L’Illusionniste: Chomet, Tati ve Kızları…

Yazan: Ijon Tichy  ·  31 Ocak 2010 Paylaş

illusionist9.jpg

Les Triplettes De Belleville (Belleville’de Randevu ve hatta doÄŸru çevirisiyle BelleVille’nin Üçüzleri) bizlere ABD ile UzakdoÄŸu arasında da farklı bir animasyon kültürü olduÄŸunu hatırlatmıştı. Miki Fare-Bugs Bunny ile Voltran-Robotech arasında geçen çocukluÄŸumuzda Clementine gibi farklı bir renk olduÄŸunu da anımsamış ve yüzümüzde geniÅŸ bir gülümseme belirmiÅŸti. Sylvain Chomet yıllardır fransızların bile unuttuÄŸu animasyon kültürünün kurtarıcısı olarak gösterildi. Hatta Çek Cumhuriyeti ve Polonya’dan da yeni kısa animasyonlar gelmeye baÅŸlayınca “Avrupa’da animasyon uyanıyor” naraları çınlattı her yanı. Ama sonrasında derin bir sessizlik geldi…

Åžahsım adına söyleyebilirim ki 2-3 ayda bir “Acaba Chomet ne yapıyor?” diye internette dolandığım, bir ÅŸey bulamayınca arada Belleville’in pin pon teyzelerini izleyip “Demek ki bir atımlık barutları kalmışmış” diye üzüldüğüm çok oldu… Ta ki geçtiÄŸimiz yıl başında “L’illusionniste”in haberleri yavaÅŸ yavaÅŸ yayılmaya baÅŸlayana kadar… 2009 ocak ayında Chomet yeni filminin üzerinde zaten 4 yıldır çalıştığını ancak çok da ayrıntı vermek istemediÄŸini belirtiyordu. Chomet’nin bizlerle paylaÅŸtığı tek ÅŸey filme alınmamış bir Jacques Tati senaryosunu anime ettikleriydi.

Yakın takibe aldığımız bu Chomet/Tati projesinin ismi 2009 yılının ortalarında açıklandı: L’illusionniste. Ve filmin isminin ortaya çıkmasıyla beraber Tati’nin senaryosunun ayrıntıları da basında yer almaya baÅŸladı. Filmde yaşını başını almış bir sihirbazın, hayatına küçük bir kızın girmesiyle deÄŸiÅŸen hayatını Chomet’nin çizgileriyle izleyeceÄŸimiz ortaya çıktı. Chomet’nin yeni filmini izleyecek olmanın yanısıra filmleriyle büyüdüğümüz Tati’yi bu kez çizgi bir karakter olarak beyazperdede görme ÅŸansını yakalayacağız diye de sevinmeye baÅŸladık.

illusionist5.JPG

Geçtiğimiz ay içinde filmden ilk karelerin yayınlanması ise itiraf ediyoruz boşluğumuza geldi ve sayfalarımızda yer veremedik. Bakınız.com olarak filmden görüntüleri yayınlamak için doğru zamanı kollarken senaryoyla ilgili ortaya çıkan sarsıcı ayrıntılar, hem filmi tanıtmak, hem görüntüleri yayınlamak, hem de senaryonun ardındaki motivasyonları anlatmak için fırsat yarattı.

Tati’nin senaryosunu bilenler bu filmi küçük kızı için çekmek istediÄŸini, onu mutlu edecek bir film yapmak istediÄŸini belirtiyorlardı. Jacques Tati’nin kızı Sophie, 2000 yılına kadar babasının veda hediyesi olarak sakladığı senaryoyu Chomet’ye teslim etmiÅŸ ve 2002′de de hayata gözlerini yummuÅŸtu. Chomet bu eÅŸsiz yadigarı en iyi ÅŸekilde hayata geçirebilmek için ilk filminin ardından 7 yıllık bir çalışma sürecine girmiÅŸti. Tüm buraya kadar filmin hikayesi pekiÅŸiyor ve belki de olduÄŸundan daha duygusal bir anlam kazanıyordu. Tam bu sırada Kuzey İngiltere’den farklı bir ses yükseldi: “Tati, senaryoyu Sophie’ye deÄŸil, annemize yazdı”

1940lar Fransa alman iÅŸgali altında… 1907de doÄŸan Tati tüm zorluklara raÄŸmen tiyatrosunu yaÅŸatmaya çalışıyor. Bu arada tiyatroda çalışan iki avusturyalı kızkardeÅŸten küçük olanı, Herta Schiel ilgisini çekiyor. Bu ilgi hızla aÅŸka dönüyor ve Jacques ile Herta beraber yaÅŸamaya baÅŸlıyorlar. 1942de küçük kızları Helga doÄŸuyor. Tiyatrosunda çalışmalarına devam eden Tati, fransızlara çok ihtiyaç duydukları morali savaÅŸ süresince saÄŸlayarak kültürel bir figüre dönüşüyor. Savaşın bitmesine az bir süre kala evlenmek isteyen Herta ve Jacques, Tati ailesinin muhalefetiyle karşı karşıya kalıyorlar. Bir rus aristokrat ailesinden gelen Tatischev’ler, oÄŸullarının almanca konuÅŸan avusturyalı bir göçmenle evlenmesini istemiyorlar. Kadına ve çocuÄŸuna hayatını rahat bir ÅŸekilde devam ettirebileceÄŸi yüklü bir tazminatı ödeyerek Jacques Tati’nin hayatından çıkmasını saÄŸlıyorlar.

illusionist6.JPG

Ancak bu hareket ailenin adını daha kötü bir ÅŸekilde lekeliyor. Tüm tiyatro camiası ve sanatçılar ailesini dinleyip kızını terkettiÄŸi için Jacques Tati’ye sırtını dönüyor. Tiyatrosunu kapatan Jacques 1945′te baÅŸka bir kadınla evlenip, 1946′da da yeni kızına Sophie’ye kavuÅŸuyor. Ve tiyatroda artık yapabileceÄŸi birÅŸey kalmadığı için daha önce kısa filmlerde figüran olarak rol aldığı sinemaya geçiÅŸ yapıyor. Bundan sonrası zaten sinema tarihine geçen filmlerin ortaya çıktığı süreç. 1954′te terk ettiÄŸi küçük kızının vicdan azabıyla veya Sophie’ye olan sevgiyle yazdığı L’illusionniste’i ise filme çekemiyor. Senaryonun bir kopyasını kızı Sophie’ye verirken, diÄŸer bir kopyasını ise bir mektupla birlikte 1956′da terk ettiÄŸi küçük kızı Helga’ya yolluyor.

İşte bu mektupla ortaya çıkan Helga’nın üç oÄŸlu, Chomet’nin “Tati’nin kızı Sophie’ye hediye olarak yazdığı bir senaryoyu anime ediyoruz” açıklamalarına kızmış durumdalar. Filmin giriÅŸinde “For Sophie” ibaresinin deÄŸil de bebekken terk edilen annelerinin anısını yaÅŸatmak için “For Sophie and Helga” ibaresinin yer almasını istiyorlar.

Filmin senaryosunun ortaya çıkış hikayesinin en az film kadar ilginç olduÄŸu L’illusionniste, Berlinale 2010′a yetiÅŸecek gibi duruyor. Chomet, filmin ana karakteri olan sihirbazı, Tati’den esinlenerek oluÅŸturdu. Filmde Tati’nin kızlarıyla arasındaki duygusal bağı da izleyeceÄŸiz ve sadece senaryodaki hikayeyi deÄŸil, gerçek bir hikayeyi de yaÅŸayacağız… Åžimdilik filmden karelere doya doya bakarak zamanın geçmesini beklemekten baÅŸka çaremiz yok.

illusionist2.JPG

illusionist4.jpg

illusionist7.JPG

illusionniste11.jpg

blog comments powered by Disqus