Bu hafta gösterime giren filmlerden bir banko, bir de emin olmadığımız film var. Banko olan film, yabancı dilde en iyi film Oscarını da kazanmış olan El Secreto de Sus Ojos (Gözlerindeki Sır)… Muhakkak seyredin, sık denk gelinebilecek filmlerden değil. Bir de sıkı oyuncu kadrosu ve Ankara odağıyla dikkatimizi çeken Siyah Beyaz var. Tüm filmlerle ilgili yorumlarımızı aşağıda görebilirsiniz.
Fakat hatırlatmakta fayda olan bir diğer konu ise Yeni Sinema Günleri… Ortaköy Feriye Sinemasında gösterimler bugün itibarıyla başladı. Hayat Var, Süt, İki Çizgi, Gitmek ve İki Dil Bir Bavul bugün gösterimi gerçekleşecek filmler. Yeni Sinema Günleri’yle ilgili detaylı bilgi için bakınız.

EL SECRETO DE SUS OJOS / GÖZLERİNDEKİ SIR
Yöneten: Juan José Campanella
Yazan: Juan José Campanella (Eduardo Sacheri’nin romanından)
Oynayanlar: Soledad Villamil, Ricardo Darín, Guillermo Francella, Pablo Rago
Gösterileceği Salon Sayısı: 16
El Secreto De Sus Ojos Fragman
Engin Eryiğit’in yazısı için bakınız.
Ijon Tichy [İzledi]: Zaten iki kere seyrettim. En az üç kere daha izlerim. Juan Jose Campanella’nın yönetmenliği zaten kusursuz. Ricardo Darin’in oynadığı her filmi izlemiş biri olarak bu filmde oyunculuk yaşamının zirvelerinden birini yaşadığını da söylemeliyim. İzleyin, siz de benim gibi başkalarına ”mutlaka izle” diye baskı yapacaksınız.
Onur Ertuğrul [İzledi]: Un Prophète Oscar heykelini alamayınca sinirlenmiştim. Neden kazanamadığını ancak El Secreto de Sus Ojos filmini seyredince anladım. Bu gibi filmlerden on yılda ancak bir tane çıkar; sakın kaçırmayın!
Suat Demirel [İzledi]: Filmi izlemiş olmama rağmen büyük perdede tekrar görebilmeyi dört gözle bekliyorum. Geçtiğimiz sene Oscar yarışının en çekişmeli olduğu bölüm en iyi yabancı film kategorisiydi. “Gözlerindeki Sır” açık ara ipi göğüsledi ama bence buna rağmen hakkı yendi. Açıkçası tek kategoriyle geçiştirilebilecek bir film olduğunu düşünmüyorum. Hiçbir şey için izlenmese bile sırf çekimi ve kurgulanması 2 seneyi bulan muhteşem Huracan Stadyum sahnesini* görebilmek amacıyla izlenilmeli. Bereketli haftanın en merak uyandırıcı işi!
Candan Doğan [İzledi]: Bu yıl izlediğim en güzel filmlerin başında geliyor. Herkese mutlaka izlemesini öneriyorum. Yarım puanı ise Campanella’nın filmin içindeki aşk hikayesini biraz üstünkörü geçmesinden dolayı kırdım. Benjamin ile Irene’in gözlerinin içindeki aşk o kadar büyüktü ki hiçbir engel tanımamalıydı.
Serhan Çelebi [Merak ediyor]: Yazılanlara istinaden ben de merak ettim. Ümit de açılış sahnesinden “tek planlar” yazısı içerisinde bahsetmişti. İyi bir film olmalı.

SİYAH BEYAZ
Yazan & Yöneten: Ahmet Boyacıoğlu
Oynayanlar: Tuncel Kurtiz, Taner Birsel, Erkan Can, Nejat İşler, Şevval Sam, Derya Alabora, Rıza Sönmez, Muzaffer Özdemir
Gösterileceği Salon Sayısı: 54
Siyah Beyaz Fragman
Serhan Çelebi [Merak ediyor]: Kadrosu muhteşem. Ortada bu kadroyu ikna edebilecek iyi bir senaryo olduğunu varsayabiliriz. Yoksa Tuncel Kurtiz’in tuzu kurudur. Türk sineması genelde taşradan beslenegelmiştir. Sinemamızdaki nadir modern şehirliler filmlerinden biri. Güzel olduğunu umabiliriz. Müziği de ipucumuz olsun.
Ijon Tichy [Merak puanı 90'dı, 50'ye düştü]: Kadrosu yüzünden ”mutlaka izlenmeli” diye düşünüyordum. Ama sonra trailer’ı seyrettim. Tabi trailer’dan anlamak zor ama diyaloglar üzerine kurulmuş bir film olmasına rağmen biraz çiğ duruyor. ”Umarım senarist iyi iş çıkarmıştır” şeklinde bir önyargıyla izleyeceğim.
Yelda Aytuğar [Merak ediyor]: Merakımın en büyük nedeni oyuncu kadrosu. Tuncel Kurtiz ise merakımı perçinleyen isim, zira kendisinin iyi senaryonun kokusunu almada hatrı sayılır bir oyuncu olduğuna inanırım. Elbette yönetmenin ilk filmi oluşundan dolayı da şans verilmesi gerektiğine inanıyorum.
Candan Doğan [Merak puanı: 90]: Sinemamızda eksikliği hissedilen bir tür. Tabi ki kimseden üst-orta sınıf bohem hayatlarını hakkıyla sinemaya aktarmasını, aktarırken içine küçük açmazlar, parodiler yerleştirmesini beklemiyorum. Ama bazı filmlerde nasıl bir New York, Paris yaşamının tadı yakalayabiliyorsak, bizimkilerde de İstanbul’un Ankara’nın tadını hissetmek istiyorum. Umarım Siyah Beyaz bunu başarmıştır.
Fahri Aydın [Merak puanı: 55]: Gezici Film Festivali münasebetiyle tanışan yönetmen ve oyuncular sıcak ve mütevazi bir film yapmak istemiş fakat fragmandan anlaşılan o ki, olmamış.

HOW TO TRAIN YOUR DRAGON / EJDERHANI NASIL EĞİTİRSİN
Yöneten: Dean DeBlois, Chris Sanders
Yazan: William Davies, Dean DeBlois, Chris Sanders (Cressida Cowell’ın romanından)
Gösterileceği Salon Sayısı: 134
How to Train Your Dragon Fragman
Yekta Kurtcebe [5 üzerinden 3.8]: Valla bu filmi Bangkok’tA bulunan MBK içinde yer alan SFx sinemalarında izledim. Real 3d meselesine tay halkı iyi el atmış. Bir de her filmden önce bir marş çıkıyor ekranda sen de ister turist ol ister yerli, ayağa kalkıp krala saygı duruşunda bulunmadan filme geçemiyorsun. Filme gelirsek gayet hoş eğlenceli akıcı yakıcı. Evde korsandan izleyerek heba etmeyin bu filmi 3d’ye verin kendinizi.
Suat Demirel [Merak puanı: 80]: Aile boyu eğlence vaadi, iyi eleştiriler ve 3D. Daha ne istenir bilemiyorum. Haftasonu daha iyi bir planınız yoksa Ejderhanızı eğitmeye başlayabilirsiniz.
Serhan Çelebi [İzlemek istiyor]: Yeni sinema teknolojileri ile film izlemek ayrı bir zevk. Animasyon izlemenin de zevki buna eklenince epeyce eğlence vaat ediyor.
Ijon Tichy [Merak puanı: 65]: İyi bir 3D animasyon olduğu aldığı iyi eleştirilerden belli… Ama sanırım 23 nisanda gösterime girmesinden dolayı bugün sinemalarda yer bulamazsınız. Tavsiye ediyorum ama gelecek hafta içi uygun bir saatte.

THE BOUNTY HUNTER / ÖDÜL AVCISI
Yöneten: Andy Tennant
Yazan: Sarah Thorp
Oynayanlar: Jennifer Aniston, Gerard Butler
Gösterileceği Salon Sayısı: 71
The Bounty Hunter Fragman
Serhan Çelebi [Duruma göre]: Vardır öyle geyik filmler. Kız arkadaşınla gidersin (Tarkovski filmine gidecek halin yok tabii), sen kendini esas oğlan, kız da kendini esas kız zanneder; güler, eğlenir, çıkar gidersiniz. Bu da onlardan biri işte. Adına romantik-komedi diyoruz. Arada bir geyik bünyeye iyi gelir; hep Kafkavari yaklaşımlar nereye kadar?
Yekta Kurtcebe [5 üzerinden 2]: Şöyle bir bakmış bulundum torrenten. Gerard Butler ve Jennifer Aniston iyi bir ikli oluşturmuyor. Filmi izlenilir kılan tek şey Jennifer Aniston’ın bacakları. Aslında bu ablamızın raf bölümü daha ön plana çıkardı ama bu filmde bacaklar ön planda. Başka ön planda olan bir şey var mı diye soracak olursanız gönül rahatlığı ile yok diyebilirim.
Suat Demirel [Merak puanı: 30]: Gerard Butler’ı bazen seviyorum, bazen nefret ediyorum. Zira bu rollere hiç yakışmıyor. Yakışıklı adam kontenjanından sırf vakit geçirmek için karşımıza çıktığında boğazına yapışmamak için güç sarf etmem gerekiyor. Gerard dostum bu hislerimden habersiz olduğundan, geçen sene çok benzer bir rolde oynamışken (The Ugly Truth) bu sene tekrar benzer bir rolle karşımıza çıkacak. Her sene en az üç film çekme zorunluluğu var herhalde. Çok mu borca battı acaba?
Ijon Tichy [Merak puanı: 0]: Bu tip filmlerden amerikan cahil orta sınıfı bile sıkılmaya başladı. İyi bir romantik komedi olsa bile Jennifer Aniston’dan dolayı seyretmezdim.
Candan Doğan [Merak puanı: 0]: Kanundan, kötü adamlardan veya herhangi bir başka şeyden kaçan seksi çift izlemek istiyorsanız açın Bonnie and Clyde’ı, Faye Dunaway ve Warren Beaty’yi bir daha izleyin.

HALLOWEEN II / H2: KATLİAM
Yazan & Yöneten: Rob Zombie
Oynayanlar: Brad Dourif, Scout Taylor-Compton, Sheri Moon Zombie, Tyler Mane
Gösterileceği Salon Sayısı: 40
Halloween II Fragman
Ijon Tichy [Merak puanı: 10]: Rob Zombie, müzik geçmişinin yanısıra sinema ve özellikle korku filmi janrı hakkında ilginç fikirleri olan bir ağabeyimizdi. Ama Hollywood’a biraz hızlı ısındı… Giderek zayıflayan Rob Zombie yönetmenlik zincirinin başka bir halkası.
Yelda Aytuğar [Merak etmiyor]: Michael Myers çocukluğumun korku figürlerinden biri; o yüzden “katiyetle izlemem” gibi bir yargım istesem de olamaz. Denk gelirsem izlemeden geçemem; ama bende merak uyandıracak herhangi bir yenilik, farklılık ya da heyecan hissetmiyorum filme karşı.
Suat Demirel [Merak puanı: 0]: Korku filmlerinden ölesiye korkuyorum ama gelen yorumlara bakılacak olursa bu filmden ben bile korkmam. Adam olacak çocuk fragmandan belli olurmuş derler, demezlerse de ben diyorum… Hal böyleyken bu filmin adam olması zor. Yurtdışında aldığı tepkilerde bunu doğrular nitelikte. Amerika vizyonu ağustos iken, ülkemizde aralıkta gösterime girecekti, o bile olmadı. İlla izleyecekseniz DVDsini alıp evde sevgilinizle izleyin.
Serhan Çelebi [Merak etmiyor]: O değil de Cadılar Bayramı ne ola ki? Hiçbir şeyi merak etmeyen ırkımızdan kendine bu soruyu soran oldu mu? Balkabağı ne alâka?

THE SPY NEXT DOOR / KAPIMDAKİ CASUS
Yöneten: Brian Levant
Yazan: Jonathan Bernstein, James Greer, Gregory Poirier
Oynayanlar: Jackie Chan, George Lopez, Billy Ray Cyrus
Gösterileceği Salon Sayısı: 30
The Spy Next Door Fragman
Ijon Tichy [Merak puanı: 0]: Bunu söylemek istemezdim ama artık Jackie Chan’in sinemadan TV dizilerine geçme zamanı geldi sanırım. Yaptığı her film birbirinin tekrarı haline geldi, ki bu ancak dizilerde çekilebilen bir durum. (bkz.CSI Miami) Beraber çalıştığı yönetmen ve oyuncular da zaten sinema değil TV kalitesinde… Hazır birçok önemli oyuncu dizilere geçmişken o da araya kaynamalı.
Suat Demirel [Merak puanı: 25]: Evde rahat koltuğumda yarı uzanır vaziyette izlemekten sıkılmayacağım bir aktör Jackie Chan ama ilgim o kadarla sınırlı. Hele ki filmin konusu ”yine” casusluk iken… Şaka yapıyor olmalısınız? DVDsi çıktığında alabilirim, bir ihtimal.
Serhan Çelebi [Merak etmiyor]: Jackie Chan yaşlandı ve daha da kötüsü eskidi çoktan.
Ali Üstünsoy [Gişesini merak ediyor]: Filmin ne mal olduğu alenen ortada zaten. Fakat 23 nisan münasebetiyle yapacağı gereksiz gişeyi merak ediyorum. Gerek yok ama 2 saat kafa dinlemek isteyen ve Ejderhanı Nasıl Eğitirsin’e yer bulamayan alışveriş merkezi ebeveynlerine tavsiye edebilirim.
