Casino: Scorsese Cesareti

Fırat Türkoğlu, Scorsese'nin başyapıtlarından Casino hakkında yazdı.

Filmin ilk sahnesinde başrol oyuncusunu bir araba bombasıyla havaya uçuracak kadar cesur kaç yönetmen vardır? Aslında bu soru Martin Scorsese’nin Casino’sunun tek kelimelik özeti: Cesaret!

Bu filmin fikrini casino kumar deneyiminden ve hobisinden aldı, ancak bugünlerde hala online casinoda bahis oynuyor. Aslında play today onunla aynı oyunu. Martin Scorsese yazar Nicholas Pileggi’yle birlikte çalıştığı 1990 tarihli Goodfellas’ta iyi bir damar bulduğunu anlamıştı. Scorsese, kendisinin de büyüdüğü New York’ta italyan suç örgütlerini yakından görmüş olsa da Pileggi’nin burnu daha iyi koku alıyordu. Ve Pileggi kendisine efsanevi kumarhane patronu Frank Lefty Rosenthal’in arabasında bombayla öldürülmeye çalışılmasından yola çıkarak yazdığı kitabın taslağını gösterdiğinde üstüne atladı. Pileggi, kitabını ve Casino’nun senaryosunu aynı anda kaleme aldı. Kitap tamamlanmadan film çekilmeye başlanmıştı bile…

casino

Las Vegas’taki kumar rantını paylaşmak için birbirini yiyen mafya ailelerinin yaşam ve ölümlerini anlatan bir film olarak özetleyebileceğimiz Casino, Scorsese dokunuşuyla sanki Shakespeare’in elinden çıkmış bir başyapıta dönüştü. Goodfellas kadar büyük başarılar yakalamasa da türünün en iyi örnekleri arasında yerini hak ederek aldı.

Scorsese filmin başlamasıyla hepimizi dörtnala giden bir belgesele davet etti. Las Vegas’ta 1973 ile 83 arasında işlerin nasıl yürüdüğünü anlatan bir giriş bölümünü 1 saat 20 dakika boyunca izledik. Büyük patronların görev verdiği Sam “Ace” Rothstein’in Tangiers isimli kumarhaneyi nasıl yönettiğini, paranın nasıl paylaşıldığını, hile yapmaya çalışanların nasıl cezalandırıldığını Scorsese’nin gözünden seyrettik. Scorsese, farklı film tekniklerini kullanarak normalde sıkıcı olabilecek bu bölümü zevkli hale getirmeyi bildi. Yine bu süre içinde baş karakterimizin başına bela açacak diğer iki başrolü tanımaya başladık. Sam’in koruması Nicky Santoro (Joe Pesci) ve abayı yaktığı Las Vegas’ın ünlü fahişelerinden Ginger McKenna’yı (Sharon Stone) tanıdık. Yaptıklarına göz yumduğu koruması ve sevdiği kadının Sam’in başına ördüğü çorapları yavaş yavaş ilerleyen bir olay örgüsü içinde kavradık. James Woods’un canlanırdığı pezevenk Lester Diamond’ın Ginger’ı avucunun içine alarak Sam’in nasıl kontrolünü kaybetmesine yol açtığını izledik. Nicky ise koruması için gönderildiği Sam’in başına film boyunca belalar açmaya ve en sonunda onun yerini almak için saldırıya geçmeyi sürdürdü.

Film 3 saat boyunca “Suçla yaşayan, sınırları fazla zorlayan, eninde sonunda suçun kurbanı olur” ana teması üzerinden ilerledi. Film, narrator yani anlatıcı tekniğini kullanarak yaşanan olayları Sam ve Nicky’nin farklı bakış açıları üzerinden anlatmayı sürdürdü. 3 saat boyunca süren şiddet sarmalı Scorsese’nin suç filmlerinin klasiği haline gelen seri infaz sahneleriyle sona erdi.

Casino-3

Casino’yu Scorsese’nin diğer suç filmlerinden ayıran önemli özelliklerden biri hiç düşmeyen bir tempoyla, Goodfellas’taki gibi olağanüstü çekim teknikleriyle öne çıkan sahnelere de gerek duymadan 10 yıl boyunca Las Vegas’ta yaşananları bütün açıklığıyla anlatması oldu. Scorsese, daha sonra mahkemelerde sürünmemek için gerçek isimleri değiştirdi ancak küçük ayrıntılarla kopya vermekten de geri durmadı. Örneğin gerçek olayların geçtiği Stardust kumarhanesi yerine Tangiers ismini kullandı. Ama filmin soundtrack’inde Stardust isimli şarkıyı üç kere çalarak dikkatli izleyicilere hınzır bir ipucu verdi. Filmde rol verdiği ve gerçek hayatında da mafya avukatı olan Oscar Goodman’ın daha sonra Las Vegas valisi seçilmesi de ilginç ve anlamlı bir rastlantı olarak sinema tarihine geçti.

Scorsese’nin film boyunca risk almadığı tek alan iki baş karakterin seçimi oldu. Robert de Niro ile sekizinci kez aynı filmde çalışan Scorsese, Pesci ve De Niro’yu da Raging Bull ve Goodfellas’tan sonra üçüncü kez bir araya getirerek tanıdık sularda yüzdü. Martin Scorsese’nin aldığı en önemli risk ise Sharon Stone’du. Güzel ancak oyunculuk yetenekleri sınırlı olarak bilinen Stone’a altın küre kazandıran ve oscar’a aday olmasını sağlayan bir karakter yarattı.

Baştaki cesaret konusuna dönecek olursak… Scorsese Goodfellas’takine benzer bir hikaye anlatmış olsa da ABD’de çok dokunulmayan Las Vegas’ın kirli yüzüne, olabildiğince sert, şiddeti aşırı estetize etmeden bir ayna tuttuğu için Casino ile her türlü takdiri hak eden bir film ortaya çıkardı. 3 saat boyunca anlatıcı kullanma, karakterleri olabildiğince itici bir şekilde resmetme gibi riskleri aldı ve birçok filminde olduğu gibi bu zor senaryonun altından da başarıyla kalktı.

kategori:
seçki

ilgili