Filmekimi 2017’de Gözden Kaçması Muhtemel 10 İyi Film

Haktan Kaan İçel'den alternatif bir Filmekimi 2017 seçkisi...

Tüm sinema siteleri Filmekimi 2017 rehberlerinde en iyi filmleri art arda dizerlerken hit filmler genelde öne çıkıyor. Bu yüzden de bir alternatif listeyle beraber festivalde gözden kaçan filmleri tekrardan listenize almak için bir fırsat sunmaya çalıştım. Gözden kaçması muhtemel 10 iyi film huzurlarınızda…

Patti Cake$

Neden İzlemeliyim: Yılın en eğlenceli filmi olduğu için…
Sundance Film Festivali’nde ilk gösterimini yapan Patti Cake$, Cannes Film Festivali’nde de Altın Kamera için yarışmıştı. Pek tanınmayan oyuncularının gerçekten iyi performansları sayesinde dikkat çeken yapımın yönetmen koltuğunda Geremy Jasper oturuyor. Son derece keyifli bir yol filmi olduğunu söyleyebileceğimiz film, seyirciler tarafından pek şans verilmeyen ama keşfedilmesi gereken bir ABD bağımsızı…

Fantastic Woman

Neden İzlemeliyim: Gloria’yı sevdiysen, bunu da dene…
Şili sineması denildiğinde ilk akla gelen yönetmenlerden biri olan Sebastian Lelio, Gloria’nın uluslararası başarısından yeni filmiyle de ilk gösterimini yaptığı Berlin Film Festivali’nde büyük beğeniyle karşılanmıştı. Berlin’den ekümenik jüri ödülü, en iyi senaryo ve teddy ödülüyle dönen Fantastik Kadın, yılın üst sınıf filmlerinden biri olarak festival programında kaçırılmaması gereken filmlerden…

Visages Villages

Neden İzlemeliyim: Samimi ve kendine has bir belgesel olduğu için… Ayrıca Agnes Varda filmi, nedeni mi ihtiyacın var?
Cannes’da özel bir gösterimle Dünya premierini yapan yeni Agnes Varda filmi, bu çılgın ve sinema mucizesi kadının bakış açısından yeni bir sinema deneyimi yaşamak için yeni bir fırsat denilebilir. Sokak sanatçısı ve fotoğrafçısı JR ile beraber ortak gerçekleştirdikleri bir proje… Bu ikilinin Fransa’nın köylerinde gezerek çektikleri fotoğraf ve görüntüler eşliğinde ilerleyen bu gezi belgeseli, sinemada farklı türde yapılan belgeselleri deneyimlemek isteyenler için önemli bir şans denilebilir.

Tehran Taboo

Neden İzlemeliyim: Programdaki tek animasyon olması bile yeterli sebep sanki…
İran’daki gençlerin kısıtlamalarla ve yasaklarla mücadelesini Persepolis’ten sonra bu sefer de Tehran Taboo ile deneyimleyin. Yönetmen koltuğunda Ali Soozandeh’in oturduğu animasyon, özgürlük ve mutluluğa dair ağıt olarak yorumlanabilir. Cannes’da gösterimini yapan yapım, cesur tavrıyla ilgiyi hak ediyor.

Le Fidele

Neden İzlemeliyim: Soyadları zor okunan iki iyi oyuncuyu kadrosunda bulundurduğu için…
The Drop ve Bullhead’in yönetmeni Michael R. Röskam yeni filminde bir mafya mensubu ile bir yarış pilotunun aşkını anlatırken seyir zevkini üst noktalarda tutmayı başarıyor. “Blue is the Warmest Colour” ile tüm dünyaya kendini tanıtan Adele Exarchopoulos ve Avrupa filmlerinin gözde aktörlerinden Matthias Schoenaerts başrolleri filmde paylaşırken, ikilinin kimyalarının tutması sonucunda iyi performanslar sergilediklerini söylemek mümkün.

Thelma

Neden İzlemeliyim: Trier’in içinizi dağlayacak hikaye anlatısı için…
Her filmiyle hayran kitlesini biraz daha arttıran Joachim Trier, yeni filmiyle bir kez daha Filmekimi’ndeki yerini alıyor. Birçok hit filme göre programdaki gizli hazine konumundaki yapım, iki kadının aşk hikayesini içinize işleyerek kendi tarzıyla verirken toplumsal eleştirilerini esirgemiyor. Bir büyüme hikayesinin ne kadar güçlü olacağını bu filmi izleyerek öğrenebilirsiniz. Şimdiden festivalin en çok konuşulacak filmlerinden biri olacaktır.

Sandome No Satsujin

Neden İzlemeliyim: Sıradan konulara naif dokunuşlar yapan yönetmenin gerilim – suç – mahkeme türleri arasında ne yapacağını görmek için…
Japon sinemasının sessiz ama derinden dokunuşlara sahip yönetmeni Hirokazu Kore-Eda, yeni filminde suçsuzluğunu ispatlamaya çalışan bir insanın mücadelesine odaklanıyor. Başrolünde Japon ünlü şarkıcı Fukuyama Masaharu’nun olduğu film, Kore-Eda’nın yumuşak dokunuşlarıyla etkili olmayı başaran ve doğal oyunculuğun her daim öne çıktığı filmlerden biri diyebiliriz. Üstelik bu sefer mahkeme salonlarındayız.

Nico, 1988

Neden İzlemeliyim: Trine Dyrholm…
Venedik Film Festivali’nin Ufuklar bölümünde en iyi film ödülüyle dönen Nico, 1988 adeta tarihe tanıklık ederken üstün bir oyunculuk performansına hayranlık duyabilmeniz için bir şans gibi. Başroldeki Danimarkalı oyuncu Trine Dyrholm’un tek başına adeta filmi uçurduğunu söylemek yalan olmaz. Oyuncu üstün performansıyla büyülüyor. Bir yandan da Andy Warhol’un ilham kaynaklarından birisini tanımak için iyi fırsatmış gibi görünüyor.

Lucky

Neden İzlemeliyim: Harry Dean Stanton’un son filmi olduğu için…
Hatta Harry Dean Stanton’un kariyerinin en ayrıksı performansını gösterdiği için de diyebiliriz. Hem de bu performansı tam 90 yaşında veriyor. Tek başına tüm filmi sürüklüyor. Bir karakter filmi olan Lucky, bir karakter oyuncusunun adının dahi hatırlanmamasına rağmen performanslarıyla akılda kalma çabasının en büyük kanıtı olduğu için… David Lynch’i de oyuncu kadrosunda barındıran film, kısa bir süre içinde isim olarak pek hatırlanmayacak ama siz izlediğinizde küçük bir cevher bulduğunuz için yüreğiniz rahat bir şekilde nefes alacak…

Wind River

Neden İzlemeliyim: Bu yılın Hell or High Water’ı olduğu için…
Belki bu filme bu benzetmeyi yapmak garip gelebilir. Ancak gösterildiği festivallerden iyi eleştiriler alan film, ödül sezonunda sürpriz bir şekilde ödül potasında kendine yer edinebilir. Nick Cave ve Warren Ellis’in huzursuzluk veren müzikleri eşliğinde bir cinayet vakasının peşinde gerçekleri aydınlatmaya uğraşan kişilerin hikayesini anlatıyor. Başrollerinde Jeremy Renner ve Elizabeth Olsen var.

kategori:
seçki

ilgili