Filmekimi 2016: Sen de Kendi Payından Bir Hatıra Seç!

Filmekimi 2016'nın banko kuponu...

“Sonbaharın rengi” Filmekimi 2016 yaklaşırken, bugünlerde yanında kalp işareti olan film listesi yapma telaşında olduğunuzu biliyorum. 2016 seçkisi o kadar güzel ki, bu leziz hengâme bir yerden sonra “film eleme” işine dönüşüyor.

Hangi filmleri tavsiye ettiğimi soran birkaç arkadaşım oldu. “İmkânınız varsa 51 filmi de görün!” cevabını verdim. Bu arada çoğu gerçekten de 51 filmin 33’üne bilet alacak, 3-5’ine de festival esnasında doğaçlama dalacak sinefiller ve onlar tercihlerini zaten belirlediler. Lale Kart’larıyla biletlerini öncelikli satış döneminde içeri attılar.

Öte yandan, daha hafif tempoda bir Filmekimi geçirecek sevgili dostlarımız da mevcut. Belki bir gazete haberinden, reklam panosundaki Frodo’dan (Selda Bağcan’a havasını atmış mıdır atmıştır bu arada!) ya da sponsorun mesajından dikkatlerini çekti. “Hangi filmler varmış, bir bakayım” dediler.

51 film arasında, onların da çok seveceği “crowd-pleaser”lar mevcut. Özetle, #filmekimi16 herkese hitap ediyor. Kalbinin büyük veya ufak bir bölümünden sinema geçen ve şehrine Filmekimi uğrayan ahali, bu festivalden hoş hatıralarla ayrılacak.

Ben de hayli daraltılmış bir film listesi, bir tür “banko kupon” yapmak istedim. Liste aşağıda, müstesna anılar biriktireceğiniz bir sonbahar festivali dileklerim ektedir:

Frantz (François Ozon): Siyah-beyazdan renkliye, sonra tekrar siyah-beyaza geçiş yapılan sahnelerin şiirsel büyüleyiciliği, Ozon’un “dönem filmi böyle çekilir millet!” mesajı vermesi…

Swiss Army Man (Dan Kwan ve Daniel Scheinert): “Jurassic Park’ı bilmiyorsan, [affedersiniz] hiçbir bok bilmiyorsun!” gibi mükemmel bir repliği insanlığa armağan etmesi. Her film bir şekilde başka filmlere benzerken, bizlere sene 2016’da daha önce gördüğümüz hiçbir şeye benzemeyen bir film izleme olanağı sunabilmesi…

Sieranevda (Cristi Puiu): “Rumen yeni dalgası”nda afiyetle sörf yaparken 170 dakika boyunca bir kez bile saate bakma ihtiyacı hissettirmemesi. Charlie Hebdo ve 11 Eylül komplo teorileri üzerine mükemmel diyalogları. Film bittiğinde izleyici olmaktan çıkıp kendimizi 10 Ocak 2015 Cumartesi gününde, tuhaf ve geniş bir ailenin üyesi olarak Bükreş’teki o yemek masasında bulmamız…

Desierto (Jonás Cuarón): Açık havanın (olabildiğince açık, uçsuz bucaksız çöl yahu) her zaman “ferahlık” anlamına gelmediğini gerim gerim gererek hissettirirken, “yönetmenlik zanaatı babadan oğla geçiyor olabilir mi hakikaten?” diye sorgulatması…

Arrival (Denis Villeneuve): Hiç acelesi olmayan, aksiyona boğulmamış bir bilim-kurgu olarak karşımıza çıkması. Zaman kavramı usta bir yönetmenin karşısında saygıyla eğilip bükülürken, başkarakter Dr. Louise Banks (Amy Adams) sayesinde insanı adeta dev bir amfiye, keyifli bir dilbilim dersinin ortasında götürüp bırakması…

kategori:
seçki

ilgili

  • FilmEkimi 2016 Seçkisi

    Filmekimi 2016'da son yılların en iyi seçkilerinden biriyle karşımızda olacak. Bakınız yazarları olarak mutlaka gidip izleyeceğimiz belirli filmleri bir araya getirerek, sizlere de rehber olabilecek bir seçki hazırlamak istedik....