Antichrist: Trier’in Gücü Adına!!!

Yazan: Ijon Tichy  ·  28 Mayıs 2009 Paylaş

antichrist-1.jpg

Cannes’daki gösterimi bittiÄŸi anda basın mensuplarının yarısı ayaÄŸa kalkıp alkışlarken, yarısı çığlık çığlığa, ıslıklarla ve yuhlamalarla protestolara baÅŸladı. Zevk ve kızgınlık haykırışları 15 dakika sürdü. Gösterimin ertesi günü yapılan basın toplantısında Lars von Trier “Ben dünyanın en iyi yönetmeniyim” diyerek bu bol alevli tartışmaya bir bidon benzin daha döktü. Antichrist’ı Cannes’da olmadığımız için doÄŸal olarak henüz izlemedik, nasıl bir film olduÄŸunu bilmiyoruz. Ama ÅŸu ana kadar izleyenlerin eleÅŸtirilerini okuyunca ve gösterimden sonra ortaya çıkan tartışmaları görünce ÅŸunu net bir ÅŸekilde anlıyoruz: İyi ya da kötü olabilir ama çok güçlü bir filmle karşı karşıyayız.

Filmin ilk sahnesinin, anne ve babası yan odada seviÅŸirken, pencereden aÅŸağı ağır çekimde düşen bir çocuÄŸun, siyah-beyaz renkler ve Haendel’in çarpıcı müziÄŸiyle estetize edilmiÅŸ görüntüleri olduÄŸunu aktarırsak; ve bu sahnenin filme aslında yumuÅŸak bir baÅŸlangıç yaptığını belirtirsek, filmin etkisini de kısaca özetlemiÅŸ oluruz.

Bir çiftin, çocuklarını kaybetmenin üzüntüsünü, doÄŸayla kucaklaÅŸarak atmaya çalışmasını anlatan filmden, mümkün olduÄŸunca az detay vererek ÅŸu ana kadar gözümüze çarpan eleÅŸtirilerden bir buket hazırladık. Antichrist’ı izleyenlerden sizlere yorumlar aktarıp, merakınızı kamçılayalım dedik.

antichrist2.jpg

“Film, kadın, doÄŸa ve tarih hakkında çok ÅŸey söylüyor ve bunları bağırarak, altını kalın çizgilerle çizerek söylemeyi tercih ediyor. Antichrist, delilikle dolu bir film. Ingmar Bergman’ın Saw’ı çekmesi gibi bir deneyim” Elizabeth Renzetti/The Globe

“Fışkıran kanlar, kırılan kemikler, baÅŸkalaşım geçiren cinsel organlar. Ve üstüne üstlük filmi Andrei Tarkovsky’ye adayan bir yönetmen. Kocaman bir provakasyonla karşı karşıyayız. Zevk alıp almamak size kalmış” Lisa Schwarzbaum/Entertainment Weekly

“Bu filmle Trier, büyük bir provokatör ama aynı zamanda büyük bir sinemacı olduÄŸunu bir kez daha gösterdi. Zaman zaman David Lynch’i hatırlatan sahnelerle kendisinden beklediÄŸimizi fazlasıyla yerine getirmiÅŸ.” Anthony Kaufman/Indiewire

“Trier, bir iÅŸkence pornosunu bize film olarak seyrettiriyor ve hepimizin beÄŸenmemizi saÄŸlıyor. Dahice…” Jonathan Romney/Screen

“Trier, dünyanın en seçkin ve zor beÄŸenen film kitlesine karşı, kıpkırmızı giyinmiÅŸ, pelerinsiz bir matador gibi durdu. Filmiyle hepsini kışkırttı. Psycho’nun alanına giren bir film izledik. Åžaplağı (spanking) yedik ve zevk aldık.” Richard Corliss/Time

“Sahici bir delilikle karşı karşıyayız. Mainstream korku filmlerindeki gibi yapmacık deÄŸil, Ken Russel’da, zaman zaman Hitchcock’ta gördüğümüz sahici bir delilikle…” Anne Thompson/Time

“Anlam ifade etmeyen ama olan bir film (a film that not mean, but be). Dayanılmaz, ama asla sıkıcı deÄŸil” Roger Ebert

antichrist3.jpg 

“Antichrist, hayatımda gördüğüm en anti-entertainment (türkçeye çevirince anlamı kayboluyor, özür dileriz) duruÅŸa sahip film. Filmin ikinci bölümünü aÄŸzım açık izledim, nefes aldığımı da zannetmiyorum. Gösterime girdiÄŸi sinemalarda, koltuklara emniyet kemeri takılmalı” Wesley Morris/Boston Globe

“Koskocaman bir sanat filmi osuruÄŸu. (a big fat art-film fart) Todd McCarthy/Variety

Son olarak söz Trier’de: Antichrist için, hiçbir özürüm yok. Tam tersine benim kariyerimin en önemli yapıtı olduÄŸuna dair kesin bir inancım var.

İLGİLİ OLABİLECEK DİĞER METİNLER:

  1. Trier’in Antichrist’ından İlk Görüntü
  2. Dikkenar Üçgen: De Niro, Scorsese, Von Trier
  3. Trier, Melancholia ve Penelope Cruz??
  4. James Ivory 3 Yıldır Bekliyor
  5. Cannes’da Ustalar Geçidi

  • Plastic Attic
    DAHA İZLEMEDİM.
    Ama..
    "İzlememeye" yüreğim dayanmaz. Trier adına diyemem ama içerdiği pasajlar adına defalarca önerildi bir saat kadar önce. Akşam "öyle" mi görülecek.
    Bana anlatıldığı kadarıyla -bir başkası adına konuşuyorum ki o kişi de beni tanıdığından kesinlikle, özellikle bana öneriyordu bu filmi, dolayısıyla dolambaçlı yoldan benden çıkmış bir yorum olabilecek- "kartezyen aralık" diyebileceğimiz, rasyonel ve irrasyonel, kadın ve erkek, düzensiz ve düzenli, doğa ve akıl, beden ve ruh, vb. bir boşluğa denk gelmiş karakterler, oradan çıkamamış ve hikayede oracıktan kendiliğinden doğmuş.
    Trier'in filmi çekmeden önce üç senelik bir yatay pozisyonda depresyon deneyimi olmuş diye okudum az önce, bilmiyordum. Geçirdği sürece neden olan yarılma, böyle bir yarılma mıydı merak ettim.. Çünkü kadın olmayı arayan kadının başına daha çok gelen bir yarılmadır bu. Rasyonel kutbu, onun tersini, tasnifi bırakıp akılsız kalmak gerekir. Erkek buna gelmez. Görücez.
blog comments powered by Disqus