bakınız

Hapishane Olmadan Hapishane

| Yorum Yok

il-y-a-longtemps-que-je-t-aime-film2.jpg

Türkçe dahil, kitapları otuza yakın dile çevrilen fransız yazar Philippe Claudel, ilk filmiyle epey sükse yaptı. Özellikle 2003 yılında basılan romanı Les Âmes grises (türkçeye Gri Ruhlar ismiyle çevrilmişti) ile dünya çapında tanınan yazar, en çok senaryoyu yazarken zorlandığını belirtmiş röportajında da.

Golden Globe’un yabancı dil adaylarından biri olan Il y a longtemps que je t’aime (I’ve Loved You So Long)  hakkında yazılmış bir tane kötü eleştiri olmadığını belirterek başlayalım. Özellikle, başrolde oynayan ingiliz  Kristin Scott Thomas‘ın, fransızca bir filme getirdiği yoruma hayran kalmayan yok. Thomas, bu rolüyle European Film Awards’da En İyi Kadın Oyuncu ödülünü zaten almıştı; şimdi de Golden Globe için yarışıyor.

Filmde Kristin Scott Thomas’ın canlandırdığı karakter, 15 yıl sonra hapisten çıkan Juliette Fontaine. Bu 15 sene sürecinde kız kardeşi evlenmiş; çoluk-çocuğa karışmış. İstemese de, kız kardeşinin hayatına müdahil olan Juliette’in film sürecinde yaşadığı problemler, aslında o ân’a ait değildir. 15 yıl önce işlediği cinayetin bedelini, hapishaneden çıktıktan sonra dahi ödüyordur. Eleştirmenlerin abartmadığına inanacak olursak, Il y a longtemps que je t’aime, hiçbir hapishane duvarı göstermeden hapishane duygusunu anlatan en iyi film olarak gösteriliyor.

[dailymotion k2dYyVCg9j6B1qKQoZ]

Filmle ilgili ufak tefek eleştirilerin en kayda değer olanları ise ikiye indirgenebilir sanırım. Birincisi filmin Suç ve Ceza’ya öykündüğü yönünde. İkincisi ise yönetmenin bazı sahnelerde korku filmi imajı yaratması.

Altın Küre’de aday olduğu iki dalda da iddialı olan filmin Türkiye’de gösterime girmesi hakkında bir bahis henüz yok. Fakat Yabancı Dilde En İyi Film ödülünü alırsa, sanırım bazı dağıtımcılar harekete geçecektir.