Gillian Anderson: Thatcher Kompleks Bir Karakter

Anderson, Margaret Thatcher rolünü Collider'a anlattı...

Her ne kadar birçoğumuz onu hala The X Files dizisinden hatırladığımız Dana Scully rolüyle özdeşleştirse de, Gillian Anderson kariyerinin özellikle son 10 yılında rol aldığı diğer başarılı yapımlarla isminden söz ettirmeye devam ediyor.

The Fall, Hannibal, Sex Education gibi eleştirmenler tarafından tam not alan dizilerin ardından son olarak The Crown dizisinde rol alan deneyimli oyuncu, kariyerinin son yıllarını ve elbette son dönemin en çok konuşulan dizilerinden biri olan The Crown’daki Margaret Thatcher rolünü Collider’a anlattı…

Collider: Öncelikle röportaja hızlı ve eğlenceli birkaç soruyla başlayacağız. Şu an yayında olan hangi dizide konuk oyuncu olarak yer almak istersiniz?

Gillian Anderson: Dave.

Collider: The Crown oyuncularının bir mesajlaşma grubu var mı ve hala birbirinizle iletişim içerisinde misiniz? Eğer varsa, grubu mesaj yağmuruna tutan kişi kim?

Gillian Anderson: Evet hala aynı gruptan birbirimizle konuşuyoruz. Kimin çok fazla mesaj gönderdiğini bilemiyorum ancak içimizde en çok Emma Corrin’in mesaj gönderdiğini söyleyebilirim.

Collider: İçinizde en genç o. Çok da mantıksız değil o yüzden.

Gillian Anderson: Evet sanırım öyle.

Collider: Siz de uzun süre televizyon işlerinde çalıştınız ve böylesine sıradışı bir yapımın bir sezonunun bile zorluğunu biliyorsunuzdur. Peter Morgan bir değil tam dört sezondur bunu yapıyor. Şimdi de beş ve altıncı sezonlar üzerine çalışıyor. Sizce bu işi nasıl başarabiliyor?

Gillian Anderson: Bilemiyorum. Açıkçası onunla çalışan kimsenin de bildiğini zannetmiyorum. Bazen hiçbir şekilde devam edemeyeceğini ve başaramayacağını hissettiğini düşünüyorum. Ancak yine de her sabah masasına oturup birkaç saat geçirdikten sonra bu fikrinden vazgeçiyor. Onu devamlı devam etmeye teşvik eden inanılmaz bir araştırma ve çalışma ekibi var. Açıkçası bütün ekip birbirini teşvik ediyor ve ortaya 4 sezonda 10’ar bölümden harika bir iş çıkıyor.

Collider: Sizin rolünüze gelince, Margaret Thatcher’ı oynamadan önce onun hakkındaki düşünceleriniz nelerdi? Rolü oynadıktan sonra bu fikirleriniz değişti mi?

Gillian Anderson: Rolü oynamadan önce onun hakkında çok az fikrim vardı ve bu fikirlerim de diğer insanların düşüncelerinden oluşuyordu. Ancak oyunculuğun en güzel yanlarından biri de tarihi bir karakteri canlandırırken o kişi hakkındaki önyargılarınızı tamamen silip onu anlamaya çalışmanız. Kendinizi tamamen kaybetmeden o karakterin motivasyonlarına adamak çok önemli bir önemli bir şey. Tarihi karakterler hakkında bu tarz durumlar biraz tehlikeli olabiliyor çünkü çok güçlü his ve düşüncelere sahip olduğunuz zaman hislerinizi bir kenara bırakmakta zorlanabiliyorsunuz.

Ben de Margaret Thatcher hakkındaki bütün fikirlerim ve önyargılarımı bir kenara bıraktım. Rolü oynarken hislerimi karıştırdığımı düşünmüyorum. Ancak Thatcher çok kompleks bir karakter. Hatta dizinin de onu olduğundan biraz daha fazla kompleks bir karakter haline getirdiğini söyleyebilirim.

Collider: Bugüne dek birçok farklı dizide, farklı roller canlandırdınız. Ancak Margaret Thatcher özelinde, onun sesini ve onun vücut dilini canlandırmak sizin için zor muydu?

Gillian Anderson: Hayır, zorlandığımı söyleyemem. Kendinizi role adadığınız zaman bu tarz işlerde zorlanmazsınız. Ancak bazı sahnelere öncesini ve sonrasını bilmeden giriyor ve çıkıyorsunuz. Bu tarz sahneleri oynadıktan sonra dönüp baktığınızda, karakterin öyle bir durumda bu şekilde konuşmayacağını ya da davranmayacağını düşündüğünüz oluyor. Sahneleri anladıkça ve özümsedikçe birkaç kez tekrar çekme talebinde bulunduğumu söyleyebilirim.

Collider: Bir yapımın çekimlerine başlamadan önce kendinizi en çok ne zaman gergin hissedersiniz?

Gillian Anderson: Çekimlerin ilk günlerinden hiç hoşlanmıyorum. Her zaman çok gerginimdir ve hep kovulacağımı düşünürüm. Hatta bunun bazen sadece ilk gün değil, bütün bir ilk hafta sürdüğü bile olabiliyor.

Collider: Birçok oyuncu bana daha önce ellerinden gelse neredeyse her yapımda çekimlerin ilk 2 gününü tekrarlamak istediklerini söylemişti…

Gillian Anderson: Donald Sutherland de bana bir keresinde bütün yapımlarında ilk çektiği sahnenin senaryonun ortasından olduğunu söylemişti. Ancak sonra da çekimlerin en gergin olduğun zamanlarında, senaryonun ortasından başlamanın aslında iyi bir şey olduğunu çünkü ortasında seyirciyi kaybetsen de ilk çeyreğindeki oyunculuğunla onları zaten kazanmış olabileceğini söyledi. Açıkçası buna katılıyorum. Bir yandan da iyi bir şey.

Collider: Sex Education’ın pandemi dönemi kısıtlamalarındaki yeni sezon çekimleri nasıl gidiyor?

Gillian Anderson: Netflix sizin de bildiğiniz gibi yapımlarını oldukça önemsiyor ve bu konuda cepleri de derin. Yapım setleri için sıkı bir protokolleri var. Sex Education setinde de Netflix’in özel olarak kurduğu bir laboratuvarı var ve herkes haftada birçok kez özel testlerden geçiriliyor, setteki herkes belirlenen alanların dışına çıkmıyor. Neyse ki, bugüne kadar da testi pozitif çıkan ya da bir hastalık yaşayan kimse çıkmadı.

Collider: Netflix’teki birçok dizi 3. sezonun ardından sona eriyor. Sizce Sex Education 3. sezonun ardından sona mı erecek ya da devam edeceği konusunda bir görüşmeniz oldu mu?

Gillian Anderson: Bu konu hakkında görüştük ve insanların diziyi ne kadar beğendiği göz önüne alındığında da devam etmemesi için hiçbir sebep yok ancak tabi ki koşullar değişebiliyor. Hatta Netflix’te bazı şeylerin günlük değiştiğini bile söyleyebiliriz. Günün sonunda bu karar bize ait değil Netflix’in karar mekanizmasında olan kişilere bağlı.

Collider: Peki yeni sezon hakkında bize söyleyebileceğiniz bir şey var mı?

Gillian Anderson: Bildiğimiz gibi Jean bıraktığımız gibi, hala hamile. Ayrıca yeni sezonda Jean’in bu konuda Jakob ve Otis ile olan ilişkisini de izleyeceğiz.

kategori:
haber

ilgili