Festivalin Gizli Arızalıları

38. İstanbul Film Festivali programından Haktan Kaan İçel "Mayınlı Bölge" dışındaki arızalı filmlere göz attı.

İstanbul Film Festivali her yıl olduğu gibi bu yıl da çok zengin bir seçkiyle karşımıza çıktı. Bilhassa tür sinemasını sevenler ya da sinemada yenilik arayanlar için “Mayınlı Bölge” filmlerinin büyük bir iştahla tüketileceğini söyleyebilirim.

Peki tüm program içerisinde arızalı filmler sadece bu bölüme mi hapsedilmiş?

Tabi ki hayır!

Bu listemizde festival programına yayılan arızalı, klasik olmayan işleri bulabilirsiniz. Üstelik bu listeye mayınlı bölge filmleri dahil edilmedi.

SINIR / BORDER / ULUSLARARASI YARIŞMA
Ali Abbasi’nin yönetmenliğini üstlendiği Border, tuhaf bir fiziksel görünüşü olan bir sınır polisinin kendisine benzer bir surette bir adamla karşılaşmasını ve sonrasında da kendini sorgulamasını konu alıyor. Film özellikle cinsiyet, insan olmak ve ötekileştirmek üzerine önemli sözler söylerken, İskandinav mitolojisinden yararlanarak içeriğini zenginleştiriyor. Yer yer duygu yoğunluğunun arttığı film, insanların içinde canavar olmayı işliyor. Bir yandan da bu sorunun tam tersini soruyor: Ya canavar olan ben değil de, insanlarsa?

LANETLİ KUMAŞ / IN FABRIC / ULUSLARARASI YARIŞMA
Bir kıyafet üzerinden çoklu karakter hikayeleri anlatmanın derdine düşen Lanetli Kumaş, klasik bir anlatı içerisine girmese de, klasik bir korku filmi şablonu üzerinden ilerliyor. Talihsizliğin gerekçelerini bir obje üzerine yıkarak, karakterlerinin bocalamalarını aklamayı tercih ediyor. Festival takipçilerinin iyi bilebileceği Peter Strickland yine kendine has bir film ortaya çıkartıyor. Cehennemi andıran atmosferi, giallo, gerilim alt türleriyle buluşturarak moda dünyasına dair de laflarını esirgemiyor.

ADALETSİZ / DRAGGED ACROSS CONCRETE / GALALAR
“Bone Tomahawk” ve “Brawl in Cell Block 99” gibi filmlerle kısa sürede kendine hatırı sayılır bir hayran kitlesi oluşturan S. Craig Zahler türler arasında farklılıklar yaratmayı seven bir yönetmen olarak dikkat çekiyor. Adaletsiz filminde ise kötü polis filmlerinin klasik anlatısını tersyüz ederek karşımıza son derece arızalı bir işi fırlatıyor. Filmin ilk yarısı öylesine yavaş ve temposu hantal ki, filmin sonuna nasıl gelebileceğinizi hayal ederken; ikinci yarıda film hareketleniyor. Mizah duygusunun bir an bile eksik olmadığı bu suç filmi, epizodik bölümlere sahip görünen yapısı, çoklu karakterleri ve hınzır diyaloglarıyla bir Tarantino filmini andırıyor. Şiddet dozajı yer yer beklentinin çok üstüne çıkarken, hikaye anlamında pek de tatmin edemediğini söylemek gerekiyor.

ODAMDA / IN MY ROOM / DÜNYA FESTİVALLERİNDEN
Zaman ve yalnızlık üzerine komik ve düşündürücü bir yapım olan Odamda, dünyada yalnız kalan bir adamın kendi benliğinde rüya ve gerçek arasındaki yolculuğuna çanak tutuyor. Erkeklik kodlarını olabildiğince elini korkak alıştırmadan kullanırken, Uyku Hastalığı adlı bir kısa filmlerden uzun metraja dönüştürüldüğünü de notlar arasına yazabiliriz. İnsani bir eleştiri yapsa da, bunu klasik bir şekilde sunmadığını belirtmemiz lazım.

EVDEYDİM, AMA / ICH WAR ZUHAUSE, ABER / DÜNYA FESTİVALLERİNDEN
Berlin Film Festivali’nden en iyi yönetmen ödülüyle dönen bu deneme – kurmaca karışımı film, klasik anlatıya yüz vermeyen yapısı ve karmaşık konusuyla bir yandan komik olurken, bir yandan düşündürücü içeriğiyle seyirciye beyin egzersizleri yaptırıyor. Bir yapbozun içinde doğru parçaları beyninizde birleştirmeye çalışırken gerçek bir anlam yakalamaya çalışmanız bile arızalı bir işle karşılaştığınızın resmi gibi.

YANARDAĞ / VULKAN / GENÇ USTALAR
Kırım sınırında insanların çaresizlikten fena saçmaladığı bir kasabaya sizi konuk eden bu tuhaf film, karakter galerisindeki kendilerine has özellikleriyle seyirciyi dumur etmeye hazırlanıyor. Şehirli ana karakterimizin köy hayatına uyum serüveni ve algısının değişimini irdeleyen bu hınzır film, belli ki ilk gözden kaçacak işlerden biri gibi duruyor.

VAHŞİ / SAUVAGE / NERDESİN AŞKIM?
Seks işçiliği yapan evsiz bir adamın, aşkı sokaklarda ve müşterilerinin şevkatli kollarında aramasını anlatıyor. Bazı yönleriyle fazla sert, bazı açılardan da fazla arabesk bir hikayeye bürünen Vahşi, insan – doğa ilişkisine de farklı bir açıdan yaklaşıyor. Sokakları mesken tutan karakterlerin boşluktaki ruh halleri ve amaçsızlıklarındaki kurtulma planları belli ki çok can yakacaktır. Filmin arızalı kısmı ise cinselliği uç noktalarda göstermesinden kaynaklı olarak bu listeye dahil edilmiştir. Grup seks partileri, aşırılığa kaçan seks oyuncakları, yer yer dozu artan şiddet sahneleriyle birlikte deneyimlemesi zor bir film olarak akıllarda kalacaktır.

KAYGAN ZEMİN / DER BODEN UNTER DEN FÜSSEN / ÇİÇEK İSTEMEZ
İş dünyasındaki rekabet duygusunun aşırı noktalara nasıl varacağını gösteren bu film, bir anlamda birbirinin ayağını kaydırmaya çalışan kadınların aşırılıklarını merkezine alıyor. Kabaca tabirle iş dünyasında geçen Whiplash diyebileceğimiz Kaygan Zemin tam bir meydan okuma filmi olarak gözümüze sokuluyor. Festival bittiğinde bu film çok konuşulacaktır.

kategori:
seçki

ilgili