Dizi Pazarı: Banshee

Dizi Pazarı'nın bu bölümünde 2013-16 arası yayınlanan bir dizi var.

Banshee, hapishaneden çıkan, yeni ve sahte bir kimlikle geçmişini çözmeye çalışan Lucas Hood’un hikayesini anlatıyor. Ancak dizi bunu yaparken baş karakteri öyle bir şehirde konumlandırıyor ki, karakterimiz geçmiş, bugün ve gelecekteki çeşitli engellerden dolayı başını bir türlü dertten kurtaramıyor.
Tanıtım için hazırlanan afişlerinde mottosu “Küçük şehir, büyük sırlar. İyi şehir, kötü düşmanlıklar. Eski alışkanlıklar, zor ölüm.” olan Banshee’yi diğer dizilerden ayıran en belirleyici detayları özetleyecek olursak;

-Dizi ilk sezonundan, hatta ilk bölümünden itibaren sizi müthiş bir aksiyon ve olay geriliminin içine sokuyor ve tabiri caizse “badass” bir dizi olacağının sinyallerini fazlasıyla veriyor. Ancak 2. sezondan itibaren odaklandığı iç hesaplaşmalarıyla izleyiciye daha dramatik bir derinlik de veriyor. Yani hem aksiyon, hem olay gerilimi, hem de dramaya tek bir dizide fazlasıyla doyuyorsunuz.

-Banshee’nin kendine has, belki de tarif edilemeyecek bir tarzı var. Yeni ismi ve kimliğiyle eski hayatını sorgulamaya çalışırken bugünün kaosundan paçasını kurtaramayan bir soyguncu, geçmişini unutmaya çalışan ve dövüş sanatlarını(!) çok iyi bildiğini çocuklarından ve eşinden saklayan bir anne, kendi benliğini ve toplumunu sorgulayan yeni nesil bir Amiş genç kadın, bir kadın gibi giyinip konuşmayı seven mangal yürekli dahi bir hacker ve inançlarını hiçe sayarak en büyük kanunsuzlukları göz yummadan yapan bir sosyopat… Ha, bir de tüm bunların içinde Ukrayna mafyasını da unutmamak gerek. Tüm bu karakterler ve daha fazlası, tüm aşırılığıyla kanunlar içerisinde kanunsuzluğa alışmış bir şehir olan Banshee’de bir araya geliyor.

-Dizinin başrol oyuncusu onca “abartılı” diyebileceğimiz aksiyon sahnesini dublörsüz oynayan ve bugünlerde The Boys’taki Homelander karakteriyle adından söz ettiren Antony Starr, ekranlarda daha çok görmek istediğimiz ve görmeye doyamadığımız Ivana Milicevic, Danimarka’nın Mads Mikkelsen’den sonraki medarıiftiharı Ulrich Thomsen ve ezber bozan bir karakterden müthiş bir iş çıkaran Hoon Lee’nin ortalamanın oldukça üstündeki performanslarıyla diziyi taşıyan oyuncular.

-Son olarak Banshee’nin tam olarak başından kalkmaya zorlanacağınız bir dizi olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü daha önce de bahsettiğimiz gibi, bazen sinirlerini bozan inadıyla protagonistimiz Lucas Hood ve ona değer veren bir avuç insanın, aforoz edilmiş psikopat bir Amiş ve bir ordu kadar kalabalık Ukrayna mafyası karşısında neler yapacağı dizinin her bölümünde merakınızın daha da artmasına neden oluyor.

kategori:
seçki

ilgili

  • New Pope’tan Geniş Fragman

    Young Pope'ta Paolo Sorrentino, Jude Law ve Vatikan bir araya gelince sonuç harika olmuştu. New Pope'ta John Malkovich, eklenince sonuç daha da iyi olacak gibi duruyor. ...