Dizi Pazarı: Gomorrah

Bu haftaki önerimiz, son yılların en iyi suç dizilerinden...

İtalya’dan çıkıp dünyaya yayılan mafya geleneği, gezegenin her yerinde suç örgütlerinin örnek aldığı bir model. Roberto Saviano, kitaplarıyla Gomorrah yapılanmasını anlatarak işlerin yerel düzeyde pek öyle olmadığını dünyaya aktardı. İtalya’da ve özellikle Napoli’de işler pek mafya usülüyle yürümüyor ve daha kanlı bir hal alıyor.

Mafya, İtalya’nın çizme şekilli anakarasından kopuk ada Sicilya’nın yapılanması… Bir büyük patronu ve altındaki hiyerarşiyi baz alıyor. Dikey örgütlenme esas… Napoli merkezli Camorra yapılanması ise yatay bir yapılanma… Hepsi kendi bölgesini korumak isteyen onlarca küçük patrondan oluşan bir sistem… Durum böyle olunca da kan, vahşet, entrikalar ve çekişmeler hiç eksik olmuyor. Gomorrah da 4 sezondur bu vahşeti bizlere aktarıyor. Dizinin öne çıkan yönlerini maddeler halinde sıralarsak:

– İnanılması zor ama dizide yaşanan olayların büyük bir bölümü gerçek… Bu kadar cinayet, pusu, işkence, vahşet nasıl yaşanmış diyorsanız, internette küçük bir araştırma yapmanız, korkunç gerçeği görmeniz için yeterli. Yapımcılar doğal olarak isimleri ve doğrudan suçlama olmasın diye belirli karakterlerin sonlarını değiştirmişler. Ama özellikle cinayetlerin tamamı birebir yaşanmış. Gommorah’yı tahammülü zor bir belgesel olarak takip edebilirsiniz.

– Dizinin karakter gelişimi konusundaki karnesi muazzam… Belirli bölümlerde, başrolleri bir kenara bırakıp, ana hikayeyle hiç ilgisi olmayan bir insanın trajik yaşantısını ekranlara getirebiliyor. Bütün olayları iki-üç karaktere odaklayıp, kahramanlaştıran dizilerden değil. Suç dünyasının, alt düzeydeki insanlar için nasıl korkunç sonlar hazırladığını görebiliyoruz. Camorra için insanlar kolayca harcanabilecek askerler ama dizi için öyle değil. Kan ve vahşet içinde insan hikayelerini çok yalın bir şekilde anlatmayı başaran bir yapım…

– Gennaro Savastano’yı canlandıran Salvatore Esposito ve Ciro Di Marzio’yu oynayan Marco D’Amore’ye özel parantez açmak lazım… İki oyuncu da karakterlerini çok iyi üzerinde taşıyor ve dizinin tamamında mükemmele yakın performanslar sergiliyorlar.

– Napoli suç dünyası, gerçek hayat içinde distopyanın yaşandığı ayrı bir evren gibi görünüyor. Seride görev alan bütün yönetmenler bunun bilinciyle karanlık-mavi tonları çok iyi kullanarak, olağanüstü bir sinematografi oluşturmuşlar. Yapım sanatsal açıdan da vasatın çok üstünde…

Diziyle ilgili geniş incelemelerimizi 2020’nin sonuna doğru yayına girecek beşinci sezonuna bırakarak önerimizi “mutlaka izleyin” diye sonlandıralım.

kategori:
seçki

ilgili