Belgica: Bu Defa Kesin Bar Açıyoruz!

Engin Eryiğit, soundtrack'ini de konu aldığı yazısında Belgica'yı anlattı......

Belçikalı elektro-rock grubu Soulwax’in yeni albümü geçtiğimiz hafta itibariyle ve Play It Again Sam etiketiyle çıktı. Albümde on altı parça bulunuyor. Bu albümü farklı kılan özellik ise, parçaların performansının Soulwax tarafından uydurulmuş on beş farklı “farazi” grup tarafından sergilenmiş olması!

Soulwax, Felix van Groeningen’in son filmi “Belgica” soundtrack’i üzerinde bir yıl çalıştı. Neredeyse tamamı filme adını veren Belgica adlı kafe-bar-kulüp-diskoda (gerçek hayatta Gent’te Vlasmarkt sokağı numara 6’da bulunan “Charlatan”) geçen film boyunca, mekânın ana sahnesinde bu performansları izleme ve dinleme şansı buluyoruz.

Rock-star The Shitz’in “How Long”undan White Virgins’in Kraut-tekno hit’i “Turn Off The Lights”a (Nelly Furtado şarkısıyla karıştırmayınız!); Sepultura’nın davulcusu Igor Cavalera’nın da yer aldığı Burning Phlegm’in heavy metal patlaması “Nothing”e; film sırasında memleket hasretimizi gideren Kürşat 9000’den “Çölde Kutup Ayısı”na (ki yönetmenin Altın Lale’li filmi The Misfortunates’in Türkçe ismi olur kendileri); Charlotte’un neo soul pop tarzdaki “The Best Thing”ine her zevke hitap eden performanslar mevcut…

belgica-2

Dünya prömiyerini Sundance’te yapan, Belçika’da bu hafta vizyona girecek olan Belgica’yı Berlin’de izleme şansı buldum. Film “The Broken Circle Breakdown” kadar duygu yüklü olmasa da bazı anlarda hüzünlendiriyor ve tabii ki müzikleriyle keyifli anlar yaşatıyor. Bu kez filmin genlerinde country ve bluegrass yok. Elektro-rock merkezli, daha geniş bir yelpazede müzikler var.

Partiyi ne zaman bitirmek gerektiğini bilmeyen iki kardeşin hikayesi!

Konu son derece tanıdık. Pek çoğumuzun 20’li yaşlarında kurduğu “bar açıyoruz dostum” hayalinin beyazperdeye aktarılmış versiyonu. Yönetmen senaryoyu “With Friends Like These”i de beraber yazdığı Arne Sierens’le birlikte kaleme alırken, babasının 1988 yılında Gent’teki bar açma deneyimi hakkındaki çocukluk anılarından da biraz ilham almış.

Jo (Stef Aerts) ve ağabeyi Frank (Tom Vermeir) iki zıt kardeş. Jo, şehir merkezinde ufak ama popüler bir pub olan Belgica’yi işletiyor. Müteşebbis ağabeyin yandaki dükkanı da satın alarak işe dahil olmasıyla, Belgica bir “club”a dönüşüyor. Ufak ve samimi tabelanın üzerine, neon ışıklı devasa tabela geliyor.

belgica-neon

Belgica, Flaman gece hayatının “hotspot”u haline geliyor. Bir süre konsepti bozmuyorlar. Mekân, ortamların “Nuh’un Gemisi” olma özelliğini koruyor. Kapıda sebze-meyve seçer gibi müşteri seçen, izbandut gibi dikilmiş bodyguard’lar yok. Belgica’nın kapısı herkese açık.

Fakat zaman ilerledikçe sıkıntılar baş gösteriyor. Aile arası anlaşmazlıklar, idari zafiyet, zabıta sorunları, güvenlik sorunları, personel sorunları, groupie sorunları… Belgica düşüşe geçiyor. Sonrasında hüzünler, entrikalar, kavgalar… Hatta “vertigolar, nostaljiler karasevdalar”…

Çok fazla detaya girmeden huzurlarınızdan ayrılırken, albümü dinleyebileceğiniz linki ve parça listesini şuracıkta bırakıyorum:

1. Charlotte – The Best Thing
2. The Shitz – How Long
3. Rubber Band – Caoutchouc
4. White Virgins – Turn Off The Lights
5. Light Bulb Matrix – Hot December
6. Kürşat 9000 – Çölde Kutup Ayısı
7. Erasmus – Ti Ricordi Di Me
8. Burning Phlegm – Nothing
9. Aquazul – Slippy Fingers
10. Roland McBeth – Don’t wait Up For Me
11. Diploma – Got Any Chris Rea?
12. They Live – The Cookie Crumbles
13. Danyel Galaxy – Cybernetic Permutations In The Key Of A
14. The Shitz – Sell It With Your Face
15. Robert Vanderwiel – Nine Thousand Eyes
16. Noah’s Dark – Inward

kategori:
izlenim

ilgili