26 45… 36 42…

Bu ülkede herşeyin eni boyu, enlemi boylamı, sağı solu, kuzeyi güneyi bellidir. İlkokul sıralarına oturduğun anda öğretirler sınırlarını sana… Düşünme, 26.. Hayal etme, 45… Yapma, 36… Ne halin varsa...

Bu ülkede herşeyin eni boyu, enlemi boylamı, sağı solu, kuzeyi güneyi bellidir. İlkokul sıralarına oturduğun anda öğretirler sınırlarını sana…

Düşünme, 26..
Hayal etme, 45…
Yapma, 36…
Ne halin varsa gör, 42…

Bu ülkenin doğu-batısının da ucu vardır, kuzeyinin de, güneyinin de… Aradaki mesafe bellidir. 26 45, 36 42…

Herkes birbirine dert yanar, birbirinin gözünün içine baka baka yalan söyler: “Ah, şu sınırlarımız olmasa, ah beni-bizi engellemeseler, aah aaah…”

Halbuki mutluyuzdur sınırlarımız içinde, sınırları korumakla görevli yılmaz bekçiler sadece haritadaki sınırları değil, beyinlerdeki sınırları da korurlar. Güveniriz onlara…

En devrimci geçinenimizin bile devrimciliği ya laftadır, ya kanda… Öteye geçmez kolay kolay, çok azdır meramını kitaba, sahneye, perdeye, felsefeye dökebilen…

Doğanın kanunudur, arada mutasyonlar, anomaliler olur. Getirir Ahmet Uluçay gibi bir adamı bırakıverir 26 45, 36 42’nin içine…

Düşünür, hayal eder, yapar, eder, yüzüne söylenen yüzlerce “Ne halin varsa gör”lere inat! Karpuz der, kabuk der, gemi der, demekle kalmaz yapar bir de üstüne üstlük… İki eliyle yaptığı çerçeve bile daha geniştir 26 45, 36 42’den…

Sonra… Sonrası malum; hiçbir dahi mutlu ölmez 26 45, 36 42’nin içinde… Ne hali varsa görür…

En ilerici, devrimci geçinenimiz bile “Beyninde tümör varmış, vah vah, devlet korumuyor böyle değerleri” der ve rakısını yudumlamaya devam eder.

Meramını kitaba, sahneye, tuvale, perdeye hakkıyla aktarabilen zaten çok azdır bu memlekette… Anlatamayanlar anlatanları izlerler uzaktan, korumazlar onları kurşunlardan ve tümörlerden…

Biz de içindeyiz bu dikdörtgen görünümlü çemberin… Dışında kalanlara biz de bakıyoruz uzaktan, durumun farkında olmak bizi farklı kılmıyor, sadece tarihe not düşebiliyoruz göçüp gidenlerin ardından…

Görünmez bir yasadır bu 26 45, 36 42’nin içinde…

Düşünürsen dışın acır…
Hayal edersen için acır…
Yaparsan canın acır…

Ne halimiz varsa görüyoruz hep beraber zaten…

kategori:
seçki

ilgili

  • “Doğu’nun Çiçeği”: BaBa ZuLa

    26 kasım cuma gecesi BaBa ZuLa, İKSV SALON’da bir sine-konser verdi. Biz de projeyi merak edip, bir “film müziği grubu” olarak doğmuş BaBa ZuLa ile konser öncesinde bir videoröportaj...