Bakarkörlerin Dünyası

Yazan: Misafir  ·  5 Aralık 2008 Paylaş

Bakınız için yazan: Mert Tanaydın

Bir söyleşisinde, romanlarını yazarken fantastik bir fikirden yola çıktığını kabul ediyor José Saramago. Ancak sonrasında mantıksız hiçbir unsura yer vermiyor, sonunda okura bol bol düşünme imkânı sağlayan bir süreç sunuyor.

Körlük, daha doğrusu Ensaio Sobre A Cegueira, körlük üzerine bir deneme. Bir anda kendini beyaz bir körlüğün içinde bulan bir şoförle başlıyor, ülkedeki tüm insanlara yayılıyor. Bir tek şoförün rahatsızlığını göstermiş olduğu göz doktorunun karısı hariç. İşte körler dünyasında gören o talihli (ya da şahit olduklarına göre talihsiz) kadın, okurun da izleyicinin de umudunu sürdürmesini sağlayan meleğimsi kahramandır. Ona göreyse, herkesin aslında bakarkör olduğu bir dünyada, o da kör olmalıdır; ama ne yazık ki görmeye devam etmiştir.

Okurların gözünde kelimelerden oluşmuş bir körler dünyası varken, sinema sevdalıları körlerin dünyasını kendi gözleriyle izleme şansı buluyor artık. Nobel ödüllü Portekizli yazar José Saramago, ikinci defa bir romanının filme alınmasına izin verdi. Sonucundan da memnun olduğunu The Guardian muhabiriyle yaptığı söyleşide belirtiyor. Sao Paulo, Uruguay ve Kanada’da Fernando Meirelles yönetmenliğinde çekilen film, tam istediği gibi belirsiz bir ülkede geçiyor ve büyük ölçüde romana sadık kalmış. Bu seneki Cannes Film Festivali’nde galası yapılan filme 86 yaşındaki yazar, uzun süre hastanede kalmasını gerektiren ve ölüme yaklaştığı bir rahatsızlıktan kurtulduktan sonra, Lizbon’daki bir gösterimde gitmiş. Ve evet, bu film olmuş!

blindness-julianne-moore-mark-ruffalo.jpg

Fernando Meirelles sinemada daha önce iki edebiyat uyarlamasına daha yönetmen olarak imza atmıştı. Ses getiren filmi Cidade de Deus (Tanrıkent), Paulo Lins’in romanıydı. Holywood’daki ilk filmi The Constant Gardener (Arka Bahçe) ise casus maceralarının ünlü ismi John Le Carré’nin romanından senaryolaştırılmıştı. Dolayısıyla işinin ehli bir yönetmenin elinde, üstelik azımsanmayacak bir kadroyla önemli bir film olarak Körlük (Blindness), sinema tarihinde yerini alacağa benziyor.

Julianne Moore‘u bir meleği andıran göz doktorunun karısı rolünde, genellikle alternatif filmlerde görebildiğimiz Mark Ruffalo‘yu da körlerin arasında kalan tek göz doktoru rolünde izleyeceğiz. Merielles filmlerinin gediklisi Alice Braga kara gözlüklü kadın rolünde. Japon oyuncular Yusuke Iseya ve Yoshino Jimura ilk kör ve karısı rollerinde, Don McKellar ise araba hırsızı rolünde kitabın ilk karakterlerini canlandırıyorlar. Usta oyuncular Danny Glover ile Gael Garcia Bernal de körler dünyasının kahramanlarından. Yalnız Bernal’in oynadığı karakter romanda bir parça farklı arz ediyor. Filmdeki barmen rolü senaryoda eklenmiş.

Türkiye’de birtakım festivallerde gösterime girmiş, hatta Bursa’daki İpekyolu Festivali’nde Gael Garcia Bernal’in doğumgününe de denk gelen bir galası yapılmış olsa da Körlük, Türkiye’de gösterime 23 ocak 2009‘da girecek.

Filmi henüz izlememiş olanların ama izlemeyi düşünenlerin aklında tutması gereken bir nokta var: İzleyeceğiniz film bir distopya ya da bilim kurgu değil. Saramago’nun ve dolayısıyla yönetmen Merielles’in merceğine aldığı insanların dramı ve zaten kör olanların değil, körlüğünün farkına birden varanlarınki.

İLGİLİ OLABİLECEK DİĞER METİNLER:

  1. Körlüğün Dayanılmaz Hafifliği
  2. The Limits of Control’den Fragman Geldi
  3. Cannes Başkanı Tim Burton
  4. 62. Cannes Jüri Başkanı
  5. Cannes 2009… Altın Palmiye Michael Haneke’nin…

blog comments powered by Disqus