Hail Caesar!: Hollywood’un Ütüsüz Kirli Çamaşırları

Sinemanın en önemli olaylarından biri de, sinemanın altın çocukları diye tabir edilen yönetmenlerinin yeni filmlerinin görücüye çıktığı tarihlerdir. Sundance’in dahi çocukları olarak üst üste mükemmel filmlerle insanların favorisi haline...

Sinemanın en önemli olaylarından biri de, sinemanın altın çocukları diye tabir edilen yönetmenlerinin yeni filmlerinin görücüye çıktığı tarihlerdir. Sundance’in dahi çocukları olarak üst üste mükemmel filmlerle insanların favorisi haline gelen Coen Kardeşler yeni filmleri “Hail Caesar!” ile İstanbul Film Festivali kapsamında Galalar bölümünde seyircilerle buluşturuldu. Filmin vizyona girmeyeceği söylense de, umudunu yitirmeyenlerin bir süre daha bekleyeceğini söylemekte fayda var.

bakinizimg5

Filmin konusunu ise kısaca şöyle özetleyebiliriz. Eddie Mannix (Josh Brolin) bir Hollywood stüdyosunun yöneticisidir. Başını işlerinden kaldıramaz. Ancak aksiliklerin üst üste gelmesiyle beraber işler karışmaya başlar. Filmdeki prestij filmi “Hail Caesar!”ın başrol oyuncusu Baird Whitlock (George Clooney) kaçırılır. Stüdyonun bel bağladığı genç oyuncu Hobie Doyle (Alden Ehrenreich) yeteneksizliğiyle saç baş yoldurur. Sorunlar bir türlü bitmez. Peki Eddie Mannix bu işlerin üstesinden nasıl gelebilecektir?

Coen kardeşlerin yeni filmlerinde Hollywood’u kutsadığını söyleyebiliriz. Tabii eski stüdyo dönemlerini konu alan filmlerin aksine Coen’ler taşlama yapmayı tercih ediyorlar. Kendi usullerince stüdyo sisteminin, yönetmenlerin ve filmin çekildiği dönemin zekice bir parodisini gözler önüne seriyorlar. Üstelik bunu yaparken bir yandan kapitalizme, öteki yandan da komünizme laflarını hunharca çarpıyorlar.

Oyunculuk performanslarına bakıldığında özellikle dikkat çekici performansların varlığı insanı heyecanlandıran etkenlerin başında geliyor. Yıldızlarla dolu kadronun içinden öne çıkan performanslardan hangisinin daha çok destekleneceğini tahmin etmek gerçekten zor olsa da, filmin rüzgârı durulmazsa ödül sezonunda George Clooney, Scarlett Johansson, Ralph Fiennes, Alden Ehrenreich, Frances McDormand ve Josh Brolin’in isimlerini duymak sürpriz olmaz. Yaratılan karakterlerin hepsi tipik Coen karakterleri olduğunundan film içinde harika performansları görüp hoşunuza gitmemesi elde değil gibi gözüküyor.

Filmin en büyük kozlarından biri de usta görüntü yönetmeni Roger Deakins denilebilir. Bir kez daha onu Oscar peşinde koşarken göreceğimizi şimdiden söyleyebiliriz. Ek olarak sanat yönetimi ve dönemin ruhunu yansıtan prodüksiyon tasarımı çalışmaları oldukça görkemli ve tatmin edici bir şekilde filmde yerini almış.

hail-caesar - bakiniz 1

Peki her şey bu kadar iyiyken, filmin güç kaybetmesine neden olan nokta nedir? Buna en net cevabımız senaryo olabilir. Her ne kadar akıllıca diyalogları ve yazılan iyi sahneleri olsa da filmin kurgusal hikâyesi en zayıf halka olarak dikkat çekiyor. Bazı kısımlar savruk dururken, bazı kısımlar da kendi içlerinde iyi yazılmış metinden oluşuyor. Bütüne baktığımızda farklı noktaların öne çıkartılmaya çalışılmasından kaynaklı olarak az da olsa kopukluklar meydana geliyor. Yine de bu durum filme kendinizi kaptırdığınızda hissedilmiyor. Zaten Coen’lerin takdiri hak eden yönetmenlikleri de bu eksiği kapatmaya yetiyor.

Sonuç olarak Coen’lerin belki en iyi filmi değil ama seyir zevki vaat eden, kendine has mizahıyla, Coen karakterleri, iyi görüntü ve sanat çalışmaları ve iyi yönetmenliğiyle takdiri hak eden bir filmi karşımızda buluyoruz. Belki ileride filmin değeri daha da artacaktır. Ancak şu an elimizdekinin değerini bilmemiz gerekiyor. Eğlenceli bir film olarak seyircisini bekliyor. Coen hayranları kaçırmasın.

kategori:
izlenim

ilgili