Avatar

Suat Demirel

<a href="http://www.twitter.com/entrapmen">twitter.com/entrapmen</a>
  • The Wire – Çürümüşlüğün Tarihçesi

    The Wire 2002-2008 yılları arasında yayınlanmış ve bitmiş bir HBO dizisi. HBO dediğim anda zaten kafanızda az çok bir şeyler canlanmıştır. Polis merkezindeki polislerden başlayarak, politikacılar ve mafyaya dek uzanan zinciri ele alan dizi 6. Sezonundan sonra yayın hayatına veda etmişti. Eski bir Baltimore Sun polisiye muhabiri olan David...
  • “Aile Boyu” Yanlış mı Anlaşılır Oldu, Ne?

    Eskiden beri bu “aile boyu x” olayından hazetmemişimdir. Aile boyu müzisyenler, aile boyu bilmem neler. Her sektörde kendini sıkça gösteren bu aileden torpillilik durumu genelde abartıldığından çok can sıkıcı bir hâl alıyor. Torpilin ve kayırmanın adına “aile boyu” denilmesi, bir nevi subliminal mesaj olup, ailenin kutsallığından koruma alıyor. Aslında...
  • Breaking Bad: Suç Ne Zaman Suç Değildir?

    Vince Gilligan’ın alamet-i farikası olan dizi ülkemizde E2 aracılığıyla ikinci sezonunu devirmiş durumda. İnternet aracılığıyla takip edenler hali hazırda üçüncü sezonu izlemekte ve feyzalmakta. Vince Gilligan ismini bir ihtimal X-Files aracılığıyla duymuş olabilirsiniz. Ayrıca Will Smith ve Charlize Theron’un rol aldığı Hancock isimli filmin de senaristlerinden birisiydi. Bunun dışında...
  • Iron Man 2: Demir Değil Bildiğin Teneke!

    Daha filme gitmeden önce bazı konularda endişe duyduğumu, bu hafta gösterime girenler kısmında anlatmaya çalışmıştım. Film bittiğinde ise oturduğum koltukta “Neden? Neden?” diye kendime sorarken, haklı çıkmış olmaktan ötürü hiç sevinmiyordum. Iron Man, diğer süper kahraman filmlerinde bolca içine düşülen hatalara düşmemeye gayret eden bir yapımdı. Esprilerdeki incelik ve...
  • Salaam Bombay! (1988)

    The Namesake ve Amelia ile tanıdığımız Mira Nair’in Bombay’daki sokak çocuklarına adadığı dram türündeki 1988 yapımı film, aynı sene Oscar ödüllerinde en iyi yabancı film dalında adaylık elde etmişti. Gregory David Roberts’ın yazmış olduğu “Shantaram” sonrası uzun zamandır ertelediğim bu filmi nihayet izleyebildim. Mira Nair pek hayranı olduğum bir...
  • Edge of Darkness: Yeniden Çevirelim de…

    Edge of Darkness, ülkemizde – dile getirmek bile istemediğim kötü bir çeviriyle- “İntikam Peşinde” olarak gösterime girdi. Pek tabii ki Bakınız olarak bu filmi gözden kaçırmamız mümkün değildi. Peki, niye? Sebepler basit aslında. İçinde Mel Gibson gibi her filmiyle en kötü ihtimal ortalama bir oyunculuk çıkartan aktör, Martin Campbell...
  • Ejder Kapanı: Kapana Kısılan Sadece Ejder Değil

    İzlediğim filmin işlediği konu ne kadar kanlı, rahatsız edici veya moral bozucu olursa olsun şayet “iyi” işlenirse sinemadan hep ekşi ve acı veren mutlulukla ayrılırım. Hastalıklı bir yapıymış gibi gelebilir size ama nedeni basittir: İyi bir sinema filmi izlediğim için mutlu olurken, o konuyu çok iyi işlemesinden ötürü acı...
  • Kaybeden Erkeklerin Komik Halleri

    Two and a Half Men – The Big Bang Theory Birbirinden çok farklı görünen bu iki komedi dizisi aynı ellerden çıkma. İkisini aynı potada eritmeye çalışmam sırf bu sebeple değil tabii ki. İlk bakışın ötesine geçildiğinde, işledikleri konuların benzerlikleri rahatlıkla görebilir. Ele aldığı karakterler taban tabana zıt görünüyor olmasına...
  • Avatar: Algısal Patlama!

    Filmin gösterimi başlamadan yalnızca birkaç dakika önce salona girebildim. Elimde karnımı doyurmayacak bir gözlük, uykusuzluğumu unutturmayacak bir koltuğa yerleştim. Koşturarak girdiğim salondaki kalabalığı görünce “çok canlar yanacak” diye düşündüm. Çok geçmeden film başladı, bunu çok net hatırlıyorum. Film başlayıp ara verene değin (120 dk) hareket bile etmedim sanırım. Nefes...