Fragman Analizi: Alien Covenant – Prologue (Ridley Scott)

Prometheus'ta eksik kalan bağlantılar acele bir şekilde bağlamış görünüyor.

Alien Covenant’ın gösterim tarihi yaklaşırken Ridley Scott sinemaseverleri bir Prologue yayınlayarak filme ısındırmaya çalıştı. Ancak Prologue, Prometheus’ta eksik kalan bağlantıları acele bir şekilde bağlamış görünüyor.

Haktan Kaan İçel: Görünen köy kılavuz istemez. Alien Covenant daha açılışıyla birlikte inanılmaz çöp bir film olmak veya Alien paketli bir Riddeck filmi olmak arasında gidip geliyor. Film açılışında alıştığımız olgun bilim kurgu filmleri andıran atmosferi yerine, çabuk tüketilebilir duran Alien’ı kitlelere sevdirmek amaçlı tasarlanan Alien vs. Predator filmlerini andırıyor. Tabii işin komik yanı bu proje seriye karşı önyargıların çıkmasına neden oldu doğal olarak… Yeni filmin fragmanlarında pek rastlamadığımız Noomi Rapace filmin başında tüketilmiş gözüküyor. Ya da filmin sonunda kurtarıcı ya da öldürülüp tüketilen bir karakter olarak karşımıza çıkacak gibi gözüküyor. Aslına bakarsanız Ripley muadili olarak fena bir seçim değildi kendisi. Ancak film pek tatmin etmeyince kurban gitmişti. Bu açıdan belki oyuncu üzerinde durulabilirdi. Gerçi bu film de patlarsa kızcağız duble patlamış olurdu. O kısmı da hesap etmek lazım. Neyse prologue’dan gördüğümüz kadarıyla yeni bir hikayeye bir an önce başlayabilmek adına acele bir şekilde koşturan bir kurgu dikkatimizi çekiyor. Böylece beyaz bir sayfa açılır ve Alien dirilir falan filan fantezileri kuruluyor. Ne yazık ki ben pek olasılık veremedim yine. Daha çok çerez bir film üretimi açılışı izlenimi verdi. Sanki böyle halının altına süpürülen çöpler misali bir temiz bir giriş planlanmış ve sonrasında da bu eski kırıntıları bulup ilerleyen bir kabus mürettebat filmi karşımıza gelecek gibi görünüyor. Bilmiyorum belki de Alien filmleri tanınmadık oyuncularla çekilmeli ve yeni bir yönetmenin vizyonuyla ilerlemeli… Ridley Scott kendi kafasında 90’larda tutan formülleri yine uygulayacak gibi duruyor.

Can Rende: Prequel serisinin ilki Prometheus eleştirmenlerce beğenilmeyince Alien: Covenant’la sil baştan başladılar. Bu kez başka bir mürettebat, başka bir gemi, hatta başka bir robot, başka bir gezegen. Sil baştan başlandı ama Prometheus’la bağlar koparılmadı. Noomi Rapace’nin rolü fazla değil. Yani Haktan’ın dediği gibi Shaw harcandı, beş dakikadan fazla görünmeyebilir. Sadece Prometheus’taki soruları gidermek maksadıyla yer vermişlerdir. 5 dakika görünüp yeni mürettebata geçilecektir. Shaw, Ripley benzeri tasarlanmıştı ama film tutmayınca yeni filmin merkezinden çıkarıldı. Aslında Shaw ve David’in maceralarını izlemek keyifli olabilirdi. Neyse, bu kez Katherine Waterston’un Daniels’ı Ripley benzeri tasarlanmış. Hatta açıklamalara göre Daniels, Ripley’nin annesi, James Franco gereksizi de babası gibi görünüyor (geminin kaptanı da Franco). Velhasıl yeni mürettebatla klişeler tekrar edilecektir ama belki bir nebze daha iyi olur Prometheus’tan. Daha kanlı, daha korkunç diyorlar, göreceğiz. Kurgu nasıl olur, Haktan’ın dediği gibi yeni macera için koşturur mu, insanlıkla ve Mühendislerle ilgili türlü sorulara yanıt verilir mi, bilemiyorum. Scott yıllardır dişe dokunur film yapamadığından, Prometheus da iyi olmadığından beklentim yüksek değil. Bu arada Haktan seri yeni yönetmenlerle devam edilmeli demiş. Aslında öyle bir plan vardı. Neil Blomkamp Alien 5’i çekmeyi çok istiyordu ama Scott “Bütün Alien’ları ben çekeceğim” deyip Blomkamp’ın filmini iptal ettirmiş gibi görünüyor. Bu film de kötü çıkarsa aslında seri bu işi layıkıyla yapacaklara devredilmeli ama Scott’ın seriyi başkasına bırakacağını sanmam. Zaten “Bir daha seriyi başkalarına bırakmam” da demişti. Prologla ilgili pek bir şey yazamadım, çünkü yazacak şeyler bulamadım.

Ümit Açık: Alien serisinin ilk 4 filmi, hep önemli yönetmenlerin çıkış dönemini müjdelemiştir. Ridley Scott, James Cameron, David Fincher ve Jean Pierre Jeunet gibi isimler sinema yolculuklarının başında Alien rozeti takan yönetmenler. Filmler iyi çıkmasa bile bu olayı seviyordum. Son dönemde film sektörü yer yer içimi sıkıyor. 80 yaşındaki Ridley Scott’ın bir Alien film çekmesi de böyle bi his uyandırıyor maalesef. Bu arada maşallah demek lazım Ridley Scott 80 yaşında ve hala epey aktif.

Yıldıray Kibar: Alien serisi bilim kurgu janrını kendi peşinden sürükleyen bir halden; janrın peşinden sürüklenen bir filme dönüşmüş gibi duruyor. Hayal kırıklığı olur olmaz gibi yaklaşmıyorum ben bu mevzuya. Ridley Scott film çektikçe izlemek isterim zaten. Varsın vasat olsun. Varsın yeni bir biçim getirmesin ve öncül olmasın. Kendisi ardıl olan bir filmden daha fazlasını beklemiyorum.

Gültekin Turgut: Alien, Star Wars, Star Trek, Indiana Jones, Jurassic Park vb. ile devam filmi olmayan ama yine yeniden doğan King Kong vb. filmlerin ortak noktası bir büyük izleyici kitlesini heyecanlandıran bir fikre sahip olmalarıdır. Sonra o fikrin artçıları ne kadar zaman geçerse geçsin devam etmeye bazen güçlü bazen güçsüz örneklerle aynı kitleyi elinde tutmayı başarıyor. Alien işte o olağanüstü fikirlerden birinden doğan bir yapım olarak ne yapılırsa yapılsın bir biçimde sizi o evrende tutmaya devam ediyor. Bu fragmanı izlediğimde de gene sinemada Alien’ı izleyeceğimi biliyordum çünkü yeni bir Alien’ın adı geçtiğinde dahi mutlu oluyorum ben. Peter Pan’ın Neverland’i, Şehrazat’ın Binbir Gece Masallarına dekor olan Bağdat gibi o evrene gitmek, o evrende bir an daha geçireceğini bilmek dahi beni mutlu ediyor. Çünkü artık biliyorum ki bu dünyada sizi mutlu edecek şeyler çok az ve Şehrazat’ın dediği gibi gündüzleri masal anlatılmaz… İşte sinema o masalın modern adı…

kategori:
habervideo

ilgili