Harvey: Donnie Darko’ya Esin Kaynağı Olan Film

James Stewart'lı film komedi türünde...

Desirée, My Man Godfrey, My Cousin Rachel gibi kaliteli filmler çeken Henry Koster 1949’da Mary Chase’in tiyatroda sahnelenen, Pulitzer ödüllü oyunu Harvey‘i sinemaya uyarlar. 1950’de gösterime giren film başroldeki James Stewart’a Oscar ve Altın Küre adaylıklarını (Oscarı ve küreyi Cyrano de Bergerac‘ın başrolü José Ferrer’e kaptırır), yardımcı roldeki Josephine Hull’a Oscar ve Altın Küre ödüllerini getirir. Günümüze dek defalarca kez sahnelenip her daim ilgiyle izlenen Harvey TV’ye de yedi kez uyarlandı. Wolfgang Spier 1985’te Almanya için, Fielder Cook 1972’de gene Stewart’ın başrolünde bir Amerikan kanalı için, Rolf von Sydow 1967’de ve Kurt Wilhelm 1970’te Batı Almanya için oyunu uyarladılar. IMDb’ye göre bu oyunu ülkemiz de es geçmeyip Caniko adıyla Ferhan Şensoy, Tolga Aşkıner, Selçuk Uluergüven, Nisa Serezli ve Perran Kutman’ın başrollerinde dizi formatında uyarlamış. Bu filmle ilgili Google’da pek bilgi olmadığını söylemeliyim.

Donnie Darko‘nun atası ya da öncülü diyebileceğimiz (gerçi iki film arasında sadece bir iki benzerliğin olduğunu belirtmek lazım) Harvey filminin merkezinde Stewart’ın oynamaktan hoşlandığı (yukarıda belirttiğim gibi rolü hem sinema filminde, hem de bu filmden 22 yıl sonra çekilen TV filminde oynamıştı) Elwood P. Dowd yer alıyor. Elwood iki metre boyunda hayali bir tavşanla (aslında tavşan olarak görünen sihirli bir varlıkla -mitolojide adı pooka olarak geçer-) arkadaşlığına devam eden garip birisi. Elwood’un ablası Veta, Elwood’un bu hayali tavşanla arkadaşlığı yüzünden hem aleme mahcup olmaktan, hem de yeğenine koca bulamamaktan bıkınca adamı hastaneye yatırmaya karar verir, olaylar gelişir. Koster başından sonuna dek eğlenceli bir filme imzasını atmış. Filmin mizahı, Koster’ın en bilinen filmi My Man Godfrey‘den az değil. Stewart’ın ve Hull’ın mükemmel performansları da seyir keyfini daha da artırıyor. Diyaloglarsa tam da o eski filmlerden bekleneceği üzere kaliteli. Müziklerinden oyunculuklarına, repliklerine dek pek çok şeyi oldukça iyi. Elwood karakteri de iyi yazılmış; karakterin nezaketinden, iyiliksever halinden etkilenmemek zor. Bu arada kimi eleştirilerde Elwood’un hayali bir tavşan görmesinin nedeni olarak alkolikliği gösterilir. Aslında filmde Elwood’u sarhoş olarak görmeyiz ama en çok takıldığın mekânın bir bar olması böyle bir çıkarım yapmaya olanak sağlıyor. Lakin senarist, Elwood’un hayali bir tavşan görme nedenini (alkolik yüzünden veya başka nedenden) açıkça dillendirmez.

Ama filmin göze batan bir durumu da yok değil. Filmde Harvey konusunda kimse kimseyi dinlemez. Mesela; doktor, Elwood’un değil ablasının hasta olduğunu düşünüp Elwood’tan ona gösterdiği muamele yüzünden özür dilerken Elwood doktoru hayali Harvey’le tanıştırmaya yeltenir ama tanıştırmaya çalıştığı her seferde sözü kesilir. Bu “söz kesme” filmde onlarca kez tekrar edilir. Bu sahnelerden birinde hemşire pooka’nın anlamına bakmak için sözlüğü açar, p harfine kadar gelir ama saatin geç olduğunu düşünüp sözlüğü kapatır. Fazlasıyla göze batan, kötü bir sahnedir. Bu tekrarların, pooka’nın anlamını sonraki sahnelere ertelemenin, söz kesmelerin nedeni çözüm bölümünü geciktirmek. Pek çok filmde, bizim dizilerimizde de buna tanık oluruz. Ne yazık ki kötü bir klişedir.

Film her ne kadar komedi türünde olsa da o klişe deyimle söylersek kalabalık içerisinde yalnız olan bireyin bu durumunu da iyi yansıtıyor. İşi insanları normalleştirmek, depresyonlarını atlatmalarına yardımcı olmak olan doktorun Harvey’i sahiplenmek istemesi üzerinden normallik ve yalnızlık üzerine düşündürtüyor film. Yukarıda belirttiğim tekrarlara ve söz kesmelere bu kadar sıkça yer vermesi dışında filmin pek sorunu yok. Baştan sona keyifle izleniyor.

kategori:
izlenim

ilgili