Gainsbourg, Vie Heroique!

İstanbul Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma Bölümü’nde gösterilen Gainsbourg, fransız şarkıcı Serge Gainsbourg’un nazi işgalindeki Paris’te geçen çocukluğundan ölümüne kadar olan hareketli yaşam öyküsünü konu alıyor. Filmde, hayatı boyunca protesto...

İstanbul Film Festivali’nin Uluslararası Yarışma Bölümü’nde gösterilen Gainsbourg, fransız şarkıcı Serge Gainsbourg’un nazi işgalindeki Paris’te geçen çocukluğundan ölümüne kadar olan hareketli yaşam öyküsünü konu alıyor.

Filmde, hayatı boyunca protesto edilen, yasaklanan, skandallara karışan marjinal söz yazarıyla, ressam olmak isteyen çok bilmiş bir veletken tanışıyoruz ve koca burunlu bir ikona evrilene kadar olan tüm hayatına şahit oluyoruz.

Aslen çizer olan yönetmen Joann Sfar, kendi çizgi romanından uyarlanmış karakterler kullanmış filmde. Bu tipler, kendini ergenlik dönemi boyunca (belki de hayatı boyunca) çok çirkin bulan Serge’i her yerde takip eden hayali arkadaşlar. Gainsbourg, çocukluğunda kendi büyük yüzünden yola çıkarak dört kollu kocaman bir kafa ile, erişkinlik yıllarında ise, kepçe kulaklı, karizmatik zamanla yol göstericiye dönüşen sıska bir versiyonuyla mücadele eder durur. Annesinin “Şu kulaklarını düzelttirmedin…” sözleri, bu çirkinlik konusunun aile içinde bile “mesele” olduğunun kanıtı gibidir.

Ne var ki tipi ile ilgili bu takıntısı hayatı boyunca birbirinden güzel kadınlarla dilden dile konuşulan aşklar yaşamasına engel olmamış. Brigitte Bardot(Laetitia Casta) ve Jane Birkin’le (Lucy Gordon) ile beraberlikleri filmde de anlatıldığı üzere hem üretken hem de popüler olmuş.

Başta Eric Elmosnino olmak üzere tüm oyuncuların çok iyi iş çıkardıklarını da ekleyelim. Bu arada (filmin de ithaf edildiği) geçen yaz intihar eden Lucy Gordon’ın hem kendisi hem Jane Birkin olarak, güzelliğiyle hafızlarda uzun süre kalacağını, ölümünün beklenmeyen bir hüzün bıraktığını da söylemeliyim.

Joann Sfar, sınır tanımaz, hiçbir şeyi ya da kimseyi umursamadan hayatını kendi istediği gibi tüketmiş, bazılarına “göre” dahi, bazılarına göre “fazla marjinal” Serge Gainsbourg’u bize “hayran” kontenjanından anlatmış ve bunu yaparken kalemini sadece senaryoda değil karakterlerde de kullanıp filmi tekdüzelikten kurtarmış. Özellikle film boyu süren şarkılar da sanatçının hayranlarını memnun edecektir.

Filmi izlemeden önce veya izledikten sonra ziyaret edebileceğiniz iki-üç link de önerelim:
Joann Sfar’ın blogu: http://www.toujoursverslouest.org/joannsfar/
Filmin sitesi: http://www.gainsbourg-lefilm.com/
Je t’aime… moi non plus: http://themusicsover.wordpress.com/2010/03/02/serge-gainsbourg
I Love You… Nor Do I: http://www.youtube.com/watch?v=YbHuOgzKl5c

kategori:
izlenim

ilgili

  • Johnny Depp ve Vanessa Paradis, Serge Gainsbourg Anısına Söyledi

    Yetenekleri arasında şarkı söylemekte bulunan Depp ve aslen şarkıcı eşi Vanessa Paradis, Serge Gainsbourg anısına çıkarılan yeni albümde yer aldı....
  • Tele-gaucho: Leclerc’ten Televizyon Devrimi

    Michel Leclerc’in 2010’da çektiği ikinci filmi Le Nom Des Gens, Fransa’nın oscarları Ceasar ödüllerinden en iyi senaryo ve en iyi kadın oyuncu ödülleriyle dönmüştü. Fransa’da 1 milyon kişiyi sinema...
  • Yeni Gösterim: Mike (Lars Blumers)

    Fransa’da bugün gösterime giren Mike, “kasaba gençliğini” konu alan filmlerden biri… Fransa’nın Alsace bölgesinde yaşayan 3 gençten Mike, araba çalmayı ve biraz kullandıktan sonra yerine geri bırakmayı kendisine hobi...
  • Joann Sfar’ın Serge’si…

    Fransız Joann Sfar, son dönemde dikkatle izlediğimiz çizgi romancılardan biriydi… Serge Gainsbourg’a olan sevgisi her eserinde biraz daha öne çıkıyordu… Bu yüzden Serge Gainsbourg’un hayatını filme aldığını duyduğumuzda şaşırmadık…...