Gunpowder: Robert Catesby’nin Ejderhasız Taht Oyunu

BBC'nin üç bölümden oluşan mini dizisi üzerine...

Kit Harington’ın başrolünü, yapımcılığını ve yaratıcılığını üstlendiği BBC dizisi Gunpowder‘ın tüm bölümleri (sadece üç bölüm) BBC’nin sitesinde yayınlandı. BBC dizinin ikinci ve üçüncü bölümlerini cumartesi günleri yayınlayacak, dizi [suikastın 412. yıl dönümü olan] 5 Kasım 2017’de sona erecek. Ronan Bennett’in kaleme aldığı, J Blakeson’ın yönettiği bu mini dizi tarihe Barut Komplosu adıyla giren, amacına ulaşamayan suikasta odaklanıyor. Dizi, İngiltere kralı James I’in Katoliklere zulmettiği, rahipleri ve onlara yardım edenleri katlettiği 1600’leri fon alıyor. Burada durup Kral James’i irdelemek gerek. James, Katolik bir anneden doğdu. Ama annesinin aksine Katolikliği benimsemedi, Kalvinist oldu. James tahta oturunca Katolikler rahata ereceklerini düşünmüşlerdi ama zulüm, James’le birlikte arttı. Kral, İspanya’yla anlaşmaya çalışırken teyzesinin, tanıdığı rahiplerin aşağılanarak öldürülmelerine tanık olan dindar Robert Catesby bu zulme dayanamayıp suikast planını harekete geçirdi.

Asker kökenli olan Catesby’nin planı, parlamentonun açılacağı 5 Kasım 1605’te parlamentonun altını barutla doldurup hem parlamentoyu, hem de orada olan kral, kraliçe, prens dahil herkesi havaya uçurmak, James’ten boşalacak koltuğa, daha doğrusu tahta Katoliklere işkence etmeyecek birisini oturtmaktı. Catesby’den daha popüler olan, adını çoğu kişinin bildiği, maskesinin en popüler maskeler arasında olduğu Guy Fawkes da (Tom Cullen) ona bu planında yardımcı olmuştu. Ama her şey plana uygun ilerlemedi ve suikast başarısız oldu. BBC’nin dizisi aslında on bölümde yayılabilecek olayları üç bölüme sığdırıyor. Catesby’nin yaşamı, Kral’ın Katolik düşmanlığı, suikastın planlanması gibi pek çok olay üç saate sığdırılmaya çalışılmış. Dizi keyifle izlense ve kısa sürede tüketilse de ortalamayı aşamıyor. Zira olayların derinleştirilmesine fırsat tanınmıyor.

Dizi sadece üç saatten ibaret olduğu için jenerikten hemen sonra suikast planına neden olacak olaylar anlatılıyor. Senarist Bennett olaylara hızla dalıyor. Aşka, aile ilişkilerine, karakterlerin suikast öncesi yaşamlarına vakit yok. Bu yüzden Catesby’i fazla tanıyamıyoruz. Senarist gene vakit ayırıp onun dindarlığına, oğluna iyi bir baba olamamasına, doğururken ölen eşine dair acısına az da olsa vakit ayırıyor ama ayrıntıya giremiyor. Keza Liv Tyler’ın hayat verdiği Anne de, Kral da, ünlü Fawkes da derinleşemiyor. Fawkes’ı az görüyoruz. Fakat süre az olsa da dizi aksiyonla, gerilimli sekanslarla doldurulmuyor. Bennett, Harington’ı ünlendiren Game of Thrones gibi diyaloglara odaklanıyor, dövüşler, aksiyonlu sahneler önplanda değil. Mesela ikinci bölümde son on dakikaya dek politik oyunlara, politikacıların ve krallıkların çıkarlarına değiniliyor. Gene Game of Thrones gibi Catesby’nin taht oyununa (James’i havaya uçurup yerine mülayim bir kral getirmek) değiniliyor ama bunu Game of Thrones kadar layıkıyla yapamıyor. Prodüksiyonun kalitesi de bütçeden ötürü Game of Thrones kadar değil.

Fakat iş işkencelere geldiğinde Gunpowder elini korkak alıştırmıyor. Bağırsakların çıkarılması, kolun koparılması, kafanın kesilmesi gibi türlü vahşi sahnelere yer vermekten kaçınılmıyor. Ki anlatılan dönem de (17. yüzyıl İngilteresi) dizidekinden daha vahşi bir dönemdi. Gene de bazı izleyiciler için ağır olabilir bu sahneler. Öte yandan yönetmenlik fena değil, fakat bazı sahneler iyi çekilememiş. Oyuncularsa kısa sahnelerinde ellerinden geleni yapıyorlar. Peter Mullan elini kalana bulamak istemeyen Rahip Grant rolünde fena değil. Tyler kuzen Anne rolünde kötü. Aktris rolünü duygusuz, az mimikle, kendisini vermeden, ezbere oynamış. Kanadalı aktör Cullen, Fawkes’ın hakkını veriyor az sahnesi olsa da. Harington’a gelirsem… Aktörün asıl adının Christopher Catesby Harington olduğunu belirtirsem dizinin aktör için niye önemli olduğu anlaşılır. Aktör dizinin yaratıcısı. Lakin onu Jon Snow’dan soyutlamak zor oluyor. Harington’ı izlerken Snow’u hatırlamak mümkün.

Gunpowder bazı gore/vahşi sekanslara rağmen kısa sürede izleniyor, zira sadece üç saatten oluşuyor. Lakin bu kısa süre nedeniyle olayları ve karakterleri derinlemesine işleyemiyor, olayların özetini sunmakla yetiniyor. Öte yandan İngiliz izleyicilerin yorumlarına göre dizide bazı tarihsel hatalar da mevcut. Daha büyük bütçe, daha fazla bölüm ve daha iyi bir yönetmenle daha kaliteli bir dizi ortaya çıkabilirdi. Şu haliyle hemen tüketilip unutulacak bir yapım Gunpowder.

kategori:
izlenim

ilgili