Cape Fear: Yeniden Çevrimde Gösterilen Ustalık

Scorsese'nin ender yeniden çevrimlerinden birini Fırat Türkoğlu yazdı.

1962 yılında J. Lee Thompson John D. MacDonald’ın romanı The Executioners’ı başrolleri de Gregory Peck, Robert Mitchum ve Polly Bergen’e vererek başarılı bir şekilde sinemaya uyarlamıştı. Her zaman “Bir Hollywood için, bir de kendim ve sinema sanatı için film çekiyorum” diyen Scorsese, sıra endüstriye geldiğinde Steven Spielberg’in de önerisiyle pek yapmadığı bir şekilde bir remake yani yeniden çevrime imza atmaya karar verdi. Gişe için çektiği film, Scorsese ustalığıyla bir yeniden çevrimin nasıl olması gerektiği ile ilgili bir derse dönüştü.maxresdefault

Bir mahkumun hapisten çıktıktan sonra ceza almasından sorumlu olduğunu düşündüğü avukatının, eşinin ve kızının peşine düşmesini anlatan film ilk filmde kötü adam ve iyi insanlar arasında bir mücadele olarak ele alınmıştı. Scorsese hikayeyi 4 kahramanı da kusurlarıyla resmetmeyi tercih etti ve gerilim sinemasında gelecek 10-20 yılı etkileyecek bir filme imza attı.

Scorsese’nin psikopatları karakterize etme konusunda Taxi Driver ve Travis Bickle’dan da hepimizin bildiği gibi pek bir sorunu bulunmuyordu. Özellikle Robert De Niro gibi başkalaşıp insanlıktan çıkma yeteneği üst düzeyde olan bir oyuncuyla çalışmanın rahatlığını ve aynı zamanda zorluklarını yaşadı Scorsese. De Niro, senaryonun belirli bölümlerine eklemeler yaparak karakterine dinsel bir altyapı kazandırdı. Hatta incilden yaptığı yoğun alıntılar daha sonra Scorsese’nin başına Last Temptation of the Christ’tan sonra yeni protestolar ve belalar açılmasına neden oldu.cape

Scorsese’nin Cape Fear’ı saldırgan ve kurban arasındaki dengeyi hem kitaptan, hem de ilk filmden daha iyi kurdu. Seyirci sadece “kötü adam” tarafından değil, iyi olduğu öngörülen karakterler tarafından da rahatsız edildi. Robert De Niro, Nick Nolte, Jessica Lange ve Juliette Lewis’in aynı anda mükemmel performanslara imza atmaları Scorsese’nin işini kolaylaştırdı. 4 ana karakterden de aynı anda yüksek performans almak da aslında Scorsese gibi bir ustanın başarabileceği birşey. Scorsese orijinal filmdeki Robert Mitchum, Gregory Peck ve Martin Balsam’a da küçük roller vererek saygı duruşunda bulunmayı ihmal etmedi.

Scorsese Cape Fear’da yönetmenliğinin 32. yılındaydı. Thelma Schoonmaker daha sonra verdiği röportajlarda Scorsese’nin artık olgun bir yönetmen olmasına rağmen nasıl heyecanlı olduğunu ve yeni şeyler denediğini hayranlıkla anlattı: “Martin, bu filmde bir anda kamera kullanım stilini değiştirdi. İzleyiciyi ensesinden tutup yönlendirerek hikayeyi sundu. Seyirciyi olayların içine düşmüş ve panikle oraya buraya bakan bir kurban olarak konumladı. Gerilimin doruğa çıktığı sahnelerde ekranın kenarlarını karartan filtreler kullandı. Karşınızda bir katil varsa, ona bakarsınız ve başka birşey görmezsiniz””

kategori:
seçki

ilgili