Aloha: Cameron Crowe’a Aloha Demek

Cameron Crowe…  “Say Anything…”in, “Vanilla Sky”ın, “Jerry Maguire”ın ve “Almost Famous”ın yönetmeni. Gayet etkileyici bu filmleri inci gibi arka arkaya dizen, romantik komedi ve dramedi türlerinin hakkını veren Cameron...

Cameron Crowe…  “Say Anything…”in, “Vanilla Sky”ın, “Jerry Maguire”ın ve “Almost Famous”ın yönetmeni. Gayet etkileyici bu filmleri inci gibi arka arkaya dizen, romantik komedi ve dramedi türlerinin hakkını veren Cameron Crowe ne yazık ki artık o eski performansından çok uzak. Crowe fena olmayan ama orijinaline (“Open Your Eyes”) de yaklaşamayan “Vanilla Sky”dan sonra sinemaya dört sene ara verir. Verdiği aranın ardından Orlando Bloom ve Kirsten Dunst’lı “Elizabethtown” ile döner dönmesine de, beklediği eleştirileri alamaz. Bu filmi yerden yere vurulur. Sonrası çorap söküğü gibi gelir. Altı yıl ara verdikten sonra çektiği Matt Damon’lı “We Bought A Zoo” da beğenilmez. Crowe yine dört sene ara verir. Ama her zamanki gibi bu uzun süren molalar, aralar bir işe yaramaz ve gene kötü bir filmle, üstelik kariyerinin en kötü filmi olan”Aloha”yla karşımıza çıkar.

Hawai’de geçtiğimiz yaz çekilen film için Amy Pascal, Sony’nin hacklenen e-postalarından bir tanesinde “Çok saçma bir film. Bir daha yönetmene ve kadroya güvenip senaryosu bu kadar kötü olan bir filmi onaylamayacağım,” diye yazar. Peki Pascal tepkisinde haklı mıydı? Crowe bu yeni romantik komedisinde bizleri Hawai’ye götürüyor. Afganistan’da görev yaparken yaralanan Brian’ın (Cooper), Hawai’ye çok zengin Carson’ın (Murray) uydusunu fırlatmak ve askeri görevini devam ettirmek için geldikten sonra burada tanıştığı Ng (Stone) ile romantik ilişkisine ve eski sevgilisi Tracy (McAdams) ile ilişkisine odaklanır bu film.

aloha-movie-poster-2015

Aslında filmi neresinden tutsam bilemedim, zira her yeri dökülüyor. Karakterler en dandik romantik komedi filminden daha kötü durumda. İki saatlik süresinde Tracy, Carson, Woody (John Krasinski), Lacy (Danny McBride), General Dixon’ın (Alec Baldwin) amaçlarının ve motivasyonlarının ne olduğunu, bu kişilerin nasıl kişiler olduklarını ifade etmekte zorlanıyor. Hiçbirini doğru dürüst tanıyamadan, karakterler derinleşmeden film sona eriyor. Ng, Brian ve Tracy bu karakterlere nazaran daha iyi kaleme alınmışlar. Ama mesela Tracy fazlasıyla klişe, -diğerlerinden daha iyi yazılmış olsa da- yüzeysel bir karakter. Özellikle Krasinski’nin canlandırdığı konuşmayan Woody karakteri filmin en kötü yazılmış karakteri olmuş. Kısacası karakter cenahında sıkıntısı çok. Öte yandan bu karakterlerin birbirleriyle ilişkileri de (Woody-Tracy, Brian-Tracy, klişelerde boğulan Brian-Ng, Brian-General Dixon) epey kötü yazılmış.

Karakterler bu denli kötü olunca performanslar da yüksek olmuyor haliyle. Kadronun en kötü performansları Murray, Krasinski, Baldwin’den çıkıyor (Baldwin rolünde sırıtırken, Krasinski dökülürken Murray filme zerre inanmadığını fazlasıyla belli ediyor, ki inanmamakta haklı). McAdams ve Cooper dökülmüyorlar ama parlamıyorlar da. Kadronun en iyisi karakteri için son derece yanlış bir seçim olsa da Stone oluyor. Belirtelim ki Crowe film gösterime girdikten sonra Stone’u tercih ettiği için özür dilemişti. Amerikalı Stone’un Hawaili bir karakter için doğru bir seçim olmadığı herkesin malumu. Öte yandan oyunculardan daha kötü bir şey varsa o da Eric Gautier’in görüntü yönetmenliği. Onlarca filme emeği geçen Gautier bu kez epey kötü bir performansa imza atmış ve Hawai gibi bir yeri sıradanlaştırmayı başarmış. Müzik bilgisi pek çok yönetmenden daha fazla olan, filmlerinin müzikleri çoğu zaman enfes olan Crowe bu kez kötü bir soundtrackle de karşımıza çıkıyor. Film sona erince filmde müzik çalınıp çalınmadığını hatırlamayabilirsiniz. Ben hatırlayamadım.

Bradley Cooper, left, and Emma Stone star in Columbia Pictures' "Aloha."

Sorun bunlarla da bitmiyor. Senaryonun olay örgüsü ve diyalogları da bir hayli kötü. Karşımızda fazlasıyla dağınık, bu dağınıklığı fazlasıyla yoran, rom-kom klişelerine sırtını sürekli yaslamış bir film var. Film o kadar dağınık ki filmde vuku bulan şeyleri anlamlandırabilmek bazen zorlaşabiliyor. Crowe’un öyküsüne eklemlediği Hawai kültürünü anlatan diyalog ve sahnelerin yama gibi durduğunu da belirtmeden geçemeyeceğim. “Aloha” kendini iyi hisset (feel good movie) türüne de dahil ediliyor; ama açıkçası Crowe’un her açıdan dökülen bu filmini izlerken pek de iyi hissetmedim. Crowe diyalog yazımında “We Bought A Zoo”nun da altına düşüyor. Hatırlarsınız, “We Bought A Zoo”nun sonlarına doğru Elle Fanning’in karakteri, ablasına “Abla, hayvanları mı tercih edersin, insanları mı?” gibi akıl uçuran bir soru yöneltiyordu ya bu filmde bu replikten daha kötülerine maruz kalıyoruz. 90’larda çekilen TV filmlerini aşmayan “We Bought A Zoo”yu TV filmi bile diyemeyeceğim “Aloha”nın takip etmesi son derece üzücü. Başlıkta da belirttiğim gibi bu birbirinden kötü üç filmden sonra Crowe’a aloha (elveda) demenin zamanı gelmiş gibi görünüyor. Umarız yeni filmi ve dizisiyle yükselişe geçer.

kategori:
izlenim

ilgili