Dizi Pazarı: Riget

Usta yönetmenin, her yönüyle mükemmel kotardığı ancak tamamlayamadığı bir medikal korku dizisi...

Lars von Trier, bir korku dizisi çekerse ne olur, hangi öğeleri kullanır, hikayesini nasıl oluşturur? Bu soruların yanıtını, usta yönetmenler TV dizisi furyasına kapılmasından çok daha önce, 1994’te aldık. Danimarka’da yayınlanan sonra da dünyayı saran Riget (Kingdom) birçok özelliğiyle mutlaka bir yerlerden bulunup izlenmesi gereken bir yapım. Diziyi öne çıkaran özellikleri derledik:

– Dizinin senaryosunda Trier imzası bulununca ve önemli bölümleri yine Trier yönetince bir diziyle ilgilenmemek zor. Yönetmenlikte kendisine Morten Arnfrend bazı bölümlerde kamera arkasına geçerek yardımcı oldu.

– Kopenhag’ın Rigshospitalet’inin daha çok beyin cerrahi bölümünde geçen dizi, çok ağır bir hastalığa sahip değilseniz doktora gitmenizi engelleyecek kadar sert ve korku dolu bir yapım. Doktorların hatalı yollara saparak yarattığı olaylar yeterince korkutucu; bunun üstüne bir de doğaüstü olaylar ve hayaletler eklenince senaryo her an ürpermenize yol açacak sahnelerle dolu hale geliyor.

– Dizi, spirütialist bir hasta olan Sigrid Drusse’nin, küçük bir kızın ağlamasını duymasıyla başlıyor. Küçük kızın ruhunu huzura kavuşturmak için doktorların ve hastaların macerası sürerken, cerrah Stig Helmer’in de yaptığı önemli bir hatayı kapatma çabalarını izliyoruz. Hastanenin kapısına her gece yanaşan hayalet bir ambulans, hırslarının kurbanı olmuş deli doktorlar, organ mafyasına bulaşmış çalışanlar derken her bölüm birbirine geçen ve daha da korkunç hale gelen olaylara sahne oluyor.

– Bir bataklığın üzerinde kurulan hastanenin temelinin çürüklüğü, her bölümde tekrarlanan bir prologla hatırlatılıyor. Lars von Trier, bataklık metaforunu insanların kalplerinin nasıl çürüdüğünü anlatmak için kullanmış diyebiliriz. Dizideki her karakterin içindeki kötülüğe farklı zamanlarda tanık oluyoruz. Yazar ve yönetmen Trier olunca, insanlığın en kötü yanları gözümüzün önünde geçit töreni yapıyor. Tıp dünyasının kendini kaptırdığı tanrı kompleksinin doğurabileceği kötü sonuçları teker teker izliyoruz.

– Diziyle ilgili en büyük sorun bitmemiş olması ama final sezonunun çekilememiş olmasının nedenleri Riget’i daha gizemli hale getiriyor. Lars von Trier, iki sezonun ardından üçüncü ve son sezonu yazdı ama yaşanan ölümler dizinin lanetli ilan edilmesine neden oldu. Stig Helmer’i oynayan Ernst-Hugo Järegård’ın 1998 yılındaki ölümü, üçüncü ve son sezonun senaryosu değiştirildikten sonra bu sefer de 2000 yılında Sigrid Drusse’yi oynayan Kirsten Rolffes’in ölümü son sezonu olanaksız kıldı.

– Stephen King, genelde ilham veren ve kitapları uyarlanan usta bir yazardır. Ancak bu sefer uyarlayan o oldu. Korkunun ustası, diziyi çok beğendi ve 2004’de 13 bölümlük bir dizi olarak ABD’ye uyarladı. Orijinal senaryoya sadık yönlerinin yanısıra, ABD’ye özel farklı olayları ve kendi yorumunu kattığı sonu da izlediğimiz iyi bir uyarlama olarak TV tarihine geçti.

kategori:
seçki

ilgili