Zaman hızla geçiyor, algılar ve alışkanlıklar değişiyor. Oysa bazı filmler sabit kalıyor. Bana göre bunlardan biri de Wong Kar Wai’nin aşk şiiri In The Mood For Love. bakınız
Yazar: Yıldıray Kibar
Eternity And A Day: Sonsuzluk, Zaman, Hayat
Theo Angelopoulos’un ölüm tarihinde yaşamı sonsuza çevirdiği güzel filminin kendi adıma anlamlı bir zamana gelmesinden ötürü iki kelamını etmek istiyorum. Yakın zamanda kendi kendime sormuştum: Yarın ne kadar … bakınız
Drive: Gerçek Bir Kahraman
80ler ne kadar kötüydü diye söylenip dururken Nicolas Refn gibi adamlar gelir önünüze tokat gibi bir iş koyar ve afallarsınız. Danimarkalı yönetmen kökenlerinden gelen soğukluğu 80lerin pastel ikonası … bakınız
17 Haziran 2011
My Name is Joe: Kendini Tanıtmak Zorunda Kalanlar
“Ahh kusura bakma n’olursun, ama biliyorsun ben senin cici bici, düzenli, şıkır dünyanda yaşamıyorum. Senin de bildiğin gibi, kimileri polise gider, kimileri kredi almak için bankaya, kimileri de … bakınız
31 Aralık 2010
Bakınız 2010 Yıllığı: Yıldıray Kibar
Tamamı aynı yılın yapımı olmasa da 2010 yılı içerisine izlediğim filmlere ana başlıklarla birkaç kelam etmek isterim. Un Prophete: Hıristiyan tarihinden beslenen tonla film izledikten sonra, İslam tarihini … bakınız
16 Haziran 2010
Paris, Texas (1984) veya Gerçeği Kaybetmek
Sona ermemiş/yarım kalmış bazı hikayelerin nerede ve nasıl bittiğini tahmin etmekte zorlandığımız zamanlar olur. Hikayeyi anlatmayı/yaşamayı sürdürürken aslında neresinde olduğumuzun farkında olamayız bir türlü. Uzattıkça kabak tadı veren … bakınız
17 Şubat 2010
Gregory House vs. Dr. Cal Lightman
İşinde en tepede sıra dışı dahi adam Adamın kişisel sorunları ve geçmişi ile ilgili gizemleri had safhada Her biri farklı yetenek ve karakter özellikleri ile bütünleşmiş bir takıma … bakınız
08 Şubat 2010
Wong Kar Wai’den The Grand Master
My master Wong Kar Wai, dövüş sanatının önemli figürlerinden Ip Man’in hayatını anlattığı filmiyle yakında ortaya çıkacak. Uzun süredir Lady from Shangay projesi ne olacak diye beklerken karşımıza … bakınız
19 Ocak 2010
Soul Kitchen: Ruhumuzun Mutfağı
Fatih Akın sineması üzerine daha yeni yoğun bir süreçten çıkmıştım. Özellikle Kısa ve Acısız ve Duvara Karşı ile ilgili makale yazma çabamdan ötürü filmlerindeki uzaklaşma, gitme, yabancılaşma metaforları … bakınız
05 Ocak 2010
Kısa ve Acısız’dan Duvara Karşı’ya
Hissetmenin Ardındaki Saklı Ustalık Fatih Akın. Sinematografik düzlemini anlatmadan önce insani duruşunu görmek gereken adam. Çok-Kültürlü. Hümanist. Anlatacakları olan. Derdi olan bir adam. Belirsizliklerden sıyrılış – İlk İfade … bakınız
04 Ocak 2010
Mammoth: Paylaşılamayan Sevgiler
Lukas Moodysson; gülerek ve gülümseterek başladığı sinema kariyerinde acının en derinine yoğunlaşan bir yere doğru ilerledi. Acıya ve acımasızlığa ve irrite edici rahatsızlığa ulaşan bu sinemanın yaratıcılığın bir … bakınız
14 Aralık 2009
Son İstasyonda Tolstoy’u Beklerken
Michael Hoffman’ın Lev Tolstoy’un hayatını anlatan filmi Independent Spirit adayı olarak yılın dikkate değer yapımlarından biri olduğunu gösterdi. Yapımda Tolstoy’u Christopher Plummer canlandırıyor. Yönetmen, Tolstoy’un son dönemine bakış … bakınız
01 Aralık 2009
Nuh’un Greenberg’i
Noah gemisini yeniden yüzdürmeye başlamış anlaşılan. The Squid and the Whale’in arızalı yönetmeni Noah Baumbach’ı, en son yakın dostu Wes Anderson’un Fantastik Mr. Fox’unun senaryosunda görmüştük. Şimdi eşi … bakınız
20 Kasım 2009
Futbol, Loach ve King Eric
“Cantona olmak istedim” Roy Keane Yakalarımızı Kaldırdık Bir Loach filmiyle yüzleşmemiz gerektiğinde önce politik olacağını ve lineer bir hikâye anlatacağını bilmemiz gerekir. Çehov nasıl başlattıysa anlatmayı, Loach aynı … bakınız



