François Truffaut İle Yakın İlişkiler

Steven Spielberg’ün tüm filmleri içinde “Close Encounters of the Third Kind” çok özel bir yerde durur. Jaws’ın büyük gişe başarısının ardından kendine ait bir film yapmak isteyen Spielberg, gençliğinde...


Steven Spielberg’ün tüm filmleri içinde “Close Encounters of the Third Kind” çok özel bir yerde durur. Jaws’ın büyük gişe başarısının ardından kendine ait bir film yapmak isteyen Spielberg, gençliğinde Firelight isimli amatör filminde incelediği konuyu bir kez daha filme almak ister.

Richard Dreyfuss ve Melinda Dillon’a başrolleri dağıtırken, ilginç bir seçim de yapar. François Truffaut’yu filminde önemli başrollerden birini oynamaya ikna eder. Ve sinema tarihinin en ilginç oyunculuk seçimi ve performanslarından biri ortaya çıkar.

Filmi izleyen herkes gibi ben de sağlam senaryodan, Wyoming’teki “Devil’s Tower”ın film boyunca mükemmel kullanımından, John Williams’ın filmde değil de gerçekten evrenselliğe ulaşmış müziğinden etkilendim. Ancak filmi ilk kez 8-9 yaşlarında TRT’den izlemiş biri olarak “Claude Lecombe”un zekası, uzaylılar karşısındaki çocuksu sevinci ve barışçı tutumu en aklımda kalan sahnelerdi. Büyüdükçe, sinemayı daha da sevdikçe ve bu küçük fransız adamın dünya sinemasındaki yerini kavradıkça o sahneyi tekrar tekrar seyrederken buldum kendimi…
François Truffaut’nun uzaylılarla müzik, ışık ve işaret dili ile iletişim kurması… Böyle bir sahneyi bir daha kolay kolay izleyemezsiniz!

kategori:
izlenim

ilgili