Ben Bir Limon Ağacıyım

Aslen kasım ayında beklediğimiz fakat 27 şubatta gösterime giren Ezt Limon’un 10 kasımda yazılmış olan önincelemesini biraz öne alalım istedik. Ne mutlu bize ki, az kopyayla da olsa, festival...

Aslen kasım ayında beklediğimiz fakat 27 şubatta gösterime giren Ezt Limon’un 10 kasımda yazılmış olan önincelemesini biraz öne alalım istedik.

Ne mutlu bize ki, az kopyayla da olsa, festival haricinde de farklı ülkelerin filmleri gösterime girebiliyor. Bu konudaki azimleri dolayısıyla dağıtımcı firmalarımızı kutlamak gerekir. Ezt Limon, yani Limon Ağacı özelinde ise bu teşekkürü hakeden firma Tiglon Film.

Limon Ağacı filmi İsrail – Filistin olaylarına özelden genele açılan bir hikaye çevçevesinde yaklaşan ve bunu oldukça başarılı bir şekilde yaptığı söylenen bir film. İsrail savunma bakanının sınırdaki filistinli dul komşusunun ağaçlarının kesilmesi gerekmesiyle başlayan olaylar zinciri bir anda uluslararası bir soruna dönüşürken; hikaye ise insanlararası bir ilişkiye evrilir.

Yönetmen koltuğunda gördüğümüz israilli Eran Riklis‘in 1984ten beri yönettiği pek çok filmi var fakat en çok bilineni, 2004 yılında çektiği Suriyeli Gelin (Hakala Hasurit). Riklis yeni filminde de , Suriyeli Gelin’in senaryosunu birlikte yazdığı eski gazeteci dostu Suha Arraf‘la birlikte çalışmış. Suha Arraf’ın filistinli olması hem bu dostluğu daha anlamlı kılıyor, hem de filmlere çok yönlü bir bakış kazandırıyor. Gerek Suriyeli Gelin’in, gerekse Limon Ağacı’nın dünya çapında görmüş olduğu ilgi de bize bunu kanıtlar nitelikte.

[yahoo 9864972]

Limon Ağacı, dünya prömiyerinin yapıldığı Berlin Film Festivali’nden Panaroma İzleyici Ödülü ile dönmüştü. Yaz boyunca pek çok ülkede gösterilen film, nihaî olarak ülkemizde bu cuma, yani 14 kasımda gösterime giriyor.

İnsanî bir yaklaşım sunmasının yanında politik bir zeminde seyreden filmin kurgusu da bu iki düzlem düşünülerek tasarlanmış. Bir tarafta İsrail savunma bakanının villası ve villanın duvarlarla örülmesi; diğer tarafta dul filistinli kadının limon ağaçları… Bu duvar münasebetiyle limon ağaçlarının bir tehdit unsuru olarak addedilmesi filmin duruşunu yeterince ifade ediyor zaten. Dışbasında filmin en güçlü imgelerinden biri olarak gösterilen sahne ise, açılan pencerede karşılaşılan duvar. Riklis vermiş olduğu röportajlarda bu siyasal süreci Arraf’la birlikte aynen bu şekilde yorumladıklarının da altını çiziyor.

Tüm duvarlara ve sınırlara karşı duran bu filmin sinemasal değerinden belki çok daha önemli olan yanı ortada. Gönül ister ki bu tür filmlere ülkemizde ilgi olsa ve daha çok kopyayla girseler. Fakat mevcut durumda böyle bir ihtimal yakın gözükmüyor.

kategori:
haber

ilgili