Cannes mı? Oscar mı?

Yazan: Ümit Açık  ·  9 Kasım 2009 Paylaş

oscar-vs-cannes.jpg

Bu yazıda sinema meraklılarının her ödül mevsimi aklını birazcık da olsa kaşıyan bir soruyu başlığa taşıdım: Oscar mı? Cannes mı?

Aslında bir soru deÄŸil, iki soru. Ve aslında doÄŸru soru da deÄŸil, yanlış soru. Sonuçta Oscar bir ödül töreni, Cannes ise bir festival. DoÄŸru soru “Altın Palmiye mi yoksa en iyi film dalında Oscar mı?” ya da “Cannes Film Festivali ödülleri mi yoksa Oscar ödülleri mi?” ÅŸeklinde olabilir. Ama bu sefer de bir baÅŸlık için hayli uzun duracaktır. O yüzden sorumuzu ilk haliyle kabullenmekte yarar var: Cannes mı? Oscar mı?

Hemen her sinemaseverin kafasında bu soruya dair bir fikir, bir yorum hatta bir yargı oluşmuştur. Hangi ödülün daha saygın, daha adil, daha eğlenceli olduğu sıklıkla tartışılır ve olay, bir ödül törenini büyük bir hevesle izlerken diğerini kâle dahi almamaya kadar gidebilir. Peki nedir bu iki önemli sinema olayını River Plate - Boca Juniors gibi algılamamızın, iki ezeli rakipmiş gibi görmemizin nedeni?

Bu yazıda amaç bunu biraz daha netleÅŸtirmeye çalışmak. Yorumlarla, tespitlerle veya önermelerle deÄŸil, salt gerçekleri ve rakamları kullanarak iki ödül töreni arasındaki farklılıkları ortaya koyacağız. Ve böylece birisi 5 ay önce yapılan diÄŸeri 5 ay sonra yapılacak olan iki büyük “sinema sohbeti köşebaşıcısının” neden Hasip ile Nasip misali ayrı düştüğünü görmeye çalışacağız.

Önce Gerçekler Konuşsun:

  • Aslında epey farklılar. Cannes, dört başı mamur bir film festivali. Ödül kısmı ise festivalin büyük heyecanlara gebe kapanış kısmı, festivalin temel amacı deÄŸil. Oscar ise uzun uzun izlediÄŸimiz bir ödül töreni. Tek gece sürüyor ve saatler boyunca bir takım showlar eÅŸliÄŸinde kazananlar belirleniyor. Yani Oscar olayının en büyük ekseni, ödüller. Yine de büyük bir ortak noktaları var. Her yıl, yılın önemli filmlerini birbirleriyle nasıl karşılaÅŸtıracak diye merak ettiÄŸimiz iki kurum varsa, biri Cannes diÄŸeri de Oscar jürisi.
  • Oscar olarak da bilinen Akademi Ödülleri, ilk kez 1929 yılında sahiplerini buluyor, Cannes film festivali ise 1946 yılında start alıyor. Aralarında 17 yaÅŸ var.
  • Fransa ÅŸehri olan Cannes, festival dışında sinemayla özel bir bağı olan ÅŸehirlerden deÄŸil. Oscar’ın ana bölgesi olan Hollywood ise dünya sinemasının nabzının tıkladığı yerlerden biri bildiÄŸimiz gibi.
  • Oscar ödülleri ağırlıklı olarak Hollywood filmlerine gitmektedir. Hatta Oscar için Amerikalıların kendi dillerindeki filmlere verdiÄŸi ödüller de denebilir. Hatta bunu biz demeyiz, “en iyi yabancı dilde film” diye ayrı bir kategori açan akademi der. Cannes ise penceresini tüm dünyaya açmıştır. Bu, festivalin ilk yılı eÅŸit olarak ödülün dağıtıldığı 11 filmin sadece birinin Fransız olması, veya festivalin son 42 yılında sadece ve sadece iki Fransız filminin en iyi film ödülünü almış olması (ki biri geçen seneydi) gibi gerçeklerle kanıtlanabilir.
  • Cannes film festivali ödülleri (direkt Altın Palmiye diyemiyoruz çünkü en iyi film ödülü festival tarihince 17 kez “Büyük Ödül” ismiyle verildi) her sene deÄŸiÅŸen, alanlarında ünlü ve baÅŸarılı, sayıları onları geçmeyen jüri üyeleri tarafından belirlenir. Oscar’ın karar merci’i ise üye sayısının 15 ayrı kategoride 6000′i aÅŸtığı bilinen fakat isim cisimlerini aleni olarak bilmediÄŸimiz gizemli adamlardan oluÅŸan akademidir.
  • Oscar’da her kategori için istisnalar hariç 5′er aday belirlenir ve kazanan o adaylar içerisinden seçilir. Cannes’da ise herhangi bir kategoride adaylık için sadece filmin yarışma bölümünde olması yeterlidir. Böylece Üç Maymun’da oynayan Yavuz Bingöl en iyi Erkek Oyuncu dalında, Babel’in yazarı Guillermo Arriaga ise en iyi senaryo dalında aday olabilmektedir. Her kategori için yarışmadaki film veya oyuncu sayısı kadar aday vardır.
  • Cannes sade bir tören eÅŸliÄŸinde jüri üyelerinin katılımıyla ödülleri dağıtırken. Oscar’da orkestralar, önceden hazırlanmış koreografiler, sürpriz sanatçılar, canlı performanslarla dolu bir gece yaÅŸanır.
  • Oscar’ın en mühim özelliklerinden biri, tüm sonuçların son açıklandığı ana kadar gizli tutulduÄŸu iddiasıdır. Bu iddia günlerce Oscarlarla yatıp kalkmış, ellerinde kelepçe sıcak mühürlü zarflarla dolu kapalı çantalar eÅŸliÄŸinde ödüllerin verileceÄŸi binaya gelen ciddi adamlar gibi figürlerle kanıtlanmaya çalışılır. Cannes ise bu konuda rahattır. Ödüller törenden önce belirlenir. Tüm jüriler bilir. Hatta ödül alacak kiÅŸiler “buradan bize iÅŸ çıkmaz aga” diyerek kaçmasın, oturup konuÅŸma hazırlasın diye saatler öncesinden telefonla aranarak bilgilendirilir. Sadece seyirciye sürpriz olur.

Filmler ve Rakamlar:

  • Tarihleri boyunca hem Oscar’da en iyi film ödülünü, hem de Cannes film festivalinde büyük ödülü alan sadece iki film vardır. Birisi 1945 yılında Oscar’ı alıp, ertesi sene Cannes Film Festivali’nde büyük ödül alan 11 film içine giren Billy Wilder filmi The Lost Weekend iken, ikinci ve daha net kazananı ise, 1955 yılında hem en iyi film oscarını hem de Altın Palmiye’yi sırtlayan, 1955 yapımı Delbert Mann filmi Marty olmuÅŸtur.
  • Ödüllerin tarihi boyunca hiçbir yönetmen iki festivalde birden en iyi yönetmen ödülünü kazanamaz. Akademi ödüllerinin yönetmen taltiflerinde ilk sıraları aldıkları ödül sayılarıyla 4-3-3 sistemine oynayan John Ford, William Wyler ve Frank Capra gibi ustalar paylaşırken, Cannes’da yönetmen ödülleri büyük çoÄŸunlukla Avrupalı isimlerin elinde yuvarlanmıştır.
  • Üstteki duruma en büyük istisna ise ulvi insan Joel Coen’den gelir. Kendisi -kardeÅŸiyle birlikte- iki adaylık ve bir adet en iyi yönetmen Oscar’ı kazanmışken, Cannes film festivalinde ise 3 kez ipi göğüsleyerek iki tören arasındaki en nefis köprüyü kurmuÅŸtur. Joel Coen aynı zamanda Cannes film festivalinde yönetmen dalında en çok ödül alan kiÅŸi olmuÅŸtur.
  • Oscarlar tarihinde üç film (Ben Hur, Titanic, The Lord of the Rings: The Return of the King) 11′er ödülle salondan ayrılmış, üç film (It Happened One Night, One Flew Over The Cuckoo’s Nest, The Silence Of The Lambs) ise en iyi film, yönetmen, senaryo, erkek oyuncu ve kadın oyuncu gibi önemli dalların hepsinde ödül almayı baÅŸarabilmiÅŸtir. Bunların dışında onlarca adaylık alan, defaatle kürsüye çıkıp inen, aldığı avuç dolusu ödülün ardından gecenin sunucusunu da götürme talebinde bulunan sinemacılar ve filmler olmuÅŸtur. Ancak Cannes’da durum böyle deÄŸildir. Yıllarca ödülleri dengeli olarak dağıtan kurum, 1991 yılında yine bir Joel Coen istisnasıyla sarsılmış ve Barton Fink, en iyi film, yönetmen ve erkek oyuncu (John Turturro) dallarında ödülü göğüslemiÅŸtir. Bunun üzerine Cannes yönetimi düşünmüş ve yıllardan gelen bu dengenin bozulmasının engellenmesi adına, bir filme en fazla iki ödül verilebilmesi kuralını getirmiÅŸtir. Böylelikle Barton Fink festival tarihinde -çok fazla pota altı basket bulduÄŸu için 3 saniye kuralının çıkmasını saÄŸlayan- Wilt Chemberlain etkisi yapar.
  • Oscar ödül töreninde en iyi film demek tek bir filmin seçilip sahneye çıkması demektir. Cannes film festivalinde ise 1946 yılında 11 filmin ödül alması yanısıra, 1951, 1952, 1961, 1966, 1972, 1973, 1979, 1980, 1982, 1993 ve son olarak 1997 yılında altın palmiye iki film arasında paylaÅŸtırılmıştır.
  • Son olarak, artık hemen her yıl bir filmimizin yarıştığı Cannes film festivalinde ÅŸu ana kadar bir adet en iyi erkek oyuncu ödülümüz ( Mehmet Emin Toprak & Muzaffer Özdemir - Uzak - 2003) bir adet en iyi senaryo ödülümüz (Fatih Akın - YaÅŸamın kıyısında - 2007) bir adet jüri büyük ödülümüz (Uzak - Nuri Bilge Ceylan - 2003) bir adet en iyi yönetmen ödülümüz (Nuri Bilge Ceylan - Üç Maymun - 2008) ve bir adet de Altın Palmiyemiz (Yol - Yılmaz Güney & Åžerif Gören - 1982) olmuÅŸtur.
  •   Oscarlarda ise tarih boyunca aday adayı olmaktan öteye geçmiÅŸliÄŸimiz vaki deÄŸildir.

İLGİLİ OLABİLECEK DİĞER METİNLER:

  1. Cannes Başkanı Tim Burton
  2. Cannes 2009… Ekümen Jüri’den Büyük Skandal…
  3. 62. Cannes Jüri Başkanı
  4. Altın Palmiyeli Sınıf
  5. 82. Oscar Adayları Açıklanıyor

blog comments powered by Disqus