Işıl Çobanlı Erdönmez

  • Az ajtó: Kapılar Ardında

    Magda Szabó'nun kitabından uyarlanan, István Szabó'nun yeni filmi Az ajtó (Kapı / The Door) filmini Işıl Çobanlı Erdönmez yazdı....
  • Bonsái: Hayatı Bir Kitap Gibi Yazmak

    Filmin sonunda Emilia ölüyor ve Julio yaşamaya devam ediyor! Filmin sonunu neden yazdığımı merak edip içten içe daha ilk satırdan içerleyebilirsiniz. Ama maalesef film, bu satırların deklare edilmesiyle başlıyor. Filmin öylesine içe işleyen bir akışı var ki; daha ilk sahnelerden itibaren bu sonu unutup öykünün içinde kalmayı, sonunu merak...
  • Hugo: Ruhumuzu Yavaşça Bekleme Zamanı

    Işıl Çobanlı Erdönmez, Hugo'yu yazdı......
  • Tintin et moi (2003): Tenten ve Biz

    Çocukken çizgi karakterler, hayatınızda tahmin edemeyeceğiniz kadar çok kıymet taşıyabiliyor. Benim için bu gizemli karakterlerden biri televizyonda izlediğim Nils ve Uçan Kaz idi.. Diğeri de çizgiroman karakteri Tenten.. Evimizdeki Tenten serilerine, okumaya çok çabalamasam da; bana anlatılanlarla ve resimleriyle bağlanacak kadar çok hayranlık duyardım. Açıkçası biraz daha büyüyüp de...
  • Yüzünü Güneşe Dönemeyen Gişe Memuru

    Günebakanları hep kendimle özdeşleştirmişimdir… Gece boyunlarını bükerler; sonra sabahın ilk ışıklarıyla biri onlara “başın öne eğilmesin” der. Güneş ve sevgi görünce hemen doğrulturlar kendilerini… Gişe memurunu sürdükleri gişenin çevresinin günebakanlarla dolu olmasının bir nedeni de bu olabilir mi diye düşünmedim değil doğrusu… Çağan Irmak’ın Karanlıktakiler filmindeki sorunlu anne-oğul ilişkisine...
  • Mujeres al borde de un ataque de nervios

    Zevk için Acı Gerekir Almodovar’ın 1988 yapımı filmi “Mujeres al borde de un ataque de nervios” (Women on the Verge of a Nervous Breakdown), Türkçeleşmiş haliyle “Sinir Krizinin Eşiğindeki Kadınlar”, herhalde çeviride adı kaybolmamış nadir filmlerden. Gerçekten de kelimesi kelimesine dilimize katılmış ve doğru karşılığını bulmuş bir ifade “Sinir...
  • Kazanmamayı Tercih Eden 90ların Kulübü

    Duygusal bir yaşanmışlıklar bütünü nedeniyle; filmi değil; anlattıklarını yazacağım sanırım… Tolga Örnek’in Kaybedenler Kulübü filmi, uzun zamandır beklenen bir filmdi. En azından belirli bir kitle tarafından… Film, 1990ların kült radyo programı Kaybedenler Kulübü’nü konu alıyor. Şu anda olmayan Kent Fm 101.1 frekansında haftanın üç gecesi yayınlanmaktaydı. Üstelik bu radyo,...
  • Aşk, Tesadüfleri de Acıyı da Hüznü de Sever

    Claude LeLouch’un “Talih ve Tesadüfler” filmini Elif ile ilk izlediğimizde, ağzımız açık kalmıştı… Hem aşkın tesadüflerle insanları buluşturduğunu görmüş, ama hem de bir yandan da bunun bir talih yani kader de olabileceğini düşünmüştük. Sonrasında yaşımız ve hayattaki duruşumuz da gereği, biraz hayalci, biraz plansız ve biraz da duygusal bir...
  • Çocuk Filmleri ve Özgür Ruhlar

    Sinema endüstrisinde başlı başına bir sektör, çocuk filmleri… Hele bir de küçük kızınız aracılığıyla siz de takip etmek durumundaysanız! Onlara çizgi film deyip geçmek doğru olmaz; öyküsüyle, kurgusuyla, sinematografik gücüyle, müzikleriyle başlı başına birer film hepsi. Hayal gücünü körelteceği nedeniyle doğumundan itibaren kızımıza ilk üç yıl televizyon izlettirmedik. Ancak...