Into The Storm: Bir Fırtına Pornosu

Haktan Kaan İçel, Into the Storm'un aksayan yönlerini değerlendirdi....

Hollywood gün geçtikçe klişelere düştükçe, yeni birileri çıkıp Hollywood için yan tür yaratmayı başarıyor. 2000’lerin son çeyreğinde hortlamaya başlayan buluntu filmler furyası durmak tükenmek bilmeden, olağanca hızıyla üretilmeye devam ediyor. Tabii bu yöntem Hollywood’un açıkçası işine geliyor. Çünkü marka isimlere dünyanın parasını döküp gişe elde etmektense, isimsiz oyuncuların oynadığı, mümkün olduğunca handycam’lere yakın görüntü veren kameralarla yapılan filmlere yapılan efektlere para ödemeyi daha makul görüyorlar. Üstelik bu yöntem izleyicilerin de hoşuna gidiyor. Gerçek hayattan kopmuş izlenimi veren bu tip filmler, insanların filmi içselleştirmelerine yardımcı oluyor. 2

Into the Storm da bu tip bir kırma film denilebilir. Film yer yer buluntu film gibi ilerlese de, bazı noktalarda kurmaca belgesel’e de evrilebiliyor. Ancak sıkıntı da tam da burada, tam olarak kendi türünü bulamıyor. Bunun apaçık nedeni ise çekim aşamasında karar verilemeyen tarzı denilebilir. Film öyle toplama bir yapı içinde ki, günümüzün her şeyi tüketmeyi  bir görev haline getiren insan türü için sunulmuş bir iş denilebilir. Bir yandan belgesel çekiliyormuş havasında, bir yandan amatör kameralarla hikayesini devam ettiriyor. Bir yandan youtube çılgınlarının ortaya çıkardığı GoPro temelli videolardan sunuyor. Televizyon haberleriyle de kurduğu görsel dünyayı tamamladığını düşünüyor. Buraya kadar her şey tamam. Sözde her şeyi anlatmak için etraftaki her tür materyalden yararlandık ve böylece buluntu film esprisinden çizgi dışına çıkmadık diyorlar. Ancak bildiğin sinema kamerasıyla çekilen hiç kimseye ait olmayan kamera açıları için ne denebilir? Tanrı bakış açısı mı? Yani bu görüntüler gökten zembille mi indi? Bildiğiniz tamamlanamayan ara kısımlarda da normal görüntülerle film, klasik kurmaca film türüne geçiş sağlıyor. Bu yüzden de buluntu filmlerde yakalanan gerçekçi hisler ortadan kalkıyor.3

Buna ek olarak oyuncu tercihlerinde de bu türe ters noktalar var. Bunlardan en büyük handikaplardan biri “Walking Dead” dizisinin hayranlarının ezbere bildiği kadın oyuncu Sarah Wayne Callies ve irili ufaklı yapımlarda zaman zaman karşımıza çıkan oyuncu Richard Armitage zaten projenin başlı başına kötü planlandığını bizlere apaçık belli ediyor. Bu tip bilinen oyuncuların yerine bilinmedik isimler daha gerçekçi olmasını sağlayabilirdi. Bunun dışında diğer oyuncuların performanslarını da dikkate aldığımızda yer yer inanadırıcı, bazı kısımlarında ise olabildiğince bizi kamera çekiyor ona göre davranalım tavrı nedeniyle çok arada kalmış oyunculuk performansları bizleri bekliyor filmin içinde.1

Hortum, yıldırım ve fırtınanın oluşturduğu efekt bombardımanının gişede yapımcıları yeterince memnun edebileceği düşünülebilir… 50 milyon dolarlık bütçesine rağmen, ABD’de ilk hafta gişesi 18 milyonda kaldı. Muhtemelen yatırdığı parayı geri toplayacaktır. Planlanan başarının bu kadar kolay geleceğini keşke söylemeselerdi yapımcılara.

Filmin çok iyi bir kötü film olduğu da söylenebilir. Bunun temel nedeni ise basit: Sıfır hikaye, bolca heyecan ve görsel efekt… Into the Storm, bu yönüyle “biz efektleri yapalım, oradan buradan görüntü de çekeriz, al sana film” mantığında çekildiğinden hikaye bakımından sınıfta kalırken, insanlara anlık heyecanlar yaşatmayı hedefliyor. Popcorn filmi diye tabir edebileceğimiz bu filmin konulu versiyonunu yıllar önce çekilen Twister (1996)’da görebilirsiniz. O film de çok iyi eleştiriler almamıştı ama en azından bir hikayesi vardı.4

Günümüz tüketim çılgınlığı, internetin verdiği gücü düşündüğümüzde bu film de uzun metraj bir youtube videosu olarak adlandırılabilir. Tabii bu açıdan bu filmi parayla izleyeceğinizden, youtube’a göre can sıkıcı olabilir.

Sonuç olarak verdiği heyecan, yer yer iyi efektleriyle çok fazla beklenti içine girilmeden izlenirse filmden keyif alabilirsiniz. Özellikle felaket filmlerini sevenler göz atsın derim. Ancak ben sinema eseri izlemek istiyorum diyorsanız, bu film aradığınız özellikleri karşılamıyor. Hatta fırtına çılgınlığını üst seviyeye taşıyarak bir nevi fırtına pornosu olarak vuku buluyor.

kategori:
haberizlenim

ilgili