Avatar

Onur Yazıcıoğlu

  • Muhsin Bey: 1987’den 2014’e

    Muhsin Bey sinema perdesinde dönerken, 2014 yılının İstanbul’u, 1987’nin İstanbul’uyla yüzleşebilecek mi?...
  • Tarantino, Şiddet ve Anlamsız Bir Çağ

    Django üzerine uzun uzun analizler yapmaktansa, bugünün insanını, bu zamanları ve bu zamanı yaşayanların şiddetle kurduğu ilişkiyi anlamak gerek. Yoksa Tarantino’yu sıradan bir yönetmeni anlatır gibi anlatmak gerekir ki; bu hiçbir şey anlamadığımız anlamına gelir....
  • Life of Pi: Yeni Dünyanın Hazinesi Hayalgücü

    Ang Lee’yi dünyanın sinema gündeminin başköşesine yerleştiren en önemli iki unsur hayalgücü ve bakış açısı. Klişeler biz izleyiciye, yaratıcılık zat-ı alilerine emanet. ...
  • Kelebeğin Rüyası: “Aynı Hollywood filmi gibi olmuş”

    Biz yapalım da aynı Hollywood işi gibi olsun. Halk da bunu istiyor zaten. Fazlasını aramak ise sadece “Kelebeğin Rüyası” olabilir....
  • Fetih 1453: Şefik Sultan Mehmet

    Fetih 1453, Türkiye sinema sektörü açısından oldukça önemli bir iş. Sinemayla uğraşan birçok insanın İstanbul’un Fethi’ni çekme hayalini Faruk Aksoy gerçekleştirmiş oldu. Filmle ilgili çok farklı açılardan değerlendirmeler yapmak mümkün ancak bu kadar şefkâtli bir Fatih’i kabullenmek güç. Fetih 1453 yılın en çok konuşulacak filmi olma konusunda ilk jeneriklerinin...
  • Bu Gelecek Daha Çok Uzun Sürer

    Özcan Alper yine yürekler dağlayan bir öyküyle karşımıza çıktı. Gelecek Uzun Sürer, bu ülkenin geçmiş, gelmiş ve gelecek acılarının daha çok süreceğine dair elimizdeki net bir kanıt olacak. Bu gelecek daha çok uzun sürecek. Bunu kendi kendimize anlamadıysak da Özcan Alper güzelce anlattı. Bu ülke, insanı ikinci filminde olgun...
  • “Biraz değişik…” Altın Portakal Konuşması

    Özlediğimiz Bakınız yazarlarından Onur Yazıcıoğlu, 48. Antalya Altın Portakal Film Festivali açılışında ödül alan Rutkay Aziz'in yerinde çıkışı hakkında yazdı. ...
  • Kadın Hamlet: Metin Erksan Uçarken

    Kadın Hamlet, Türkiye sinema geleneği içinde çok önemli bir yere sahip. Ülke yerel sorunlarıyla uğraşırken fantastik bir dille yapılan bu Shakespeare uyarlaması dönemi için cesur bir girişim.  Türkiye sinema tarihi, hiç de öyle azımsanacak ya da hafife alınacak bir süreç değil. Kendine has yönetmenler, oyuncular yetiştirmeyi becermiş, bir ekol...
  • Sürü: Ölümden Medet Ummak!

    Sürü, Türkiye sinema tarihinin başyapıtlarından biri. Yılmaz Güney’in cezaevindeyken yazdığı senaryoyu filmleştiren isim Zeki Ökten’di. Bir topluma her karesiyle ayna olan bu filmi bugün bir daha hatırlayalım istedik.  Sürü, 1979 yılında çekilmiş bir film. Yönetmeni Zeki Ökten, senaryosundaki imza ise Yılmaz Güney’e ait. Türkiye sinemasının en önemli yönetmenlerinden biri...