Golden Globes’a Saatler Kala HFPA Skandalı Üzerine…

Sürpriz olmayan ama niyeyse Amerikalıları şaşırtan gelişmeler...

Golden Globes / Altın Küreler‘in dağıtılmasına saatler kaldı. Bu gece yarısı bembeyaz aday listesindeki şanslı kişiler kürelerine kavuşacaklar. Bu yazının konusuysa klasik “ödülü kim alır ya da kim almalı?” değil, bir süredir okyanus ötesinde konuşulan HFPA skandalı. Bilmeyenler, takip edemeyenler, kaçıranlar için neler olduğunu özetleyelim: Geçtiğimiz haftalarda HFPA kurumuyla (Altın Küreler’i dağıtan kurum) ilgili iki adet makale yayınlandı. İkisinde de HFPA kurumundaki trajikomik olaylar, kurumun çürümüşlüğü irdelendi.

Yazılara göre 78 yıldır ödül dağıtan HFPA 2002’den beri siyahi gazetecileri görmezden geliyor, kuruma bir siyahiyi bile dahil etmiyor. Bu durum Amerika’da şaşkınlıkla karşılandı ama HFPA’nın Küre adayları incelendiğinde ortada şaşıracak bir durumun olmadığı söylenebilir. Zira nasıl ki HFPA siyahi gazetecileri üye yapmıyorsa siyahi sinemacıları da aday göstermekten kaçınıyor. Bu demek değildir ki Kürelere hiçbir siyahi aday olmadı. Ama bu yıldan da görüleceği üzere HFPA bulduğu her fırsatı değerlendirip bembeyaz aday listeleri çıkarmaktan gocunmuyor. Dolayısıyla HFPA’nın 19 yıl boyunca siyahi gazetecileri görmezden gelmesi sürpriz değil. HFPA’yla ilgili ortaya çıkan tek skandal bu değildi. HFPA üyelerinin pahalı hediyeleri, davetleri kabul ettiği, bunun pek tabii aday listelerini etkilediği de ortaya çıktı. Misal Paramount geçen yıl Emily in Paris dizisini çektirirken 30’dan fazla üyeyi Paris’te geceliği 1500 dolar olan beş yıldızlı bir otelde iki gün boyunca ağırlamış. Sonuçta Emily in Paris ve başrolü Lily Collins komedi/müzikal dallarına aday gösterildi. HFPA’nın eleştirilere yönelik cevabıysa “125 dolardan pahalı hediyeleri kabul etmiyoruz”, “Davet varsa uçak biletlerini kendimiz karşılıyoruz” şeklinde olmuş. Komik… Öte yandan HFPA siyahi üyesinin olmadığı haberlerini de doğrulamış, bunu düzelteceğini söylemiş. Düzeltmesi için iki adet yazının yazılması gerekiyordu besbelli.

Emily in Paris

Skandallar bunlardan ibaret değil ne yazık ki. HFPA yıllardır 87 üyede kalmış, bu sayıyı hiçbir şekilde artırma ihtiyacı duymamış. Hatta iki üyesi aynı yıl vefat edince bile yeni üye almakla uğraşmak istememiş. Bir de HFPA yıllardır grubunu küçük tutmayı amaçlamış. Böylelikle daha fazla hediyeye, davete erişiyor. Öte yandan THR’nin yazısına göre Norveçli gazeteci Kjersti Flaa üye olmak için gereken tüm şartları sağlamasına rağmen üyeliği onaylanmayınca HFPA’yı dava etmiş yakın zamanda. Flaa’nın kabul edilmemesinin sebebiyse üyeler arasında İskandinavların olması, Flaa’nın kuruma dahil olmasıyla rekabetin artacak olması. Skandallar bununla da kalmıyor. En komik vaka şu: HFPA yabancı gazetecilerden oluşan bir kurum. Ama misal Hint bir üyenin Hindistan’ın yanı sıra Singapur’u da ya da Norveçlinin Danimarka’yı da temsil ettiği yazılmış. Bunun sebebi de üye sayısını az tutmak istemeleri olabilir. Yani Singapurlu bir gazeteciyi aralarına dahil etmek yerine “Aynı coğrafyadan zaten” (!) deyip Hint bir gazeteciye Singapur’u da temsil etme hakkı veriliyor.

Fakat Altın Küre ödül töreni 78 yıldır tertipleniyor, Oscar’dan önceki son duraklardan görülüyor ve tüm yıldızlar bu törene katılıyor olsa da ciddiye alınmaması gerektiğini her seferinde kanıtlıyor. Yılın en kötü filmlerinde Hollywood’un yıldız isimleri yer almış diye bu filmleri ve oyuncuları aday gösterdiği çok oldu –The Tourist‘i hatırlatalım-. Hatta şarkıcı SIA‘nın izleyenin yüzünü kızartan, izleyeni utandıran filmi (film demek zor gerçi) Music‘i iki dalda aday gösterebildi HFPA. Altın Küreler’in özellikle komedi/müzikal dallarında dalga geçilecek pek çok aday mevcut. THR’nin yazısında da belirtildiği üzere Altın Küreler için yıldız oyuncular her şeyden önemli. Törene ne kadar çok yıldız gelirse HFPA için o kadar iyi. Bu yıldızların filmleri kötü de olsa… HFPA kaliteyi de, sinemayı da hiçbir zaman umursamadı. Bir filmi film yapan kamera arkası ekiplerini (ses miksajını, ses kurgusunu, saç – makyaj ve set tasarımlarını, görüntü yönetmenliğini vs) es geçip ödülleri en iyi film – yönetmen – aktris – aktör – yardımcı aktris/aktör – orijinal/uyarlama senaryo ve müzikle sınırladı.

Görüleceği üzere Altın Küre adayları ve kazananları bu şekilde belirleniyor. Ne kadar çok hediye o kadar çok adaylık… Bu sürpriz mi, şaşırtıcı mı? Değil. Fakat işin olumlu tarafı daha önce HFPA’nın bunca skandalı pek dillendirilmiyordu. Bu arada Akademi’nin üyelerine pahalı hediyeleri yasakladığını belirtelim. Harvey Weinstein‘in pahalı hediyeler, davetler vs sayesinde Shakespeare in Love‘a en iyi film ödülünü getirtmesinden hemen sonra Akademi hediye kabulünü yasaklamıştı. HFPA’da ise yıl 2021 olsa da hediyesiz aday olunmuyor besbelli. O yüzden geceleyin dağıtılacak ödülleri çok da ciddiye almamakta yarar var.

kategori:
seçki

ilgili