37. İstanbul Film Festivali Günlükleri 2018 – 5

Haktan Kaan İçel İstanbul Film Festivali'nde izlediği filmleri günlük şeklinde kısa kısa yorumluyor.

Out
Bir adamın kendini keşfetme hikayesi, dört farklı ülkede çekilen birbirinden bağımsız mizansenlerle anlatılmış. Yaşanılan yerlere göre yerli halkın bir yabancıyı reddedişleri ve gizli ırkçılık filmin dikkat çeken noktası olarak kabul edilebilir. Yaşanan deneyimlerle şekillenen hayatın tezahürü filmin temelini oluşturuyor. Görsel anlamda biraz daha akılda kalıcı imgelemeler kullanılsaydı, film yükselebilirdi. Ama yönetmen sadece yolculuğun heyecanıyla tatmin olmayı bilmiş. Ya seyirci?

Dhogs
Dhogs tahmin edilebilir bir konuyu rahatsız edici öğelerle ve ses tasarımıyla başarılı bir şekilde izleyiciye tokat şeklinde aktarmayı başarıyor. Filmin içeriğindeki bazı öğeler nedeniyle Black Mirror dizisnin bir bölümüne benzetilebilir. Film sertliğine rağmen finalinde mesaj vermeyi de ihmal etmiyor. Çeşitli film referansları, filmin sert mizacı ve rahatsız edici etkisiyle Mayınlı Bölge için doğduğunu söyleyebiliriz. Çarpıcı bir iş!


Es war einmal Indianerland
İlker Çatak hızlı ve dinamik kurgusu, görsel anlamdaki başarılı işçiliği ile bir gençlik hikayesini etkili bir şekilde sunmayı başarıyor. Genel anlamda Almancı yönetmenlerin kendini tekrar ettiği bir yola girmeyen Çatak anaakım namına keyifli bir seyir vaat ediyor. Genç oyuncuların kimyalarının uyuşması sayesinde zor sahnelerin altından başarıyla kalkılmış. Tempolu kurgusu ve görsel imgelere boğan üst üste dizilmiş planlar sayesinde filmin videoklip estetiğini yakaladığını söyleyebiliriz.

Renksiz Rüya
Renksiz Rüya sinemamızda derdini anlatmak için yola çıkan ama seyir zevkini filme yansıtmayı başaramayan filmler furyasından bir örnek denilebilir. Açılış ve kapanış kadrajları estetik bir şekilde kotarılarak filme anlam katarken, filmin gerisi için aynı sözleri söylemek mümkün olmuyor. Kürt sinemasının en büyük sorunlarından biri olan mesaj verme ısrarı filme zarar veriyor. Kültürel ritüeller filmin güçlü kılan nokta olabilir.

Pailalim Underground
Filipinler’in fakirlik hikayelerinde bu sefer mezarlıklar var. Kendi sefilliğinin içinde içler acısı hayatlar, el kamerası gerçekliğiyle yansıtılıyor. Tahmin edilebilir olması ise en çok kan donduran nokta diyebiliriz. Filipinler hakkında pek de bilgi vermeyen film, bir anlamda sokak göçebelerinin hayatta kalmaya çalışmalarını ve dramlarını izleyiciye sunuyor. Maalesef Mendoza kadar çarpıcı bir yönetmenlik işi ortaya çıkmamış.

Love Me Not
Love Me Not, Alexandros Avranas’ın Yunanistan’da çektiği önceki filmi Miss Violence hikayesiyle benzerlikler gösteren bir senaryoyla ülkesine geri dönüyor. İçten pazarlıklı karakterlerinin karşısına çıkan bir çetin ceviz yüzünden düşülen durumlara odaklanan film, tüm patlamasını son 25 dkya saklıyor. Tekinsizliğin baskısıyla kusursuz giden film, sansasyonel olmak adına hikayesinin kan kaybetmesini göze alıyor. Yine de festivalin iyilerinden…

Yol Kenarı
Tayfun Pirselimoğlu kıyametin eşiğindeki bir toplumun resmini çizerken teatral oyunculuk tercihlerinde bulunmuş. Günümüz olaylarına kayıtsız kalamayan yönetmen, metaforların gücüne bel bağlayarak sinematografisinin gücüyle siyah beyaz bir görsel şölen hazırlanmış. Zamansız bir dilimden günümüze toplumsal eleştiriler yapmış. Durumdan çok, bir olay hikayesi olması filmin belki de en çok beklentiyi arttıran noktası olmuş. Tabii doğal olarak bu beklentiyi karşılamanın ağırlığı altında hikaye gediklerle karşılaşıyor. Klasik bir anlatım tercih edilmediği için klasik sinema bekleyen izleyiciyi zorlayabilir. Ali Aga’nın kurgusu basit ama oturaklı olmuş.

Bookshop
Bookshop tam bir can simit filmi… Festivalde izlediğiniz kötü filmler fazlaysa bu filmi izleyip tatlı niyetine tatmin olabiliyorsunuz. Metni ve mizensenleri şık, nazik ve naif… Bir nevi Binoche’lu Chocolat’ın İngiliz gerçekçiliğiyle yoğrulmuş kitap versiyonu… Cesur bir kadının inancı, zorluklara karşı verdiği mücadele edebi bir anlam katılarak zarif bir şekilde seyircisine sunuluyor. Doğal olarak da film bir nevi İzleyici dostu bir film olarak takdirleri hak ediyor.

kategori:
seçki

ilgili