İngiliz Mizahının İncelikleri ve Cornetto Üçlemesi!

Konuk Yazar: Sezen Sayınalp

-Marketten bir şey istiyor musun?
-Cornetto

Dünyada keskin çizgilerle ayrılan bazı şeyler vardır. Onlar ki ya çok sevilir ya da nefret edilirler. Mesela müzikaller… Çok sevenine de rastlarsınız, nefret edenine de ama hiç kimse ‘eh severim biraz’ gibi bir tepki vermez. İşte bu keskin çizgilerle ayrılanlar arasında en çok adı geçen hiç kuşkusuz İngiliz mizahıdır. Anlaşılması zor olduğu için seveni az gibi şeyler söylemeyeceğim. En nihayetinde herkesin hoşlandığı mizah anlayışı kendine güzel… Ama İngiliz mizahından keyif almak için diğerlerine göre biraz daha çok çaba harcanması gerektiğini de söylemeden geçmeyeceğim. Alıntıların, göndermelerin, tarihi referansların en önemlisi de zıtlıkların ve abartının birlikte yoğrulduğu bir mizah anlayışından bahsediyoruz sonuçta… İşin aslı şu ki, belki de bu kadar farklı bileşenlerden meydana geldiği ve anlaşılmak için çaba sarf ettirdiği için, alınan keyif de diğerlerine göre çok daha fazla oluyor.
monty_python
İngiliz mizahının, edebiyatta da önemli bir yer tuttuğunu belirtmeden geçmek olmaz. Bu mizahın pek çok bileşenden meydana geldiğini söylemiştim. Edebiyatta da aynı şekilde zıtlıkların çatışmasıyla veya yalnızca güldürmeye yönelik olarak, mizahın farklı şekillerde ortaya çıktığını görebiliriz. Mizahın, İngiliz Edebiyatında gerçek ile ideal arasındaki zıtlıktan beslendiğini de söyleyebiliriz (Aytur Ü., 2005). Haliyle İngiltere’deki birçok mizah oluşumu da böylesine zengin bir edebiyattan etkilenerek gerçek ile ideal arasındaki zıtlığı mizahı işlerken kullanmış. Bununla beraber bolca ironi ve alaycı üslubun da bu mizahın karakteristik özelliklerinden olduğu da hepimizin malumu. Ne de olsa bu mizahın doğasında sarkastik yapının önemli bir yer tuttuğu herkes tarafından bilinen bir gerçek.

İngiliz mizahından bahsederken, söze Monty Phyton’la başlamazsak olmaz! O Monty Phyton ki, kendinden sonra gelen kaç topluluğa ilham vermiş, absürdizm ve mizah ilişkisine yeni bir boyut kazandırmış ve etkilerini hala yeni dönem yazarlarında, oyuncularında görebildiğimiz bir topluluk. Hicivi ustalıkla kullanan ve etkisi belli bir zamana sıkışıp kalmayan nadir ekiplerden (ki zaten o ekip apayrı bir yazı konusu). Aynı şekilde bu mizahı besleyip renklendiren ”müstehzi” mizahçılardan Stephen Fry, Hugh Laurie (A little bit of Fry and Laurie) Rowan Atkinson, Ricky Gervais, Steven Moffat ve adlarını yazamadığım daha bir çoğunu anmadan geçemem.
The-Cornetto-Trilogy
Gelelim bu yazının öznelerine… Yazının başında ipucunu verdiğim , dünyanın en muhteşem üçlülerinden olan ve İngiliz Mizahının tüm inceliklerini sonuna kadar kullanan Simon Pegg, Nick Frost ve Edgar Wright’ın defalarca izlememiz ve her defasında başka ayrıntıları yakalamamız için çektikleri ‘The Cornetto Triology’ yani Cornetto Üçlemesi. Daha önce hayran sitelerinde, bu üçlemeyle ilgili bilinmesi gerekenler diye de bahsedilmiş olan “Cornetto’nun filmlerle nasıl bir alakası var?” sorusunu cevaplayarak başlayayım. İngiltere’de Cornetto’lar yoğunluklu olarak üç farklı renkte üretiliyorlar. Kırmızı, mavi ve yeşil renklerdeki bu dondurmalara bizler sadece yiyecek gözüyle bakabiliriz elbet ama kafası bambaşka şekillerde çalışan bu ekip öyle bakmamış olacak ki üçünü de farklı sinema türleriyle eşleştirmiş. Anlatacağım ilk film olan (üçlemenin de ilk filmi), Shaun of the Dead, konusunu kırmızı renkli Cornetto’dan alıyor. Kırmızının kanla çağrıştığını düşünürsek bol kanlı bir zombi filmi bizi bekliyor Shaun of the Dead’de. İkinci film Hot Fuzz ise kendine maviyi seçiyor. İngiltere’nin küçük ama garip bir kasabasındaki bir polis teşkilatıyla ilgili olduğundan polis üniformalarının vazgeçilmezi olan mavi renk, bu filmin çıkış noktası oluyor. Son film The World’s End ise, adından da anlaşılacağı gibi bilim kurgu taşlaması tadında bir konuyu ele aldığı için yeşil Cornetto onun çıkış noktası oluyor.

Üçlemenin çıkış noktasıyla alakalı bilgiyi verdiğime göre artık Shaun of the Dead’e geçebiliriz. Böylelikle yazının başındaki diyaloğa dönüyoruz. Yani üçlemenin başladığı filme…

Kaynakça
Aytür Ü. (2005). Humour and Satire in English Literature. Çankaya Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi, Journal of Arts and Sciences Sayı: 3

kategori:
izlenim

ilgili