34. İstanbul Film Festivali: Mayınlı Bölge ve Geceyarısı Çılgınlığı

Haktan Kaan İçel, İstanbul Film Festivali'nin Mayınlı Bölge ve Geceyarısı Çılgınlığı bölümlerini değerlendirdi......

İstanbul Film Festivali’nin tematik bölümlerinden belki de en sevilen bölümleri olan Mayınlı Bölge ve Geceyarısı Çılgınlığı bu sene de ilginç programla karşımıza çıktı. Saklı zevkler diye de adlandırabileceğimiz bu bölümlerde şiddetin, cinselliğin dozunun yüksek olduğu, insanların tahammül etmesi zor filmler yer alıyor. Bu tip filmlere daha çok sinefiller yoğun ilgi gösterse de, insanlar bazen sinemasal ortamda da farklı bakış açılarına kucak açmayı denemek istiyor. Bu yüzden de bu iki hınzır bölümdeki filmlere bir göz atalım.

MAYINLI BÖLGE

H.

Filmin adını oluşturan “H.” harfi filmin başrolündeki iki anakarakterin adlarından geliyor. Bir kasabadaki meteor çarpmasından önceki tuhaf değişimleri ve aynı kasabada yaşayan Helen ismindeki iki karakterin hayatlarına odaklanan bir hikaye anlatıyor. Bilim kurgu ve gerilimin üst seviyede olmasından dolayı normal standartların dışına çıkan bir film oluyor. Mayınlı Bölge’de yer alan fantastik film kontenjanından giren düşük bütçeli bir film.h-review

EVVELDEN – MULA SA KUNG ANO ANG NOON

Uzun ismine rağmen Türkçe’ye tek kelime ile çevrilen Filipinler yapımı “Evvelden”, uzun süresiyle Mayınlı Bölge’ye dahil olmuş. Tam tamına 338 dakika olan film, açıkçası her bünyenin kaldıramayacağı bir deneyim olarak akılda kalacak gibi görünüyor. Zaten festivalde gösterileceği 3 seansta da, iki filmlik süreyi kaplamış durumda bulunuyor. Locarno Film Festivali’nden en iyi film, eleştirmenler ödülü ve Don Kişot ödülüyle dönen film, izleyenlere muhtemelen unutulmaz dakikalar yaşatacaktır. Tabii çoğu kişi bu sürede ben üç film izlerim diyebilir. Bu yüzden açık ara festivalin en korkulan filmi gibi duruyor. Yönetmenin önceki filmi “Norte, Tarihin Sonu” filmine çok benzetiliyor. Bu da ne demek oluyor derseniz basit: Harika görsellik ama tempo olarak yavaş bir film izleyicileri bekliyor.

mula

ŞİDDET – VIOLENCIA

İlginç bir şekilde yine Güney Amerika’dan gelen şiddet içeren kısa öyküleri içeren bir film ile karşı karşıyayız. Bilindiği üzere bu sene Oscar adayı olan “Wild Tales” de bu tip bir filmdi. “Violencia” ise adından da anlayabileceğimiz üzere şiddetin yol açtığı sıkıntıları anlatan ve erkek hikayeleri diyebileceğimiz; direniş, başkaldırı ve boyun eğiş temaları üzerinden giden bir film ortaya çıkarılmış. Film adıyla bile Mayınlı Bölge’nin aranan kanlarından gözüküyor.

vio

KAYIP NEHİR – LOST RIVER

Hollywood’un gözde oyuncularından Ryan Gosling’in ilk filmi olan “Lost River”, ilk gösterimini Cannes Film Festivali’nin Belirli bir Bakış bölümünde yaptı. Film tarz bakımından gerçeküstücü tutumuyla ve basında daha önceden görücüye çıkan görselleriyle yer yer ekspresyonizme vurgular yaparken, bir yandan da usta avangard yönetmenlere selamlar çakıyor. Referans olarak Argento, Bava ve Lynch’in adlarının geçmesi bile filmi ilgi çekici hale getiriyor. Zor durumlara düşen bekar bir anne ve oğlunun hikayesi tam da Mayınlı Bölge kafasında olduğunu söyleyebiliriz.

lost-river-01

ZİYARET – THE VISIT

Bu bölümde görmeye pek alışık olmadığımız bir dal olan bir belgeselle karşı karşıyayız. Tabii doğal olarak gerçeklerden çok kurmacaya evrilen sahte bir belgesel karşımızdaki film… Filmin konusu açıkçası ilginizi çekebilir. Dünyaya inen bir uzaylının sorgulandığı ve bir nevi röportaj yapıldığı film, akla “The Day the Earth Stood Still” filmini getiriyor. Uzaylılar hakkında daha çok şey öğrenmek için kaçırılmaması gereken bir deneyim olarak adlandırabiliriz.

visit

SONSUZA DEK – GIA PANTA

Son yıllarda bu bölümün gediklilerinden olan Yunan filmlerine bir yenisi daha katılıyor: Gia Panta… Yönetmen Margarita Manda çürümüş bir şehrin içinde hala aşk için umut var mı sorusunu sorarken, sessizlik en büyük dostu oluyor diye filmin konusunu özetleyebiliriz.  Mayınlı Bölge’ye girmesinin en önemli nedeni sessizliğin etkin bir şekilde kullanılması sonucu, bir yerden sonra rahatsız edebileceğini vurgulamış olabileceği gerçeği diyebiliriz. İçerikten çok, tekniği ile zorlayıcı bir film…gia

SONSUZ HÜZÜN – LA TIRISIA

Aynı adamdan hamile kalan iki farklı kadının gözlerden uzak bir köydeki tuhaf hikayelerini anlatan Sonsuz Hüzün, Meksika’daki başıboş kalan çocuklardan esinlenerek ortaya çıkmış bir film. Selanik Film Festivali’nden en iyi film ödülüyle gelen bu filmin Mayınlı Bölge ile olan teması yer yer zorlayıcı doğum sahneleri olduğu söylenebilir. Bu seneki Plemya filminde de böyle bir sahne vardı. Sonuç olarak baygınlık geçiren kadınların olduğu bir ortam olmuştu. Benzer görüntüler yaşanır mı bilinmez…la-tirisia

GÜZEL GENÇLİK – HERMOSA JUVEDUD

İspanya’dan çıkan bu filmin konusu özetlemek gerekirse, başları sıkışan iki sevgili vardır. Kadın karakterin hamile kalmasıyla beraber durumlar iyice karışınca, bu ikili çözümü porno film çekmekte bulur. Bunun sonucunda da işler karışır. Yani aslında tipik bir gençlik dramasıyla karşı karşıyayız. Filmin içeriğindeki cinsellik öğelerinden kaynaklanarak bu bölümde kendine yer buluyor.

CannesHermosaJuventud

BODRUMDA – IM KELLER

Avusturyalı yönetmen Ulrich Seidl her filmiyle olduğu gibi yine yeni filmiyle de Mayınlı Bölge’ye konuk oluyor. Cennet üçlemesinden sonra belgesel sinemaya geri dönüyor. Bu sefer insanların evlerindeki kirli çamaşırlara göz atıyor. Malum evlerin bodrumları genelde depo olarak kullanıldığı bilinir. Ancak yurt dışında müstakil evlerde durum böyle değil. Kimisi fetiş zevkleri için, kimi faşist zevkleri için, kimi müzik yapmak için kullanıyor. Bu durumlar da insanın yer yer tüylerini diken diken eden, yer yer de gülümseten sonuçlar ortaya çıkarıyor. İlginç bir deneme olan bu belgesel ilgiyi hak ediyor.IM KELLER

BURGUNDY DÜKÜ – THE DUKE OF BURGUNDY

“Barbarian Sound Studio”nun yönetmeni Peter Strickland’den yine tekinsiz bir film bizlerle… Diğer filmlerinde olduğu gibi bu filmde de harika bir ses tasarımı bulmak en yüksek ihtimaller arasında bulunuyor. Bir eve hizmetçi olarak işe giren kadın ile ev sahibinin arasındaki fetiş ilşkiyi anlatan film. Lezbiyenliğe, ritüellere dair kışkırtıcı bir film olarak dikkat çekiyor. Mayınlı Bölge’ye neden girdiğini ben söylemeden anlamışsınızdır zaten.duke-of-burgundy-002

AŞK ZAHMETLİ İŞTİR – LABOUR OF LOVE

Hayal ve gerçeğin iç içe geçtiği sıradan yaşamları konu alan bir aşk filmi diye özetleyebiliriz. Hindistan yapımı olan Aşk Zahmetli İştir, belli süre sonra öyle rutine bağlıyormuş ki, hipnoz seansına dönüşmeye başlıyormuş. Hareketli filmlere alışkın izleyicilerin uzak durması gereken ama diğer taraftan zorlayıcı filmlerle sabrınızı test edebileceğiniz bu film, tüm özellikleriyle tipik bir zor seyir vaat ettiğinden Mayınlı Bölge’nin kaçınılmazlarından olmuş.labour-of-love

GECEYARISI ÇILGINLIĞI

Sinemanın uykularından daha değerli olduğunu düşünenlerin bölümü olan ve korku ile fantastik sinema örneklerinin gösterildiği Geceyarısı Çılgınlığı bölümü bu sene de iki kaliteli örnekle seyirciyle buluşacak. Öyle ki iki film de festivalin yıldızı olabilecek nitelikteler.

PEŞİMDEKİ ŞEYTAN – IT FOLLOWS

Bu bölümü bırakın, açık ara festivalin ağır toplarından biri olan It Follows, ilk gösterimi Cannes’da yaparak adından çokça söz ettirmişti. Eleştirmen birliklerinden de iyi yorumlar gelen filmin konusuna gelirsek; Cinsel ilişki ile bulaşan bir lanetin insanlara tekinsiz bir atmosferde yaşattığı paranoyayı anlatıyor. Özellikle 80’lerin başarılı korku filmlerine benzetilen It Follows, benzersiz bir deneyim olarak tanımlanıyor.It_Follows_1

ÖLÜ KAR 2: KIZILLAR ÖLÜLERE KARŞI – DEAD SNOW 2: RED VS. DEAD

Bu yılın en iyi korku komedi filmlerinden birisine hazır olun. İlk filmin çektiği ilgiden sonra devam filmi kaçınılmazdı. Film ilk filmin bittiği yerden başlıyor. Ana karakter Red’in kolunun kopması sonucunda bu kötücül güçler iyilere geçiyor. Bu da doğal olarak zombi nazi ordusunu başı dertte demek. Zombi mitinin kalıplarını eğip büküp klişelerden kaçınmaya çalışan bu Norveç filmi,  soğuk diyarlarda eğlenceli vakit geçirmenizi sağlayacaktır. Benim kişisel favorilerimden biri olduğundan tavsiye ederim.

A071_C010_0827MA.0001859F

kategori:
haber

ilgili