Annemin Yarası: Savaş Ne Zaman Biter?

1990’larda Balkanlar’da yaşanan iç savaş, kuşkusuz II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da görülen en kanlı süreçti. Farklı etnik kimliklerin bir arada yaşadığı Yugoslavya’da Tito’nun ölümünün ardından ekonomik problemlerle beraber tırmanan...

1990’larda Balkanlar’da yaşanan iç savaş, kuşkusuz II. Dünya Savaşı’ndan sonra Avrupa’da görülen en kanlı süreçti. Farklı etnik kimliklerin bir arada yaşadığı Yugoslavya’da Tito’nun ölümünün ardından ekonomik problemlerle beraber tırmanan milliyetçi akımlar bölgeyi tarifsiz bir felakete sürükledi. Kâğıt üzerinden beş yıl sürmüş gibi görünse de iç savaşın ve o dönemde işlenen savaş suçlarının etkileri bugün hâlâ görülmekte.

12046903_1604503856478033_8942162563598423797_n

Annemin Yarası, on sekiz yaşına geldiği için kaldığı Balkan yetimhanesinden ayrılmak durumunda olan Salih’in ailesini aramak üzere yola çıkışıyla açılıyor. Salih’in yolu bir şekilde Borislav ve güzel karısı Maria ile kesiştikten sonra, kötü kurgulanmış fragman yüzünden pek de sürpriz olmayan finale doğru dolu dizgin ilerliyoruz.

Filmin ilk dakikasından dikkatimizi çeken, yaratılan atmosferin gerçekçiliği oluyor. Karşımıza çıkan hiçbir mekân ve hiçbir karakter kurgu hissi vermiyor. Salih rolünde izlediğimiz Bora Aktaş performansıyla göz doldursa da filmin asıl yıldızı yaş aldıkça karizması da artan Ozan Güven. Doğrusunu söylemek gerekirse Güven’in canlandırdığı Borislav Miliç karakteri filmin en incelikli yazılmış karakteri. Film boyunca ışık saçan Meryem Uzerli’yle de elektrikleri iyi tutmuş olsa gerek ki yaşadıkları büyük aşka hepimizi inandırıyorlar. Fazla uzatmadan söylemek gerekirse filmdeki bütün karakterler iyi yazılmış ve iyi oynanmış. Öyle ki Belçim Bilgin bile göze batmıyor.

12032068_1603166696611749_5380491470636312065_n

İzleyiciyi içine alıveren atmosferin yanı sıra Sırp ve Boşnak karakterler arasındaki dekorasyon ve giyim kuşam farklılıkları gibi detaylara özen gösterilmiş sanat yönetimi de filmin artıları arasında. Ayrıca filmin müzikleri de en az görüntüleri kadar iyi. Hele o doğum günü partisinde Meryem Uzerli’nin söylediği şarkı bizi sinema salonundan alıp Balkan topraklarına sürüklüyor.

Elbette filmin en büyük başarısı tüm bunları bir araya getiren ve böylesine ajitasyona müsait bir konuyu hassasiyetle işleyen yönetmen Ozan Açıktan’a ait. Daha önce Silsile ile izlediğimiz ve o zaman da umut vadettiği aşikar olan Açıktan, Annemin Yarası ile adeta rüştünü ispat ediyor. Dilerim gişesi bol, yolu açık olur.

Bu yazı ilk olarak yazarın kişisel blogunda yayınlanmıştır.

kategori:
izlenim

ilgili