Christine: Anaakım Medyanın Aldığı Bir Hayat

Deniz Kuş, If'te izleyip yazdı.

IF (İstanbul Film Festivali) kapsamında gösterilen Christine, 2016 yapımı bir Antonio Campos filmi… İlk yönetmenlik denemesi günümüzün güçlü aktörlerinden Ezra Miller’ın ilk büyük çıkışını yaptığı 2008 yapımı Afterschool’du. 2012 tarihli Simon Killer’ı da düşündüğümüzde Christine, Campos’un 3.yönetmenlik deneyimi…
2011 yapımı, başrolünde Olsen kardeşlerden Elizabeth Olsen’in rol aldığı başarılı gerilim filmi Martha Marcy May Marlene’de yapımcı olarak görev aldığını hatırlatalım.

Film, 15 Temmuz 1974 yılında canlı yayında haber sunumu esnasında intihar eden genç sunucu Christine Chubbuck’un gerçek hikayesini anlatıyor. Kendisi bunu yapan dünyada ilk ve tek kişi olarak kayıtlara geçti. Filmde Christine’i Prestige, Vicky Christina Barcelona ve son olarak 2015’te aktör Joel Edgerton’un hem yönetmenliğini yaptığı hem de başrolünde oynadığı başarılı gerilim filmi The Gift’te rol alan başarılı aktrist Rebecca Hall canlandırıyor. Hall’a efsane dizi Dexter’ın başkarakterini canlandıran Michael C. Hall ve Tracy Letts gibi oyuncular eşlik etmiş. Rebecca Hall’ın performansı kelimenin tam anlamıyla kusursuz… Christine aynı zamanda bipolar bozukluk ile de mücadele eden bir kadın ve Hall, karakterine öyle bir girmiş ki jest ve mimik hareketlerine hayran kalmamak elde değil. Michael C. Hall’da kendisine uyumlu bir şekilde eşlik etmiş ama bu film kesinlikle Rebecca Hall’ın tek başına devleştiği bir film olarak hatırlanacak.
En çok dikkat çeken nokta ise filmin 2014 yapımı son dönemlerin en cesur kapitalizm taşlaması olan ve başrolünde büyük oyuncu Jake Gylenhall’un rol aldığı Nightcrawler ile arasındaki benzerlik. Christine, odasında patronunun gözüne girmek için radyodan sürekli haber takip ediyor, Nightcrawler’da da Lou Bloom sürekli uyumadan polis frekansından radyo dinliyordu, iki karakterinde ayna karşısında kendisine gerekiğinden fazla bakma ve ayna karşısında çıldırma sahneleri mevcut.

İkisinin tek farkı Christine, patronunun gözüne girmeye çalışıyor fakat kan ve şiddeti göze sokarak yapmıyor sadece kendince inandığı işi yapmak için gecesini gündüzüne katıyordu. Nightcrawler’ın Lou Bloom adlı karakteri ise medyanın ‘şiddet, kan = reyting’ politikasına tamamen katılan ve işinde yükselmek uğruna kendi ortağını suçluya öldürtüp onu da polise öldürtüp bunu tek başına kamerasıyla soğukkanlılıkla kaydedip haberini yapabilen bir karakterdi. Uzun lafın kısası Christine çok konuşulacak ve üzerine kritikler yapılacak bir biyografi. Yönetmen Campos’un kariyerindeki ilk sağlam iş olduğu ise kesinlikle gözle görülür bir gerçek. Rebecca Hall’u ise bu filmden sonra daha çok başrolde ve filmde lokomotif olarak göreceğimize hiç şüphe yok. İyi seyirler.

Merak edenlere gerçek Christine Chubbuck :

kategori:
izlenim

ilgili