Boxcar Bertha: Scorsese ve İşçi Sınıfı

Martin Scorsese'nin Boxcar Bertha'sını Edip Can Rende yazdı.

Martin Scorsese’nin 1972’de gösterime giren filmi “Boxcar Bertha” adından da anlaşılacağı üzere merkeze Bertha (Barbara Hershey) adlı kadını yerleştirir. Film, ABD’nin ekonomik krize girdiği ve Amerikalıların kızılları (komünistleri) tehlike olarak gördükleri bir dönemde geçer ve Bertha, sevgilisi ve arkadaşlarının bu işsizlik dönemindeki maceralarına odaklanır. Scorsese’nin ikinci uzun metrajlı filmi olan “Boxcar Bertha” yönetmenin işçi sınıfına odaklanması ve bir kadını merkeze koyması açısından önem taşımaktadır.

5SRDkNzaWDA6mcLNupQFLZ2fIzb

“Boxcar Bertha”, Scorsese’nin işçi sınıfını anlattığı tek filmidir. Aslında bu filmden iki sene sonra “Alice Doesn’t Live Here Anymore” adlı filminde oğluna bakmak ve geçimini sağlamak için çalışmak durumunda kalan bir ev kadınına odaklanır ama bu filmde sınıfsal çatışmaları işlemez. Sonraki filmlerinde de fakir bir mahallede büyüyen erkeklerin suç dünyasına karışmalarına odaklanır daha çok ve gene sınıfsal çatışmalara odaklanmaz. “Boxcar Bertha”da ise tarafını da belli eder, çatışmalara da odaklanır. Bu açıdan önemlidir. Jenerikten sonraki sahnede Bertha’nın babasıyla (işçi) bir adamın (işveren) tartışmaları gösterilir. Ağaçları uçaktan ilaçlayan adam uçağın bozuk olduğunu belirtir patronuna. Ama patronu bunu kabul etmez ve ona ağaçları ilaçlamasını söyler. Hemen sonraki sahnede uçak düşer ve adam ölür. Bunun üzerine işçiler, işvereni döverler. Bertha ise babasına sarılıp ağlar. Film böylelikle tarafını da belli etmiş olur: İşçilerin yanı…
bertha_02
Sonraki sahnelerin birinde Amerikalıların kızıllara, yani komünistlere duydukları korkuyu ve nefreti işler Scorsese. Film boyunca kızıllar lafı akar, gider. Gene bir sahnede Bill’in (David Carradine) işçileri isyan ettirmeye çalıştığını da görürüz. İşçilere gerçekleri söyleyen, şirketleri eleştiren Bill karşısında iki patronunu ve polisleri görür. Tanıdık bir sahnedir. Ezelden beri sermayenin yanında olan ve mazlumları döven – öldüren polis burada da sermayenin yanında saf tutar ve işçileri döver. En etkileyici ve sinir bozucu sahneyse karakol sahnesidir. Bill karakoldayken sırf siyahi arkadaşıyla (Bernie Casey) tokalaştığı için şerifin yardımcısından dayak yer. Küçük bir sahneyle ve tek diyalogla ırkçılığa da el atar Scorsese. Daha sonra karakoldaki kişilerin yardımıyla dayak yemekten kurtulur ama hemen akabinde Bill’in eski patronlarını, yani McIver kardeşleri (Victor Argo ve David Osterhout) olaya üç kişiyi öldürerek el atarlar. Bu sahne, sermayeyle kanun/polis/adalet arasındaki ilişkiyi önceki sahneden daha etkileyici bir şekilde görselleştirir. Ellerinde silahlarla üç işçiyi gözlerini kırpmadan öldüren McIver kardeşler önde, kocaman yıldızıyla adaleti sağlayan(!) Şerif ise arkalarındadır.
boxcar-bertha
Film çoğu sahnede erkeklerin dünyasına odaklanır ama dediğimiz gibi merkezde Bertha vardır ve onun dişiliği de es geçilmez. Bertha’nın dişiliğini keşfetmesine de, zaman zaman “erkekleşmesine” de (erkek gibi davranmasına da) alan açılır. Ne de olsa Bertha bir çetenin üyelerinden birisi. Dolayısıyla zaman zaman erkek gibi davranmak zorunda kalacaktır. Barbara Hershey, Bertha’nın bu iki tarafını ve bu iki taraftan doğan çatışmaları başarıyla kotarır. Film; vahşi kapitalizmi, ekonomik krizi, bu dönemde hayatta kalma çabalarını ve adaleti iki suçlu sevgili (Bertha ve Bill) üzerinden anlatırken bu filmden birkaç sene önce çekilen “Bonnie and Clyde” filmini akla getirir. Scorsese’nin bu filmden esinlenip esinlenmediğini bilmiyorum ama belirttiğim gibi bazı açılardan bu filmi hatırlatır.

Filmini bir ayda kotaran Scorsese gösterime hazır hale getirir getirmez dostu John Cassavetes’e gösterir. Cassavetes bu filmi beğenir ama Scorsese’ye “Bu tür filmlerle zamanını boşa harcama. Güzel bir film ama sende çok daha fazlası var. Farklı filmler çek,” demekten kendisini alamaz. Scorsese dostunun bu önerisine uyar ve bu eli yüzü düzgün filmden sonra daha iyisini, suç türündeki “Mean Streets” filmini çeker. Scorsese’nin “New York, New York” (1977) filminin başarısızlığından sonra girdiği uzun süreli depresyondan dostları Cassavetes ve Robert De Niro sayesinde sıyrıldığını da belirtmek gerek. Filme dönersek… “Boxcar Bertha” seyri hoş bir film. Ama Scorsese’nin en iyi filmlerinden değildir. Zaten Scorsese bu ilk filmleriyle sinemaya ısınmaya devam ediyordu. En iyi filmlerini ise kısa bir süre sonra çekmeye başlayacaktı. Gene de “Boxcar Bertha”ya bir şans tanınıp film izlenmeli.

kategori:
seçki

ilgili