Star Wars: Güç Uyandı Mı? – Tarafsızlar

Çeşitli yazarların Star Wars: Güç Uyanıyor hakkındaki görüşlerini paylaştığı dosyamız "Tarafsızlar" bölümüyle sona eriyor. ...

Her güzel şeyin bir sonu vardır: Star Wars’un yeni filmi Güç Uyanıyor hakkında çeşitli yazar, editör, çevirmen ve sinemacıların yorumlarını derlediğimiz dosyamızın da sonuna geldik. Eğer okumadıysanız Aydınlık Taraf ve Karanlık Taraf bölümlerine buradan ve şuradan ulaşabilirsiniz. Bu son bölümde, filme karşı olumlu ve olumsuz fikirleri bir arada besleyen, Güç’ün aydınlık ve karanlık tarafı arasında gidip gelenlere yer verdik. Tabii bu sınıflandırmayı yazarların gönderdiği paragraflardan yola çıkarak bizim yaptığımızı söylememiz gerek. Şimdi sizi Güç’e denge getirebilecek bu güzide yorumlarla baş başa bırakıyoruz.

star-wars_8kmf.1920

TARAFSIZLAR

 

Bahadır İçel (Yazar)

Star Wars: Güç Uyanıyor’u tek film olarak yalnız başına düşünürsek zayıf, oldu bittiye getirilmiş ve havada kalmış gibi görünse de ısrarla ve sabırla böyle yaklaşmanın doğru olmayacağı kanaatindeyim çünkü en başından beri bir üçleme olarak planlandığı için bunu bir girizgâh, bütünün bir parçası, yalnızca bir giriş olarak izleyip değerlendirmek gerekiyor. Gelecek devam filmleri seriye anlam katacak kanaatindeyim. Fakat yeni nesil Star Wars’u bizim kadar sevmeyecek, en azından seveceklerse de onlara sevdirecek film bu olmayacak. Kylo Ren’in ergen çatışmaları, Yüce Lider Snoke’un tepeden bakışları Harry Potter’dan Alacakaranlık’a kadar bir sürü filmde gördüklerinden farklı değil. Yani, ne yazık ki, Güç Uyanıyor yeni bir şey söylemekten yoksun. Gücün henüz uyanmamış olduğunu söylemek gerekiyor belki de. Zaten filmin sonu da uzadıkça uzuyor ve biraz sarkıyor. Luke görünüyor ama bizi ayaklandırmıyor… Filmin tepe noktası Han Solo ile oğlunun karşılaşması olarak görünüyor. Sanki bitmesi gereken nokta bu ya da bu nokta bir şekilde filmin sonuna taşınmalıydı… Elbette hep bardağın boş tarafına bakmamız sizi yıldırmasın. Çok keyifli, tekrar tekrar izlenebilecek, bizi yeniden ışın kılıçlarına ve uzay gemilerine aşık edecek bir Star Wars bölümü var karşımızda. En azından bu üçlemenin Bölüm 1, 2 ve 3’ten daha iyi olacağını umut ediyorum.

 

Gökcan Şahin (Yazar, Sistem Uzmanı)

Star Wars: Güç Uyanıyor’a hiç yorum okumadan, hiç spoiler yemeden, hatta genel beğeni düzeyinden bihaber gittim. IMAX’te izledim ve sonrasında da pek yorum okumadım. Bu arada Star Wars hayranı değilim, ama uzay gemilerini sevdiğim için bir sürü lego setine sahibim. Çevresel şartları belirttiğime göre yorumuma geçeyim. Film baştan sona insanı içine çekiyor; görsellik dozunda ve tatmin edici. Sinema sanatının ayrıntılarını pek bilmem ama sinematografik olarak da gayet iyi muhtemelen. Ama senaryosu biraz basit, her şey fazla net ve anlaşılır, hatta çocuklara da hitap etsin diye zorlanmış pırıl pırıl bir filmdi sanki. Köprüdeki baba oğul sahnesi dışında, acaba şimdi şöyle mi olacak böyle mi olacak diye düşündüğümü hatırlamıyorum, tek bir yol vardı ve film o yoldan ilerledi gibi. Kılıçlı dövüşler keşke daha çok olabilseydi. Ama ortada kılıç ustası yoktu pek. Yine de filmden çok keyif almış olarak çıktım salondan. Star Wars hayranları muhtemelen çok daha fazla beğenmiştir. Bence 100 üzerinden 81.

 

Halil İbrahim Sağlam (Sinema Yazarı)

Star Wars: Güç Uyanıyor, serinin 1977 yapımı ilk filmi Yeni Bir Umut’un izleğini neredeyse bire bir takip ediyor. Bu yönden risk almamasıyla ve salt bir nostalji duygusu yaratarak gönüllere dokunmasıyla eleştirilse de, aslında ana karakterleri bakımından oldukça radikal bir karara sahip. Otuz sekiz yılı geride bırakan bir serinin ana Jedi karakterini kadın bir oyuncuya oynattırmak, diğer başrolü de siyahi bir oyuncuya vermek bana kalırsa son derece riskli bir karar. Bu seçimlere kimsenin bir itirazı olmaması cast konusunda ne kadar başarılı olduğunu gösteriyor. Elbette Adam Driver’ın canlandırdığı Kylo Ren hariç! Son zamanların belki de en yanlış oyuncu seçimi. Tüm bunların dışında film, yeni bir serinin başlangıcı için gayet heyecan yaratıcı, eğlenceli, görsel efektleri doyurucu ve nostalji yüklü. Başlangıç filmleri zaten hep serinin diğer filmlerine hazırlık değil midir? Genel olarak iyi bir hazırlık filmi olmuş. Serinin ağır topları olmasını beklediğimiz 8. ve 9. filmde çıtanın çok daha yukarı çıkmasını bekliyoruz elbette.

s-3d4e3d4e3271e496e6efd99a862e097d800f38bd

Hasan Nadir Derin (Sinema Yazarı)

Büyük bir heyecanla beklediğimiz yeni Star Wars filminde J.J. Abrams, klasik üçlemenin atmosferini yaratmayı başarmış. Hemen benimseyebileceğimiz karakterler, içinde yaşanmışlık hissi veren mekânlar, klasik bir direniş öyküsü ve hatta baba-oğul çatışması. Hepsi de ilk üçlemenin başarısında rol oynayan unsurlar. Özellikle ikinci üçlemenin en büyük sorunlarından olan, fazlasıyla bilgisayar efekti kullanımı törpülenmiş. Kısacası J.J. Abrams, fanların sevdiklerini ve sevmediklerini dikkate alarak bir film yapmış. Bu nedenle hiçbir risk de almayarak karşımıza adeta Bölüm 4’üm yeniden çevrimiyle çıkmış. Keyifle izleniyor ama daha fazlası olmalıydı dedirtiyor.

 

Emirhan Burak Aydın (Yazar, Editör, Çevirmen)

Kendi geçmişiyle çok ilgilenen, güvenli bir film olmuş. Kylo Ren gibi yani. Maskesi var ama yaraları yok. Sanırım asıl heyecanı hissedeceğimiz film Rian Johnson’dan gelecek. Bu kadarı da şimdilik yeterli. Bence Güç Uyanıyor ileride Star Wars markasını öldürmeyen ama olduğu noktadan yükseğe de taşımayan bir film olarak hatırlanacaktır diye düşünüyorum.

 

Oğuz Albayrak (Sinema Yazarı)

Serinin belki de en heyecan bölümü beklentileri (her ne kadar filmin yüzde doksanlık kısmının yeşil ekran önünde çekildiğini bilsek de) ziyadesiyle karşıladı. Genele bakınca çok fazla göze batan bir şey yokmuş gibi gözüküyor lakin senaryonun sürpriz kontenjanı pek çok kişi tarafından kolay tahmin edilebilir konumda idi. İlk yarı ve ikinci yarı arasında ciddi bir tempo farkı var. İlk yarı ne kadar akmıyorsa ikinci yarı bir o kadar hızlı geçti. Son olarak da Luke Skywalker bir keşişten çok bir süredir partilemekten yoğun düşmüş bir görüntüye sahip bana kalırsa ama yine de (belki) son dönemeci başarıyla almış bir seri.

 

Melik Tahir Şaştım (Sinemacı)

Masallarla büyüyen insanlar aynı hikâyeleri tekrar tekrar dinlemeye aşinadır ve bu tekrarlar hikayeye duyulan aşkı pek zedelemez. Star Wars da bizim için bu masallardan biridir. Hikâyeyi bir üst çıtaya taşımak varken cesaret yoksunu, aynılıklarla dolu, kendi mitini sömüren bir yeni filmle karşılaşmak bu yüzden beni çok üzmedi. Beni üzen şey bunu yaparken çok çok çok para kazanmaları ve bu kazancın tekrarlarla dolu yapımların devam etmesi için bir pekiştireç olma ihtimali. Sayılabilecek onlarca ve hiçbiri de gizli olmayan kusurlarına rağmen Güç Uyanıyor efsanenin yeni uzantısı için son derece eli yüzü düzgün bir iştir benim için.

 

Serdar Durdu (Sinema Yazarı)

J.J. Abrams’ın ilk üçlemeyle sıkı sıkıya bağlı bir Star Wars filmi çekme arzusu Güç Uyanıyor için lehte ve aleyhte sonuçlar doğurdu. İlk üçlemedeki karakterlerin dönüşü, yine direniş cephesinde savaşmaları ve filmde gerçek mekân kullanımına özen gösterilmesi gibi tercihlerle yeni karakterlerden özellikle Rey, Finn ve BB-8’i seyircinin çabuk benimsemesi bir çırpıda sayabileceğimiz artılar. Hem ilk üçleme ayarında yeni bir seri yaratma fikrinin hem de risk alınmak istenmemesinin bir sonucu olarak Yeni Bir Umut’un hikâye kurgusunun tekrarlanması da Güç Uyanıyor’un en büyük sorunu. Buradan yola çıkarak Star Wars serisinin hikâye anlamında bir kısır döngüye girdiğini rahatlıkla söyleyebiliyoruz. Bu kısır döngüyü gücün karanlık tarafının yeni temsillerine ve filmdeki akrabalık bağlarına baktığınızda görüyorsunuz. Luke, Leia ve Han Solo’nun dönüşüyle yaratılan nostaljiden güç alan Güç Uyanıyor, belki yüksek beklentileri karşılayamadı ama özüne dönen ve kendi karakterini ortaya koyabilen bir Star Wars filmi olmasıyla takdirimizi kazandı. Abrams’ın en çok da George Lucas’ın prequel üçlemesini beğenmeyen kitleyi memnun edecek bir film çektiğini söylersek yanılmış olmayız.

kategori:
seçki

ilgili