Godfather: Çekim Süreci ve Mafya Müdahaleleri

Tarihin en iyi mafya filmlerinden birinin çekim süreci de mafya müdahaleleriyle doluydu.

Godfather Part I 1972’de vizyona girdiğinde kaç kişi tahmin edebilirdi ki bu filmin ve iki yıl sonraki devam filminin sinema tarihinin en önemli filmlerinden ikisi olacağını. Geçtiğimiz ay 15 Mart günü ilk Godfather filminin vizyona girişinin 45.yılıydı. Bendeniz de siz okuyucularımıza filmin çekim sürecinde neler yaşandığını, oyuncuların filme nasıl zorla kabul ettirildiklerini ve daha birçok ilginç anektodu paylaşacağım.

Oyuncu Seçimleri

İtalyan yazar Mario Puzo, 1969 yılında The Godfather adlı romanını yazdığında yer yerinden oynadı Amerika’da. Bu etkiyi gören Paramount Pictures, Godfather’ın filme çekilmesini kararlaştırır ve uygun yönetmeni aramaya başlar. 1971 yılında henüz 32 yaşında olan genç Francis Ford Coppola’ya film teslim edilir. O dönemlerde Coppola’nın bu film için biçilmiş kaftan olduğu kimin aklına gelirdi ki… Coppola işi eline alır almaz baş karakter Vito Corleone için aklındaki ilk ismi anında yöneticilere bildirir : Marlon Brando

Ancak neredeyse tüm Paramount yöneticileri şiddetle Coppola’ya karşı çıktılar ve ona derhal başka bir başrol oyuncusu seçmesi için baskı yapmaya başladılar. Bunun da kendilerince bir nedeni vardı. Brando gerçekten de zamanının ve tüm zamanların en kaprisli oyuncularından biriydi ve setlerde yönetmenler ve oyuncularla yaşadıkları yöneticilerin gözünü korkutuyordu. Bir diğer neden ise Brando’nun dünya görüşü ve aktivistliğiydi. Marlon Brando kariyeri boyunca hep “Oyunculuktan nefret ediyorum, sadece para için yapıyorum” tarzı açıklamalar yapmış ve çoğu filminde de isyankar, devrimci karakterlere hayat vermişti.
Son olarak da yakın dostu, ünlü solcu siyasetçi Martin Luther King ile olan yakın dostluğu, cenazesine katılması ve o dönemlerde büyük bir kesim ırkçı örgütler ve topluluklar tarafından ‘zenci sevici Marlon’ tarzında kendisine karşı eylemler ve eleştiriler getirildi. Burada yapımcıların korkusu zamanın Amerika’sında tavan yapmış olan ırkçı kesimin filmi izlememe gibi bir protesto uygulamasından korkmalarıydı. Marlon Brando hadisesi dışında da sürekli sete Paramount tarafından Coppola’yı taciz amacıyla ikinci bir yönetmen gönderiliyor ve yaptıklarını kendilerine rapor etmesi isteniyordu.

Gelelim Al Pacino’ya. Günümüzde Robert De Niro ile birlikte yaşayan en büyük oyuncu olan Pacino, 1972 yılında hiç tanınmayan, alkolizmi yeni yenmiş genç ve hırslı bir Broadway oyuncusuydu. Ancak Coppola, Pacino’yu filmin en önemli karakterlerinden olan Michael Corleone için biçilmiş kaftan olarak görüyordu. Paramount yöneticileri ise Pacino’yu o dönemde “o cüce Pacino’mu?” diye anar olmuşlardı. 1971 yılında başrol oynadığı ilk film olan The Panic In Needle Park ise Coppola’nın Pacino’yu yöneticileri ikna etmesi için mükemmel bir referans olacaktı. Daha sonraları Coppola şöyle diyecekti :
“Al Pacino’nun Godfather’da rol almasını istedim fakat Paramount yöneticilerini ikna etmem için Panic in the Needle Park’ın çekilmesi gerekiyordu.”
Ve tabi ki filmin sonunda Pacino herkesi şaşırtacak ve inanılmaz kariyerinde basamakları tırmanmaya bu filmle başlayacaktı. Hatta ilk başta Michael karakterinin abisi Sonny için deneme çekimlerine katılmış ancak sonra Michael olmasında karar verilmiştir. Robert De Niro’da Sonny için deneme çekimlerine katılmış ancak o rolü de James Caan aldı.

Mafya Müdahaleleri ve Frank Sinatra’nın Gerçek Yüzü

Kitaptaki ve filmdeki five crime families (5 suç ailesi) tamamiyle gerçektir. Romanda ve filmde sadece isimleri değiştirilmiştir. Bunların gerçek isimleri ise şunlardır :
1.Genovese Suç Ailesi
2.Gambino Suç Ailesi
3.Luchesse Suç Ailesi
4.Bonanno Suç Ailesi
5.Columbo Suç Ailesi
Bunların arasındaki Columbo ailesi Godfather’ın çekildiği güzergahların kontrolünü elinde bulunduran mafya ailesidir. Ailenin lideri Joseph Columbo, sete ve yapımcıların evlerine defalarca zarflar içinde mermi kovanları gönderdi, bunlarla kalmamış set ekipmanlarını adamlarına çaldırıp yağmalattı. Ünlü Paramount yöneticisi Albert S. Ruddy’nin spor arabasının camının parçalanması ve arabanın içine tehditler bulunan notlar bırakılması bu olayların sıradan olmadığının adeta ispatıydı. Tüm bu olanlardan sonra Paramount, Columbo’nun adamları ile buluşmayı kabul etti ve orada kendilerini filmin çekilmesine engel olmamaları için şu cümleyi kullandı :
“Elbette ki filmde figuran oynatacağız.”

Paul Castellano, Gregory DePalma, Frank Sinatra, Frank Marson, “Baba” Carlo Gambino, “Jimmy the Weasel” Fratianno, Richard “Nerves” Fusco

Bu cümleden çıkarmamız gereken şey elbette ki şudur ; filmde gerçek mafya adamları figuran olarak kullanıldı. Hatta filmin önemli karakterlerinden Peter Clemenza’ya hayat veren tiyatro geçmişi olan oyuncu Richard S. Castellano, bizzat ünlü mafya babası Paul Castellano’nun yeğenidir. Casstellano daha sonra Gambino’ların reisi Carlo Gambino ile birlikte Joseph Columbo’nun vurulmasında rol alacak kişilerden biridir. Şimdi gelelim Frank Sinatra’ya. Sinatra dünyada artık neredeyse herkesin kabul ettiği gibi kariyerinde sadece muhteşem sesiyle yükselmemiş, mafyayla her zaman içli dışlı olmuştur. Hangi aile olduğuna bakmaan çoğunun toplu yemekler yediği lokantalarda konserler vermiştir.

Sinatra’nın filmin çekilmemesini istemesinin iki sebebi vardı. Birincisi filmde Vito Corleone’nin aktör ve şarkıcı olan vaftiz oğlu Johnny Fontane karakterinin tamamen kendisinden esinlenme oluşuydu, ikincisi ise Vito rolünü oynamak için Coppola’ya yalvarmasına rağmen ret almasıydı. Bu iki sebep Sinatra’nın filme adeta nefret kusmasını sağladı. Bizzat yazar Mario Puzo’yu bacaklarını kırdırmakla tehdit etti.

Filmde mafya savaşı başladığında piyano sekansı eşliğinde gördüğümüz cinayet görüntüleri tamamen gerçek mafya hesaplaşmalarının olay yeri görüntüleridir. Ayrıca meşhur restoran sahnesindeki çifte cinayet sahnesi Lucky Luciano ve Paul Castellano’nun anlaşıp Salvatore Maranzano ve Joe Massarie’yı öldürttükleri olaydan esinlenildi.

Bütün bunlardan çıkaracağımız sonuç ise The Godfather gerçekten hiç çekilemeyebilir ve hayatımızda olmayabilirdi. Çekildiği için Coppola’ya ve tüm ekibe teşekkürü borç bilmek de biz sinemaseverlerin boynumuzun borcu…

Kaynakça: Bilgilerin bir bölümü sinesor.com’un ilgili dosyasından alınsa da site kapalı olduğu için link veremiyoruz.

kategori:
sinema tarihinden

ilgili