FilmEkimi Geldi

Yaz ayları, dünya üzerindeki yüz milyonlarca insan için neşe ve hareket demek iken, sinema dünyası için (özellikle Türkiye’de) sessizlik ve durgunluk anlamına gelir. Yazın bitmesiyle de, insanlar rutinlerlerine geri...

filmekimi-main.jpg

Yaz ayları, dünya üzerindeki yüz milyonlarca insan için neşe ve hareket demek iken, sinema dünyası için (özellikle Türkiye’de) sessizlik ve durgunluk anlamına gelir. Yazın bitmesiyle de, insanlar rutinlerlerine geri dönerken, sinemanın cemreleri toprağa düşmeye başlar.

İşte o cemrelerden biri de her sene ekim ayını merakla bekleten Filmekimi. Bu yıl sekizincisi yapılan organizasyon bize her yıl usta yönetmenlerin son filmlerini izleme, dünya sinemasından vizyonla arası pek olmayan eserleri görme ve yaz boyunca görüşmediğimiz bazı sinefil arkadaşlarımızla buluşma şansı tanıyor.

Filmekimi 2009, 17-25 ekim tarihleri arasında gerçekleştirilecek. 2004 yılından bu yana ilk kez 9 günlük bir Filmekimi macerası demek bu (bahsi geçen iki yıl dışındaki tüm Filmekimi organizasyonları 7 günlük olmuştu). Peki bu 9 günlük programda neler var?

Sinemanın büyük ustalarının son filmlerini ilk kez türk seyircisiyle buluşturmak, Filmekimi organizasyonun en büyük kozlarından (hatta ilk Filmekimi reklamlarının sadece yeni filmi gösterilecek yönetmenler üzerine olduğunu hatırlamak gerek). 2009 yılında bu kapsamda Woody Allen’ın kendisinde son derece benzeyen bir diğer deha Larry David’i başrole koyup yine klasikleşmiş filmlerini hatırlatacağı Kim Kiminle Nerede (Whatever Works), Coen Kardeşlerin acı komedilerin arasına sıkı bir giriş yapacağa benzeyen Ciddi Bir Adam (A Serious Man), işçi ve sinema kelimelerini yanyana getirince dilimize gelmesi kaçınılmaz isim Ken Loach’un fransız futbol ilahı Eric Cantona’yı da içeren filmi Hayata Çalım At (Looking For Eric), Theo Angelopoulos’un 20. yüzyıl üçlemesinin 4 yıldır merakla beklenen ikinci parçası Zamanın Tozu (The Dust Of Time), Jane Campion’un ünlü İngiliz şair John Keats’in yaşamından romantik bir kesiti sunduğu Parlak Yıldız (Bright Star), sansasyonel belgeselci Michael Moore’un sivri ve ironik eleştirel silahlarını bu kez doğrudan kapitalizme yönelttiği Kapitalizm: Bir Aşk Hikayesi (Capitalism: A Love Story) ve Steven Soderbergh’in içerisinde bıyıklı bir Matt Damon’u barındıran son işi İspiyoncu (The Informant) gibi merakla beklenen eserler gösterilecek. Bu bölümde ayrıca Stephen Frears’ın Aşkım (Cheri), Costa-Gavras’ın Cennet Batıda (Eden is West) ve Johnnie To’nun İntikam Peşinde (Vengeance) isimli filmleri izlenebilecek.

kim-kiminle-nerede.jpg

Dünya festivallerde ön plana çıkmış, heykelciklerle taşlanmış festival hitleri de bu yıl Filmekimi’nin önemli bir kısmını oluşturuyor. Duayen sinemacı Michael Haneke’nin Cannes film Festivali’nden bir kez daha eli boş ayrılmamasını sağlayan Altın Palmiyeli Beyaz Bant (The White Ribbon) ve Steven Soderbergh’in Benicio Del Toro işbirliğiyle uzun bir çaba sonucu çektiği 2 parça ve 4.5 saatlik destansı Che Guevara biyografisi Che, şüphesiz ki bu kategorinin şimdiden en çok ses getiren filmleri. Bilet bulmanın bir hayli emek isteyeceği bu filmlerin dışında, Chan Wook-Park’in vampirlere bulaşıp korku türünü denediği Kan Arzusu (Thirst), avrupa sınırlarında başarılı filmlere imza atan Olivier Hirschbiegel’in Amerika macerasının bitmediğini gösteren Cennette Beş Dakika (Five Minutes of Heaven), Lynn Shelton’un ilgi çekici deneyimi Gel Porno Çevirelim (Humpday) ve Rachid Bouchareb’in son filmi Londra Nehri (London River) de çeşitli festivallerde aldıkları ödüller vesilesiyle bu kategoride seyircinin karşısına çıkacak.

Filmekimi 2009 dahilinde sinemaseverler ayrıca yapımcılığını Tim burton ve Timur Bekmambetov gibi isimlerin üstlenmesiyle dikkat çeken Shane Acker animasyonu 9, seyirciye Monica Bellucci ve Sophie Marceau gibi iki yıllanmış şarabı izleme olanağı sunacak psikolojik gerilim Dönüşüm (Don’t Look back), David Bowie’nin melekelerinin yönetmen oğluna geçip geçmediğini görebileceğimiz, kült olma adayı Ay (Moon), Bulgar yönetmen Kamen Kalev’in Saadet Işıl Aksoy, Hatice Aslan gibi Türk oyunculara da yer verdiği ilk uzunmetraj denemesi Şark Oyunları (Eastern Plays), Çavuşesku dönemi Romanya’sını tam 5 rumen yönetmenin penceresinden gösterecek olan Altın Çağdan Öyküler (Tales From the Golden Age), tıpkı Bowling For Columbine ve Elephant gibi merkezine okul sınırlarında yaşanan bir silahlı katliamı alan Polytechnique ve yönetmen Nicolas Winding Refn’in çalışkan oyuncu Mads Mikkelsen ile giriştiği Danimarka epiği Cennetin Kapısında (Valhalla Rising) için koltuk arayacak.

3 Ekim 2009 tarihinde satışa çıkarılacak festival biletleri yine gösterim saati ve etiketine göre 3.5 TL’den 15 Tl’ye kadar değişen fiyatlarla alıcı bekleyecek. Sinemasevere de bilet sayımı yapmak, bol bol film muhabbeti çevirmek ve “bu filmekimi götürsem acaba” diye düşünmek kalacak.

Üzücü dipnot: Maalesef, Ciddi Bir Adam (A Serious Man) filmi programdan çıkarılmış.

kategori:
seçki

ilgili