bakınız

House MD Yüz Bölümü Devirdi

| Yorum Yok

house-md-100-bolum.jpg

Son birkaç bölümdür durgun seyreden House MD, yüzüncü bölüm şerefine olsa gerek aradığımız yoğunlukta ve tempoda bir bölüm sundu bize. The Greater Good isimli, beşinci sezonun on dördüncü bölümü gerek repliklerdeki zekasıyla, gerekse dört-beş parçalı hikayesiyle House MD’nin takibe lâyık olduğunu bizlere bir kez daha kanıtlamış oldu. Biz de işbu yüzüncü bölümü kaleme alalım istedik.

Bölümün ismi ‘The Greater Good’, ingilizcede oldukça meşhur bir deyiş. Çıkış noktasını faydacılıktan (utilitarianizm) alan kavramla kastedilen daha büyük ya da daha önemli bir iyiliğe işaret etmesidir. Bu noktada kavramın göreliliği, daha küçük ya da daha az iyi olanı da işaret eder. Başarıya giden her yolun mübah olması gibi, bu kavramda da daha büyük iyilikler için küçük kötülüklerin yapılabilir olmasının altı çizilir. Fakat felsefi temelini bir yana bırakıp, gündelik kullanımından bahsedecek olursak; deyiş başkalarının iyiliği için, onların rızası ya da haberi olmadan hareket etmeyi ifade eder.

Dizi House olunca, kavram zaten yabancısı olmadığımız bir hal alıyor. Başta yüce karakter House olmak üzere, bu dizide 100 bölümdür bu tür uygulamaları pek çok kez görmüştük. Peki, ismini verecek kadar bölümü bu konuda özel yapan nedir? Hafızam beni yanıltmıyorsa House’da bu kavram ilk kez ameliyat masasına yatırılıyor: başkalarının iyiliği için onlar adına karar vermek!

Konuya dönelim ve kısa bir özet geçmeye çalışalım. İşbu bölümün hastası ünlü bir kanser araştırmacısı. Daha doğrusu araştırmacısıymış; şimdi ise sadece bir restoranın aşçılık kursuna gidiyor. Bundan yaklaşık sekiz ay önce rahminden iyi huylu bir tümör aldırmak için geçirdiği operasyon sırasında hayatına yeni bir yön vermesi gerektiğine karar veren Dana, aşçı olmak istediğini farketmiş. Tüm ekibin ve özellikle ekip haricinde Wilson’ın garipsediği bu durumdan Dana oldukça memnundur. Bölüm sürecinde Wilson, 13, Taub gibi arkadaşlarımız kendisiyle bu tartışmaya giriyor ve hemen hepsinin hayatında ufak yön değişikliklerine sebep oluyor bu diyaloglar.

Gelelim Cuddy vs. House ilişkisine. Cuddy hastaneye dönüşünü House’un başına bela gibi çökerek kutlamaya başlıyor: bastonunu saklıyor, asansörü kullanmasını engelliyor, kapısına bubi tuzakları kuruyor. Biz House’dan Cuddy’yi pişman etmesini  beklerken, o tüm bu tavırları ulvî bir sükûnetle karşılıyor. Tabii sonradan bu sükûnetinin amacını öğreniyoruz.

house-cuddy-s05e14.jpg

Bir önceki bölümde Foreman’ın House’a danıştığı bir konu vardı: plasebo süreci harika giden 13′ün üzerinde, testleri iyi giden gerçek bir ilacı denemeli mi yoksa denememeli mi? House da, sonuçları yüzde yüz olmayan bir ilacı, habersiz olarak 13′e vermesinin, Foreman’ın tüm kariyerini bitirebilecek bir hamle olduğunu söyleyip, bu deneyin saçma olacağını söylemişti. Foreman tam kapıdan çıkarken de eklemişti: “tabi aşıksan işler değişir; insan aşıkken saçma şeyler yapar.” Foreman’ın saçma kararı vermiş olduğunu bu bölümde öğreniyoruz. 13′ün görme yetisini yitirmesi ve beyninde bir tümörün oluşması ise, aynen benim de yazdığım gibi bir çırpıda gerçekleşiyor. Bu olayın hem tıbbi bağlamda, hem de kişisel ilişkiler bağlamında nasıl geliştiğini okumak keyifli olmayacağından diğer konulara geçelim.

Taub. Eşiyle yıllar önce çocuk yapmayacakları konusunda anlaşan Taub bu kararı biraz yoklamaya karar veriyor. Tabii bu diyalogda hastamız Dana’nın payı büyüktür. Eşi Taub’a yıllar önce vermiş olduğu kararı ve bu konuda uzlaştıklarını hatırlatınca Taub geri adım atıyor diyebiliriz. Diğer yanda Wilson’ın hastayla olan diyaloğu daha profesyonel başlasa da, atlatamadığı Amber konusunu gündeme getirir. Kutner ise bölümün garibanı ya da tam tersi sorunsuzu diyebiliriz. Her zamanki meraklı tavırlarıyla ortalıkta dolanmaktan başka pek bir olayı olmuyor kendisinin.

Tüm bunlar hikayeler olurken elbette hastanın durumunda pek çok gelgit yaşanır ve hastalık teşhisi konulması süreci yine keyifli bir şekilde ilerler. Ve her iyi House bölümü gibi, bu bölümde de House’un beylik laflarına tav oluruz. Bu bölümden birkaç alıntıyla yazımızı bitirmeden önce, 16 şubat akşamı 101. bölümü yayınlanacak olan dizinin, bir 100 bölüm daha aynı kalitede devam etmesini temenni ediyoruz.

House: Eğer seni seviyorsa, yapması gerektiğini Foreman’a ben söylemiştim.

13: O beni sevmiyor; sadece sevdiğini zannediyor.

House: İkisi de aynı şey zaten!

—-

House: Sadece bir şey istediğim zaman saldırırım. Şu anda istediğim tek şey işlerin normale dönmesi olduğu için ortalığı kızıştırmak beni amacımdan iyice uzaklaştırır. Yani bu savaşı kazanmanın tek yolu, savaşı kaybetmek.

—–

House: Herkes kendini mutlu eden şeyleri yapar. Hepiniz mutlu olduğunuz için buradasınız. Ya da elinizdeki en iyi seçenek bu olduğu için.

Taub: O zaman sen de burada mutlusun.

House: Çok mu belli oluyor?