Hiroshima Mon Amour: Metaforlarla Yıkımı Yaşamak

Alan Resnais'in metaforlarla ördüğü klasiğe güncel bir bakış...

İnsanlığın en büyük yıkımlarından birisi, Hiroşima… 6 Ağustos 1945’de atılan atom bombasıyla şehrin yüzde 70’i yok oldu. Bu unutulmayacak yıkımlardan birisiydi. Fakat bazıları unutmaya veya sadece unutmuş gibi davranmaya çalışıyordu, tıpkı Hiroshima Mon Amour’daki karakterler gibi.

Hiroshima Mon Amour, iki insanın kısa süreli aşk öyküsünü anlatmak çok daha fazlasını yapıyor. Gördüğümüzün arkasında yatan pek çok mesaj mevcut filmde. Lui, ailesini Hiroşima’daki yıkımda kaybetmiş bir mimardır. Elle ise Nevers’de sevgilisini kaybetmiş bir oyuncudur. İkisinin yaşadığı yıkımlarla birlikte meslekleri de filmin ilerleyen dakikalarında anlam kazanıyor.

Filmin başlangıcında yer alan sevişme sekanslarında vücudun parça parça ve üzeri külle örtülmüş gibi gösteriliyor oluşu bu faciada ölen insanların bedenlerine çarpıcı bir gönderme oluyor. Aynı zamanda bu sevişme esnasında Hiroşima faciasına ait gerçek görüntüler de gösterilerek bunu destekliyor. Elle, olanların hepsini gördüğünü ve hissettiğini iddia ederken Lui inatla hiçbir şey görmediğini tekrarlıyor. Lui, olaydan çok uzakta ailesini kaybettiği için olay hakkında bir yaşanmışlık hissetmemekte olduğu için böyle söylüyor fakat Elle’nin geçmişte, Nevers’de neler yaşadığını o an bilmiyor. Elle, Nevers’de düşman cephesinden bir askerle aşk yaşayıp savaş sırasında kaybedince yaşadığı duygusal yıkım ve acıyı Hiroşima’da olanlarla özdeşleştirdiği için Hiroşima’da olan her şeyi görüp hissettiğini söylüyor.

Elle, Hiroshima’da kaldığı süre zarfında Lui’yi savaşta kaybettiği aşkı yerine koyuyor ve geçmişle şimdi arasındaki zaman algısı silikleşiyor. Adeta geçmişi şimdide yaşamaya başlıyor. Hiroshima onun için bir zaman tüneli haline geliyor. İşte bu arada filmdeki karakterlerin mesleklerinin de anlatmak istedikleri olduğu ortaya çıkıyor. Elle’nin geçmişte yaşadıkları olmamış gibi davranması, yani rol yapması oyunculuk mesleğiyle direkt bağlantılı iken, Lui’nin Elle ile olan yapıcı, geçmişi kabullenerek yeniyi inşa etme tadındaki konuşmaları ise mimarlık mesleğiyle doğrudan bağlantılı oluyor. İkisi arasında yaşanan aşk ise Hiroşima’nın insanlık üzerindeki yıkıcı etkisini gösteriyor. İnsanlığın bir kısmı bu yıkım olmamış gibi davranıp rol yaparken bir kısmı da kabullenip yıkımın üzerine yeniyi inşa etmeye, yaralarını iyileştirmeye çalışıyor. Yani karakterler arasındaki zıtlığın oluşturduğu tutkulu aşk bir yandan da insanlığın bir temsili oluyor. Film boyunca bu zıtlığın yakınlaşıp uzaklaşması da bir türlü tam olarak unutamamanın ve tam olarak iyileşememenin ta kendisi oluyor. Ayrıca film boyunca kesik kesik yakın plan eller gözüküyor, burada yine faciada ölen insan bedenlerine gönderme yapılıyor.

Elle, Lui ile tanışıp aşk yaşamaya başlayınca geçmişi, yani Nevers’de yaşadığı yıkımı tekrar hatırlamaya başlar böylece rol yapma yetisini kaybeder. Aynı şekilde Lui de Elle ile tanışıp aşk yaşamaya başlayınca karşısındaki kişinin içten parçalanmışlığını gördükçe yapıcı, inşa edici özelliğini kaybetmeye başlar. Birbirleri arasındaki zıtlıkla gelip giderler. Hiroshima Mon Amour bizlere gerçekte yaşanan, unutamaya çalıştığımız ve unutamadığımız bir insanlık dramını zekice işlenmiş metaforları kullanarak tutkulu bir aşk hikayesi ile anlatmaya çalışıyor ve bunu da başarıyor. Filmin sonunda Elle Nevers’in kendisi olurken, Lui de Hiroshima’nın kendisi oluyor. Hem onlar için hem de bizim için…

kategori:
izlenim

ilgili