Dinozor Filmleri: Prehistorik Dünyanın Yıldızları

Artık ayrı bir tür ele alınabilecek dinozor filmlerinin iyi ve kötü örneklerini sizler için derledik.

Dinozor Filmleri, teknolojinin ilerlemesiyle birlikte ayrı bir tür olarak ele alınacak kadar çok film üretilmeye başlanan bir janr haline geldi. Yine de geniş bir liste yapılacak kadar iyi örneği bulunmuyor. Jurassic World’ün gösterime girdiği günde, çok farklı türlerde, başrollerini farklı dinozorların oynadığı filmleri, belli bölümlere de ayırarak sizler için derledik.

Kült Dinozorlar

Lost Continent (1951): Bir nükleer roketi bulmak için Güney Pasifik’te bir adaya giden ekip, dinozorlarla dolu bir ada bulur. Olaylar gelişir… Fragmandan da anlayabileceğiniz gibi Roland Emmerich’in felaket filmlerinin atası sayabilecek yapım (hem dinozorlar, hem deprem, hem yanardağ) akıllı çözümlerle yarattığı görsel efektler sayesinde hem izleyenleri, hem de yıllarca aynı yolu takip eden yönetmenleri çok etkilemişti. Sam Newfield’ın 11 günde çektiği düşük bütçeli film dönemin yıldızı Cesar Romero’yu başrolde oynatarak sükse yapmıştı.

The Land That Time Forgot (1975): Lost Continent ile hemen hemen aynı başlangıca sahip filmde, yapım bir Edgar Rice Burroughs’un romanı uyarlaması olduğu için ardından daha dolu bir öykü izlediğimizi söylemek mümkün. Kevin Connor’ın yönettiği film ilk gösterimlerinde pek iyi gişe yapmasa da daha sonra kült film haline geldi.

The Valley of the Gwangi (1969): Ray Harryhausen’ın stop-motion yeteneklerini sergilediği filmlerden biri olan yapım kovboyları ve dinozorları bir araya getiriyor. Film kovboyların dinozorlara çektirdiği işkenceler nedeniyle rahatlıkla “beyaz amerika”nın acımasızlığına örnek olarak gösterilebilir.

Ailemizin Dinozorları

Dinosaur (2000): Disney’in iyi bir animasyonun tüm özelliklerini bir araya getirdiği filmde, lemurlar tarafından yetiştirilen küçük bir dinozorun hayatını izliyoruz. Pixar filmleri kadar sıcak, iyi bir senaryoya sahip ve etkileyici bir film.

The Land Before Time (1988): Dinozorlar ve aile filmleri bir araya geldiğinde akıllara gelecek ilk film tartışmasız The Land Before Time olacaktır. Usta animasyon sanatçısı Don Bluth’un yeteneklerini izlediğimiz film The Great Valley’i arayan bir grup genç dinozorun yaşadıklarını anlatıyor. Filmin 14 devam bölümünün yapıldığını da hatırlatalım.

Prehysteria (1993): 90’ların başında görsel efektlerin ilerlemesiyle birlikte kurgu filmlere dünya veya zaman dışı yaratıklar daha kolay eklenmeye başladı. Bu fırsattan yararlanan yapımcılar Prehysteria serisi gibi “Ailecek bir dinozor besliyoruz” tadında filmler çekmeye başladılar. Bu filmin özellikle video kiralamada çok tuttuğunu ve 2 ile 3. bölümlerinin çekildiğini ekleyelim.

Theodore Rex (1995): Niye çekildiği belli olmayan bir aile/polis komedisi… Whoopi Goldberg’in sevimli dinozor ortağıyla suç peşinde koşması bir cümle olarak söylendiğinde bile anlamsız geliyorken filmini çekmişler.

The Good Dinosaur (2015): Pixar’ın türe verdiği katkı, vasatın üstünde bir film olmasına rağmen, hem gişede bekleneni elde edemedi, hem de stüdyonun diğer filmleri kadar sevilemedi. Tüm bu hayal kırıklığına rağmen kötü bir film olduğunu söylemek zor. Pixar’ın standartlarının altında diyebiliriz.

Jurassic Dönemi Dinozorları

Jurassic Park (1993): Prehistorik filmler olarak adlandırabileceğimiz türün içinden ayrıca bir “Dinozor Filmi” türünün çıkmasını sağlayan yapım, Steven Spielberg’in tüm yeteneklerini ortaya döktüğü Jurassic Park oldu. Stan Winston’ın Alien’daki başarısından sonra dinozorları da bu kadar başarılı bir şekilde perdeye taşıması Jeff Goldblum’un kült oyunculuğu, hem türün, hem de Hollywood’un çıtasını yükseltti.

Jurassic World (2015): Jurassic Park, türün ayrı bir janr olarak ele alınmasını sağladıysa, Jurassic World de yeniden doğmasını sağladı. Yüksek görsel efekt maliyetiyle ve oyuncuların pek de oynamak istememesiyle düşüşe geçen dinozor filmlerini yeniden gündeme getirdi.

100 Million BC (2008): Jurassic Park’ın yarattığı dünya gelecek 20 yıl boyunca insanlarla, dinozorları bir araya getiren sayısız film çekilmesine neden oldu. Maalesef senarist, yapımcı ve yönetmenlerin bir türlü insan ve dinozorları ilgi çekici bir şekilde bir araya getirememesi bu film gibi doğrudan DVD’ye giden sayısız yapım yaratılmasına yol açtı.

Walking With Dinosaurs: Jurassic Park’ın yarattığı etki ve 3D’nin yaygınlaşması, dinozorlar dönemini birebir ekranlara getirmeyi amaçlayan yapımlara yer verilmesine neden oldu. Walking with Dinosaurs, dublaj olmasa daha iyi bir film olabilirdi.

kategori:
seçki

ilgili