Festival Samanlığında Bulabileceğiniz 10 Altın İğne

38. İstanbul Film Festivali programından Haktan Kaan İçel 10 cevher filmi bularak yorumladı.

38. İstanbul Film Festivali programından gözden kaçabilecek cevher filmleri sizin için çıkardık.
Festival programı açıklandığı zaman çoğunlukla en iyi film listeleri yapılır. Gözde yönetmenler, öne çıkan hit filmler veya ödüllü yapımlar bu listelerde yer alır.

Peki siz de bu listelerden çok sıkılmadınız mı?

Cevabınız evet ise karşınızda festival programında pek önerilmeyen ama muhtemelen sevgiyle kucaklayacağınız gizli cevherler burada!

Afiyetle izleyin…

BAŞYAPITIM / MI OBRA MAESTRA / ANTİDEPRESAN
Kara mizahın keskin hicivleriyle hınzır hınzır gülmenin keyfi başkadır. Hele ki Güney Amerika’dan peydahlanan bu nacizane görünen yapımın yönetmeninin Gaston Duprat olduğunu söylerseniz ne yaparsınız? Hala tanıyamadınız mı? Saygın Vatandaş / A Distinguished Citizen filmiyle pek çok beyinde parlayan Duprat, yeni filmiyle festivalin yine gizli hazinelerinden olmaya hazırlanıyor. Beklenmedik anların üst üste yaşanacağı ve muhtemelen tuhaf karakterlerin yer yer rahatsızlık vereceği bu film merak uyandırıcı olacaktır.

 

SONUÇLAR / POSLEDICE / MAYINLI BÖLGE
Günlük yaşantınızda hayata tutunabileceğiniz mühendis, doktor, avukat gibi işler vardır. Festivallerde ise hapishane filmleri çoğunlukla seyirciyi tatmin eden filmler olur. Genel hatlarıyla gerek rahatsız edici tekinsiz mekanları, şiddetin kol gezdiği hücreleri, ne olduğu belli olmayan acımasızlığı ile nam salan çeteleri ve masum insana dahi günahların en üst noktasına çıkartan unsurlarıyla hikaye anlamında çok şey vaat ederler. Sonuçlar ise şiddet dozunu pek ayarlayamayarak canınızı acıtacak bir Slovenya hapishane filmi olması sebebiyle dikkat çekici oluyor.

GARSON / THE WAITER / GENÇ USTALAR
Yunan sinemasının sivri zekalı, duygu yoksunu, hınzır filmlerini seviyorsanız; elimizde Yunanistan’dan taze taze çıkmış olan Garson filmi var. Yönetmen Steve Krikris monotonluğun sıkıcı dünyasındaki bir adamın biraz melankolik, biraz gözlemci, biraz da varoluşçu yanlarını tuttuğu gibi bu filme hapsediyor. Yedi yıllık hazırlık aşamasından itibaren karşımıza tuhaf bir kara film çıkartıyor. Bu akıma yakınsanız ya bayılırsınız ya da salonu terk etmek serbest!

OYUNBOZAN / SYSTEMSPRENGER / GENÇ USTALAR
Berlin Film Festivali sonrası genelde ilk söz “Bu seneki program da bizi tatmin etmedi” olur. Ancak Oyunbozan filmi ne hikmetse tüm otoriteleri bir noktada buluşturarak bu filmin izlenmesi gerektiğini, aksi takdirde Berlin Film Festivali’ne boşuna gelindiği vurgusunu yaptılar. Kadrosunda muhtemelen ABD’li olsa geleceğin Meryl Streep’i denilebilecek yetenekli çocuk bir oyuncu ile bizi tanıştırması da cabası. Daha ne olsun!

PİRANHALAR / LA PARANZA DEI BAMBINI / DÜNYA FESTİVALLERİNDEN
Ülkemizde altyapı sorunları var diyen milyon tane insan bulabilirsiniz. Ancak İtalyan sineması ve mafya dediğinizde altyapıdan yetişen gangster bozuntuları hikayeleri anlatmakta hiç sorun yok. 15 yaşında şehir eşkiyalığına başlayan insanların nasıl karanlık bir bataklığın dibine batmakta olduklarını çarpıcı bir şekilde anlatan Piranhalar, senaryosunun kuvvetiyle suç dünyasına olan mesafenizi korumanıza yardımcı olabilecek bir iş olarak izlenmeyi bekliyor.

EDMOND / GALALAR
Valla ne yalan söyleyeyim İstanbul Film Festivali’nde açılış filmleri daima keyifli bir seyir olmuştur. Bu yüzden de bu listedeki en kolaycı seçim ile karşınızdayım. Eğer keyifle izleyebileceğiniz, çok fazla beyninizi bulandırmayacak bir film arayışındaysanız bu film sizi bekliyor. Fransa’da tiyatro oyunlarıyla halkın gözbebeği haline gelen Alexis Michalik, kapalı gişe oyunlarından sıkılmış olacak ki sinemaya el atma gereği duymuş. Cyrano de Bergerac’ın yazım aşamasındaki sancılarını bu filmle beraber seyirciye sunuyor. (Ülkemiz versiyonu Berkun Oya olabilir?)

DÜNYANIN SINIRINDA / LES CONFINS DU MONDE / ULUSLARARASI YARIŞMA
Genelde anlamsız filmleriyle anlamlı görünmeye çalışan yönetmen Guillaume Nicloux bu sefer turnayı gözünden vuracak gibi gözüküyor. Binlerce sivilin öldürüldüğü, vahşetin kol gezdiği bir savaşın ortasına bizi bırakarak hayatta kalmamızı bekliyor. Film bittiğinde bu listeyi hazırlayan bana küfredeceğiniz bir film olan Dünyanın Sınırında, Müfrezevari havası ve savaşın karanlık yüzünü gösteren çarpıcı bir film olarak akıllara kazınacak gibi gözüküyor. Hani bazı filmler vardır. Filme yüksek not veremezsin ama düşük not da versen içinden bir şeyler eksilir. İşte bu film de öyle bir etkiye sahip olacaktır.

BİR GÜN / EGY NAP / ÇİÇEK İSTEMEZ
Ebeveyn olmak üzerine tam bir gerilim filmi diyebileceğimiz bu yapım, çocuğunuzu eve gidip kontrol etme ihtiyacı duyacağınız güçlü bir film denilebilir. Çocuklara bir şey mi oluyor diye sormayın! Çünkü film daha çok aldatılan bir eş olarak çocuklarla baş etmenin derin yaraları üzerinden ilerleyen, içinizi kemirecek huzursuzluk yaratan bir film. Rutinin içinde kaybolmaya başlayan bir kadının canı yanarken yaşadığı bir güne tanıklık ediyoruz. Erkeklerden tiksinmek için bir sebep daha!

PERFORMANCE / MUSİKİŞİNAS
Nicolas Roeg.

Başka neden mi arıyorsunuz? O zaman alın size bir neden daha!

Mick Jagger.

Artık dağılabiliriz arkadaşlar…

YEŞİL GEZEGENDEN KISA BİR HİKAYE / BREVE HISTORIA DEL PLANETA VERDE / NERDESİN AŞKIM?
Karakterleriyle ilginizi cezbedecek bu tuhaf film, kağıt üstünde John Waters filmlerini hatırlatsa da sinemada klasik şablon filmlerinden sıkılanlar için tebessüm ettirecek bir deneyim olarak özetlenebilir. Dum-tıs, dum-tıs müzikleriyle beklenmedik derece başarılı bir yol filmi diyebiliriz. Bir uzaylıyı teslim töreni yapabilmek için yola düşen bir grubun peşinden gidiyoruz. Geri de dönmek istemiyoruz. Sarılmaktan usanmayacağınız bir festival filmiyle daha karşınızdayız.

kategori:
izlenimseçki

ilgili