bakınız

Evimiz Hollywood’da: House MD – 6. Sezon

| 6 Yorum

house-sezon-season-6.jpg

House sonunda geri döndü. 5. sezonun sonunda hayranlarını oldukça yaralayan bir biçimde akıl hastanesinin kapısından kırgın bakışını atan House, Broken isimli film ile yeni sezona merhaba dedi. Film diyoruz çünkü hem teknik açıdan, hem sürenin uzunluğundan, hem de hikaye kurgusu olarak vasatın bir hayli üzerinde bir Holywood yapımı ile karşı karşıya kaldık. Holywood filmi tanımlaması iyi yanları kadar bu yazının yazarı tarafından beğenilmeyen yanları da oldukça karşılayan bir sıfat olduğundan yazı bu kavramın etrafında dönecek.

Her bölümde ayrı bir vaka ile ilgilenmesine rağmen, birinci sezonun ortalarından beri ciddi bir hikayeyi de beraberinde takip eden dizimiz, bu yeni açılışı ile, kendisini tanımayanlara bile yabancılık hissettirmeyecek bir kurguya sahip. Lost türü dizilerin sıkı hikaye örgüsünün aksine House her bölümü tek tek izleme imkanı veren bir kırguya zaten sahipti, ancak son yayınlanan duble bölüm bu çıtayı bir hayli yükseltti. Tek başına bir film olan bu bölümü izlemeden önce forumlarda ve sözlüklerde spoiler olsun olmasın yüzlerce yorum okudum. Uzun araştırmalara gerek kalmadan görüleceğe üzere, dizi seyircisini eşit olmayan iki ayrı topluluğa ayırmış durumda. Kalabalık olan grup House’un insanîleşmesini (belki de Wilsonlaşmasını) gizliden gizliye 5 sezondur bekleyip, bu bölümle çölde vaha bulmuş bedevi gibi gözyaşları içinde kalanlardır -ki internet ortamında en çok yorum da bunlardan gelmiştir. Benim de dahil olduğum ikinci grup ise yıllardır bu “jerk” adamı zaten olduğu gibi sevmiş ve şimdiki halinden zerre hazzetmemiş kesimdir -ki bunlar yazmaya bile tenezzül etmemişler pek. Tarafımdan da anlaşılacağı üzere, yazımız altıncı sezonu seyredip de “bu neydi şimdi?” diyenlerin duygularına naçizane ses verecektir.

house-sezon6.jpg

İki toplam bölümden oluşan Broken episodunda sadece House karakterini seyremiş olmamıza rağmen, bildiğimiz House dizisi değildir. Hollywood’un tüm klişelerini içinde barındırır öncelikle -ki House dizisinin özgül klişelerinden bile düşük standartlardadır bu anlamda. Kutner’ın diziden ayrıldığı 5. sezon bölümünden beri dizide esmekte olan bu klişeler -House’u sürekli mutsuz, hatalı gösterme; etraftan acınması ve saire- yavaş yavaş tüm bünyeyi bu bölümde esir almıştır. İnadında ve isyanında sonuna kadar bağnaz olarak gösterilen bir hasta olarak bölüme başlayan House o kadar inadına rağmen -her nasılsa artık- vicodin bağımlılığından kurtulmuş olarak başlar. O kadar oyunbozan bir heriftir ki, 5 sezonda yenemediği, bilakis keyif aldığı narkotik bağımlılığını yenmiştir. Bu kısmın üstünkörü geçilmesi zaten başlı başına ofsayttı. Yoksunluk sendromu ve detoksifikasyon görüntüleri ile açılan görüntülerin arkaplanına Radiohead koymak da bir çok insanı sevindirmiştir ama konu nerededir? Nasıl oldu bu bağımlılıktan kurtulma sorusu bölüm boyunca havada kalmıştır. Fakat acar Greg’imiz “vicodinden kurtuldum, şimdi izninizle sizden de kurtulayım” diyerek ilk ayarı aldığı kısımda anlıyoruz ki, senaryo ekibinin asıl derdi narkotik bağımlılığı değil, House’un mantık bağımlılığından kurtulmasını göstermekmiş.

House’un hastaneden çıkarken tıp diplomasını da yanında götürebilmesini sağlamak için doktorunun tavsiye mektuna ihtiyaç duyduğunu öğrenmesi, haylazlık yapmaya başlamasına denk düşer. Siz beni iyileşmek için göndermiyorsunuz ama ben sizi beni göndermek zorunda bırakacağım mottosu ile doktorları hasta, hastaları daha beter eder. Bunlar sanki tipik House muziplikleriymiş gibi gözükse de, sanrılarla yaşayan hastanın bu durumundan çıkması için yapılan tedavileri, sırf uyuşturuyorlar diye eleştirir. Oysa ki geçen sezonlarda aynı çarpışmanın karşı tarafındadır. Doktorların özel hayatlarını kurcalamaya kalkar ama Wilson’dan yardım alamaz (bu parantez, House’u bir kez bile aramayan, sormayan, ziyaret etmeyen yakınlarına sitemlerimizle doludur). Hastaların hastalıklarını övmeye başlar, onları savunur. Hatta hastaneden kaçıp, özel güçleri olduğunu düşünen hasta ile lunaparkta zaman geçirir. Aynı dönemde hastalardan birinin yakını ile bir yakınlaşma yaşar ve nedenini Housevari bir şekilde hem kendinde hem de partnerinde arar, kurcalar.

Ta ki hastaneden kaçtığı gün, kendi ihmali gibi görünen bir durumda, yanında götürdüğü hasta kendini uçmak için katlı otoparktan aşağı atana kadar… o zamana değin House eski günlerinden skeçler sunar. Ancak düşen hasta ağır yaralanır, beraberinde House’un ruhu da. Önce kendisini taburcu edecek olan doktordan iyileşmek (!) için yardım ister. Ardından kendisine verilen antidepresanları kullanmaya başlar; hoşlandığı kadınla hoş bir ilişkiye adım atar. Doktoru ile arkadaş olur. Yani herhangi bir mutlu sonla biten Holywood filminde olan ne varsa hepsini yaşamaya başlar. İşin ilginç kısmı kendisini aşağı atan hastadan özür diler. Oda arkadaşına – ki House’a hem tapar hem de her düzenbazlığında başrolde gönüllü oynar, ayrıca oyuculuğunu tebrik etmemek olmaz – yaralı olduğunu ve kendi hayatına bakmasını söyleyecek kadar açılır. Evet House bildiğin yardım dilenir. Doktorundan, etrafından, her şeyden… küçük ayrıntılara takılır. Oda arkadaşı ile sene sonu müsameresinde oynar. Ve terkedilir… hem de ilişkiye girmeme nedeni olarak gösterdiği sonun içine düşerek olur bu. Doktorundan yardım ister. Oysa ki doktor ona olmasını istediği yere geldiğini söyleyerek tedavinin bittiği belirtir. Dostça sırtını sıvazlar. Wilson’ın getirdiği hastaneden pastası kesilip, kutlaması yapılıp, tek başına ayrılır. House artık normal biri olmuştur.

house-md-season-6-cast.jpg

Araştırdığım kadarı ile bu bölüm senaristleri, daha önceki ekiple aynı. Fakat House aynı House değil. 6. sezonunu açan bir dizi için 10 milyonlu izleyici rakamları (sadece Amerika’da) telaffuz edilmekte. Büyük bir reklam başarısı, pazar büyümesi ama House nerede? Mevcut gidişattan hoşlanmayalar, internet ortamlarında hoşnutsuzluklarını dile getirirken, daha naif olanları tüm bunların yine bir oyun gibi sonlanacağını bile dile getirmekte, hatta komple bir halüsilasyon olabileceği bile dile getirilmekte. Yıllarca dizi izleyemeyen, takip edemeyen beni bile internette karış karış forum gezdiren bu dizi açıkçası geldiği yer itibarı ile adını bile değiştirmelidir. Çünkü artık Hugh Laruie bir çeşit Wilson karakteri oynamaktadır ve bence Wilson MD de hatırı sayılır bir hayran kitlesi toplayacaktır. Ancak ben House’u dizide sıklıkla belirtildiği gibi, bir “jerk” olduğu için seyrediyordum, düzelebilme ihtimalini dahi sevemedim. Hakikati kovalarken insani jestlerin zavallılığına bir kez bile kahkasını esirgemeyen biri için, “ilişki kurmalısın” telkini abesle iştigaldir. Hele ki 5 sezondur kendisine yöneltilen tüm eleştirileri, neden yersiz olduklarına aptala anlatır gibi anlatan bir zeki bir karakterin, 2 bölümde aynı eleştirileri birer tanrı kelamı gibi kabullenip, üzerine gözyaşı dökebilmesi nedir bilemiyorum.

İkinci bölüm olan Epic Fail’de de farklı bir çizgiyi henüz hissettirememiş olan diziyi elbette izlemeye devam edeceğiz. Fakat bu çizgide devam ettiği sürece, eski bir sevgilinin fotoğrafından alınan hazdan ötesini vermeyecektir.