Berlinale 2010: The Ghost Writer

“Bir havaalanına iki güvenlik kontrol noktası koysak. Birinde dümdüz yürüyüp, soru sorulmadan, üstün aranmadan rahatça uçağına bineceksin. Diğerinde ise üstün defalarca aranacak, istihbarat örgütlerinin sağladığı bilgiler sayesinde senin tehlike...

“Bir havaalanına iki güvenlik kontrol noktası koysak. Birinde dümdüz yürüyüp, soru sorulmadan, üstün aranmadan rahatça uçağına bineceksin. Diğerinde ise üstün defalarca aranacak, istihbarat örgütlerinin sağladığı bilgiler sayesinde senin tehlike olup olmadığın araştırılacak, hatta bu bilgilerden büyük çoğunluğu başkalarına yaptığımız işkenceler sonucunda alınmış olacak.

Ve soruya geliyorum: Çocuğunu hangi uçağa bindirirsin? Sıkı güvenlik önlemleri alınmış olana mı, yoksa güvenlik noktasından herkesin rahatça geçebildiği uçağa mı?”

Roman Polanski’nin Berlinale’de ilk kez seyirci karşısına çıkan yeni filmi Ghost Writer’dan alınan bu replik üzerinde saatler süren tartışmalar yapılabilir. Ancak bu repliğin bakınız.com’a konulma amacı biraz farklı.

İlk gösterimin ardından oyuncular, eleştirmenler ve Polanski’nin meslektaşlarının yaptığı yorumlara da bakıldığında polonya asıllı fransız yönetmenin hala sağlam filmler çıkardığını, başına gelen onca olaydan sonra bile yeteneğini sergilediğini anlatan bir replik yukarıdaki…

Ghost Writer, belki Polanski’nin şu anda içinde bulunduğu durum yüzünden biraz abartılıyor olabilir. Ancak filmi yorumlayan her eleştirmenin (ki bunlar arasında Polanski tutuklandığında yönetmeni sert bir şekilde eleştirenler de var) yazılarının içinde Three Days of the Condor, Parallax View, All The President’s Men’i geçirmesi, önemli bir filmle karşı karşıya olduğumuzu gösteren işaretler…

Filmin ironik diğer bir yönüne ise Ghost Writer’ın uyarlandığı romanın yazarı Robert Harris, Der Spiegel’e verdiği röportajda dikkat çekmiş: Polanski’nin yaşadıklarının gerçekliği ile romanın kurgusal yönü garip bir ironi oluşturuyor. Filmde suç işleyen bir ingiltere başbakanı görüyoruz. Aptal amerikan başkanını ekranda hiç görmesek de varlığını hissediyoruz. ABD ve İngiltere, Polanski’nin tutuklanmasına neden olan dava nedeniyle giremediği iki ülke… Henüz daha tutuklanmadan romanımı çekmeye başlaması, bilinçaltındaki kızgınlığın öne çıkartılmasıydı belki.

kategori:
haber

ilgili