itibaren Adana Film Festivali’nde vizyon sahibi yönetmen gösterimleri yapılacak. Bu senenin seçilen yönetmeni Andrew Dosunmu… Yönetmenin son filmi Where is Kyra? da gösterim programında yer alıyor. Başrollerini Michelle Pfeiffer ve Kiefer Sutherland’ın üstlendiği film işini kaybettikten sonra hayatta kalma mücadelesi veren bir kadının hikayesini anlatıyor. İnsani dokunuşlarıyla fark yaratan yönetmen Dosunmu yine yürekleri parçalayan bir dram ile izleyicisini selamlamış. Film gösterildiği festivallerde iyi eleştiriler almıştı.

kategori:
seçki

ilgili